Syrian man standing next to a machine in a carpentry workshop

Küresel istihdam tahminlerine göre artan belirsizlikler nedeniyle 2025’te 7 milyon daha az iş öngörülüyor

ILO’nun Dünya İstihdam ve Sosyal Görünüm raporunun en son güncellemesinde, jeopolitik gerilimler ve ticaretteki aksamalar, ekonomik görünümdeki zayıflamanın başlıca nedenleri olarak gösteriliyor ve bu durum istihdam büyümesinde yavaşlamaya yol açıyor.

28 Mayıs 2025

Syrian man working in the field of furniture in Turkey © Fatma Cankara / ILO

CENEVRE (ILO Haber) – Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 2025 yılına ilişkin küresel istihdam tahminini revize ederek, daha önce öngörülen 60 milyonluk istihdam artışı yerine 53 milyon yeni iş yaratılacağını öngördü. Bu, küresel istihdam büyümesinin bu yıl için yüzde 1,7’den yüzde 1,5’e düşeceği anlamına geliyor. Yaklaşık 7 milyon daha az yeni işe karşılık gelen bu düşüş, küresel ekonomik büyümenin önceki %3,2 tahmininden %2,8’e revize edilmesinden kaynaklanıyor.

ILO’nun yeni Dünya İstihdam ve Sosyal Görünüm (WESO) Güncellemesi, kısa süre önce yayınlanan IMF’nin 2025 Nisan Dünya Ekonomik Görünüm raporundaki ekonomik büyüme tahminlerine dayanıyor.

ILO ayrıca, 71 ülkedeki yaklaşık 84 milyon işin doğrudan veya dolaylı olarak ABD tüketici talebine bağlı olduğunu öngörüyor. Bu işler ve bu işlerden sağlanan gelir ticaret alanında artan gerilimler nedeniyle giderek daha fazla tehdit altında bulunuyor. Bu işlerin büyük bölümü yani 56 milyonu, Asya-Pasifik bölgesinde yoğunlaşıyor. Bununla beraber, işlerin ABD talebine en çok bağlı olduğu ülkeler olan Kanada ve Meksika’da etkinebilecek işler toplam istihdamın yüzde 17,1’ine denk geliyor. ILO Genel Direktörü Gilbert F. Houngbo: “Küresel ekonominin beklediğimizden daha yavaş büyüdüğünü biliyoruz. Raporumuz şimdi bize şunu söylüyor: Eğer jeopolitik gerilimler ve ticaretteki aksamalar devam ederse ve çalışma hayatını yeniden şekillendiren temel sorunlara çözüm getirmezsek, bu durum dünya genelindeki iş gücü piyasaları üzerinde olumsuz çarpan etkileri yaratması kesinlikle kaçınılmaz olacaktır.”

Bir fark yaratabiliriz ve bunu sosyal korumayı güçlendirerek, beceri geliştirmeye yatırım yaparak, sosyal diyaloğu teşvik ederek ve teknolojik değişimin herkese fayda sağlaması için kapsayıcı işgücü piyasaları oluşturarak yapabiliriz.

Gilbert F. Houngbo, ILO Genel Direktörü

Rapor aynı zamanda gelir dağılımında endişe verici eğilimlere de dikkat çekiyor. Emek geliri payı, yani çalışanların GSYH içerisinden aldığı pay oranı, 2014’te %53,0 iken, 2024’te %52,4’e geriledi. En büyük düşüş Afrika ve Amerika kıtalarında yaşandı. Bu oran sabit kalsaydı, küresel işgücü geliri 2024’te 1 trilyon ABD doları daha fazla olacaktı ki bu da kişi başına sabit alım gücüyle 290 dolar daha fazla gelir anlamına geliyor. Gelirin çalışanlara giden payındaki bu erozyon, eşitsizlik üzerinde yukarı yönlü baskı yaratıyor ve ekonomik büyüme ile işçi ücretleri arasındaki kopukluğu gözler önüne seriyor.

Raporda ayrıca istihdamın daha çok yüksek beceri gerektiren işlere kaydığı vurgulanıyor. Bu eğilimde kadınlar başı çekiyor. 2013–2023 yılları arasında yüksek beceri gerektiren işlerde çalışan kadın oranı %21,2’den %23,2’ye yükselirken, erkekler için bu oran 2023’te yaklaşık %18’de kaldı. Ancak meslek temelli ayrımcılık sürüyor; kadınlar inşaat gibi sektörlerde düşük oranda temsil edilirken, büro ve bakım hizmetlerinde daha yüksek oranlarda temsil ediliyorlar.

Dünya genelinde eğitim seviyesi artsa da, işgücü piyasası hala alınan eğitim ile çalışılan iş arasındaki ciddi düzeydeki uyumsuzluklarla karşı karşıya. 2022 itibarıyla çalışanların sadece %47,7’si, işlerinin gerektirdiği düzeyde eğitime sahipti. Eğitim düzeyi yapılan işe göre düşük olan çalışanların oranı son on yılda %37,9’dan %33,4’e gerilese de, beklenenin üzerinde eğitimli çalışanların oranı %15,5’ten %18,9’a yükseldi.

Rapor, yeni teknolojilerin çalışma hayatı üzerindeki etkilerini de ele alıyor. Bulgulara göre, her dört çalışandan biri, işlerinin üretken yapay zeka tarafından dönüştürülme potansiyeline sahip. Orta düzey beceri gerektiren işlerin daha büyük bir kısmı bu dönüşüme açıkken, yüksek beceri gerektiren işlerin daha büyük bir oranı yapay zeka tarafından yüksek düzeyde etkilenebilir durumda; yani bu işlerdeki mevcut görevlerin AI aracılığıyla otomasyona geçmesi mümkün olabilir.

ILO Genel Direktörü raporun sonunda şöyle diyor:

“İstihdam manzarasına dair bu bulgular düşündürücü olsa da, aynı zamanda insana yakışır işlerin oluşturulması için bir yol haritası işlevi görebilir. Fark yaratabiliriz; sosyal korumayı güçlendirerek, beceri geliştirmeye yatırım yaparak, sosyal diyaloğu teşvik ederek ve kapsayıcı işgücü piyasaları inşa ederek. Bunu yaparken de aceleci, kararlı ve dayanışma içinde olmalıyız.”

İlgili İçerik

Dünyada İstihdam ve Sosyal Görünüm: Mayıs 2025 Güncellemesi
Cover World Employment and Social Outlook: May 2025 Update

Öne Çıkan Rapor

Dünyada İstihdam ve Sosyal Görünüm: Mayıs 2025 Güncellemesi