Mültecilerin insana yakışır işlere erişimi
Ulusal Üçlü Danışma Toplantısı Suriye'deki gelişmelerin Türkiye işgücü piyasası üzerindeki etkilerini ele aldı
ILO Türkiye Ofisi, Ankara'da düzenlenen Ulusal Üçlü İstişare toplantısında, Türkiye’deki Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin (GKAS) ekonomik ve işgücü piyasasına etkilerini araştırmak ve herkes için insana yakışır işleri teşvik etmek amacıyla hükümet, işveren ve çalışan örgütlerini bir araya getirdi.
27 Mayıs 2025
Ankara (ILO Haber) - Hükümet yetkilileri, işveren ve çalışan örgütleri temsilcileri 13 Mayıs 2025 tarihinde Ankara'da “Suriye'deki Gelişmeler ve Türkiye’deki İşgücü Piyasası Üzerindeki Etkileri” konulu Ulusal Üçlü Danışma Toplantısı için bir araya geldi. Etkinlik, Aralık 2024'ten bu yana Suriye'de yaşanan gelişmelerin potansiyel sosyo-ekonomik etkilerini ve Türkiye'nin işgücü piyasası üzerindeki etkilerini değerlendirmek üzere ILO üçlü bileşenlerini ve kilit paydaşları bir araya getirdi.
Türkiye 2.8 milyondan fazla Geçici Koruma Altındaki Suriyeliye ev sahipliği yapiyor. Toplantıda, Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşlerinin tetikleyebileceği potansiyel ekonomik ve işgücü piyasası değişimlerini karşılamak için koordineli ve kapsayıcı yaklaşımların aciliyetinin altını çizildi. Ayrıca gönüllü geri dönüşlere yönelik desteğin Türkiye'de sosyal uyum ve ekonomik istikrarın devamını sağlamaya yönelik çabalarla dengelenmesinin gerekliliği vurgulandı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Hassan, geri dönüşün de bir parçası olduğu mültecilere yönelik politikaların insani, hukuki ve ekonomik olmak üzere üç tür değerlendirmeyi gerektirdiğini vurguladı. Geri dönüş ihtimali olsa bile, “Mültecilerin bulundukları yerde hala desteğe ihtiyaçları var. Ev sahibi ülkelerde korunmaya ve gereksiz baskılar olmaksızın evlerine dönüp dönmeme konusunda bilinçli kararlar vermek için zamana ihtiyaç duymaya devam edecekler” diyen Hassan, ILO'nun Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerle ilgili işgücü piyasası zorluklarının ele alınması için Türkiye'ye desteğini sürdürme taahhüdünü bir kez daha teyit etti.
ILO Türkiye Ofisi, 2011 yılında Suriye krizinin patlak vermesinden bu yana, GKAS ve ev sahibi topluluklar da dâhil olmak üzere tüm hassas grupların çalışma hakkını ve çalışma yaşamındaki haklarını korumak için hükümet, işveren ve çalışan örgütlerinin yanı sıra belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla da yakın işbirliği içinde çalışıyor. ILO, bir dizi program aracılığıyla - ev sahibi topluluklardaki Türk vatandaşları, GKAS ve diğer hassas nüfus dahil olmak üzere- 75 binden fazla kişinin insana yakışır istihdam fırsatlarına erişmesine destek oldu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürü Ali Aybey konuşmasında, Türkiye'nin Suriyeliler de dahil olmak üzere kapsayıcı işgücü politikalarına yönelik uzun süredir devam eden taahhüdünü vurgulayarak, hükümetin Suriyelilere eğitimden sağlığa, istihdamdan sosyal yardımlara kadar birçok alanda ayrımcılık yapılmaksızın kapsamlı hizmetler sunulması, işgücü piyasasına erişimlerinin ve insana yakışır işlerde istihdam edilmelerinin sağlanması için gösterdiği çabalara değindi. Suriye'de son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerle birlikte, ülkelerine dönmek isteyen Suriyelilerin güvenli, onurlu ve gönüllü geri dönüşlerini desteklemek için gerekli tedbirlerin alındığını ve bu tür hareketlerin Türk işgücü piyasası üzerindeki etkilerinin incelendiğini yineledi. “Suriyelilerin ülkelerine dönmelerinin Türkiye üzerindeki etkilerini bilimsel olarak analiz ediyoruz. Sosyal diyalog bu süreci yönetmek için en değerli araçlardan biridir” dedi.
ILO'nun sosyal tarafları da Suriye'deki olayların Türkiye'deki iş piyasasını nasıl etkilediğine ilişkin görüşlerini paylaştı. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsilcisi, kayıt dışılıkla mücadelede etkin çabaların önemini vurguladı ve işgücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda politika önerilerinde bulundu. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) temsilcisi, mevcut değişimin demografik bir sorun olmanın ötesinde sosyal birliği, ekonomik sistemleri ve bölgesel istikrarı etkilediğini ve böylesine önemli bir dönemde yerel yönetimler, sivil toplum ve belediyeler de dâhil olmak üzere tüm kilit paydaşların herkes için insana yakışır iş koşullarının sağlanması için ortak bir çaba göstermesinin elzem olduğunu vurguladı.
HAK-İŞ Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, Türkiye'nin yıllardır GKASlere kucak açmasının önemini vurgulayarak, “Sendikalar olarak Suriyeliler için insan haklarını ve eşit çalışma koşullarını destekliyoruz. Onların sendikalı olmalarını, korunmalarını ve sistemin dışında değil, bir parçası olmalarını istiyoruz” dedi.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, Suriyeli işçilerin sendikalaşma oranının düşüklüğünü ve işgücü piyasasında karşılaştıkları zorlukları hatırlatırken, sendikalaşmanın işçi haklarını kullanmada sağladığı faydaların altını çizdi.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) temsilcisi, Suriyelilerin yüksek kayıt dışılık nedeniyle işyerlerinde karşılaştıkları zorluklara değinerek, insana yakışır iş ve kayıtlı istihdamın bir ideal değil somut bir hedef olarak öneminin altını çizdi.
Politika koordinasyonunu güçlendirmek için ortak taahhüt
Suriye’ye geri dönen Suriyeli mültecilerden gelen geri bildirimlere dayanan bir genel bakış sunan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Türkiye Temsilcisi Angela Li Rosi geri dönüşün sabit bir kavram olmadığını ifade etti. Rosi, bunun çoğunlukla Suriye'deki durumla ilgili farklı hususlardan etkilenen kademeli bir süreç olduğunu ve ev sahibi ülkelerdeki mültecilere ilişkin sosyo-ekonomik verilerin, ulusal bağlamlarda onları etkili bir şekilde destekleyen hedefli programların tasarlanması için kritik önem taşıdığını vurguladı. ILO Türkiye Ofisi Proje Yöneticisi Frida Khan ise, ILO'nun bölgedeki çalışmalarına dayanarak mültecilerin ev sahibi ülkenin işgücü piyasalarına entegrasyonuna ilişkin iyi uygulamaları paylaştı. “Sadece gönüllü, güvenli ve onurlu değil, aynı zamanda başarılı ve sürdürülebilir” geri dönüş programları tasarlamak için nasıl dersler alınabileceğini açıkladı.
İstişare toplantısı, politika koordinasyonunun güçlendirilmesi ve Suriye'de ve ev sahibi ülkelerde sosyal ve ekonomik kalkınma ile işgücü piyasası esnekliğini dengeleyen sürdürülebilir çözümlerin araştırılması için yenilenmiş bir taahhüde duyulan ihtiyaçla sonuçlandı.
Çalıştayda konuşulan konular yakında düzenlenecek olan Bölgesel Üçlü Danışma Çalıştayı'nda yapılması planlanan tartışmalar için de bir temel oluşturdu. Bunlar arasında ise başarılı ve gönüllü geri dönüşün desteklenmesine yönelik bölgesel yaklaşımlar, geri dönüşün bölgedeki işgücü piyasaları üzerindeki etkileri ve ev sahibi ülkelerdeki işgücü piyasası entegrasyonu ile sosyal uyuma ilişkin en iyi uygulamalar konuları öne çıkıyor.