COVID-19: İşletmeler, işler ve gelirleri desteklemek

ILO, COVID-19 ortamında işe sağlıklı ve güvenli dönüş rehberi yayınladı

İşe dönüş politikaları, hakları ve Uluslararası Çalışma Standartlarını ekonomik, sosyal ve çevre politikalarının merkezine koyan ve politika rehberliğinin ulusal iş sağlığı ve güvenliği sistemlerine yerleştiren insan odaklı yaklaşım tarafından yönlendirilmelidir.

Basın açıklaması | 22 Mayıs 2020 Cuma
A. Lallican H. Lucas/AFP
CENEVRE (ILO Haber) – Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), COVID-19 küresel salgını ortamında, güvenli ve etkili işe dönüş koşulları yaratmak için iki rehber yayınladı.

Rehberlik Notu’na göre, işe dönüş politikaları, insan haklarını ekonomik, sosyal ve çevre politikalarının merkezine koyan insan odaklı yaklaşım tarafından yönlendirilmeli. Hükümetler, işçi ve işveren örgütlerini bir araya getiren sosyal diyalog, işe güvenli dönüş için ihtiyaç duyulan etkili politikalar ve güveni yaratmak açısından kritik önem taşıyor.

Rehberlik Notu, güvenli işe dönüş oluşturulması için normatif çerçeve sağlayan ILO ihtisas rehberlik dokümanları ve Uluslararası Çalışma Standartlarından yararlanarak hazırlandı. Doküman, politika rehberliğinin ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) sistemlerine yerleştirilmesi gerektiğini vurguluyor, çünkü anılan sistemler, güvenli çalışma ortamının temelini teşkil ediyor. Rehber, idare, kurumlar, kanun ve düzenlemeler, iş teftişi, bilgi toplama ve diğer alanlarda ülke çapında sürekli iyileştirme kültürüne katkıda bulunabilir.

İşe dönebilmek için, çalışanların gereksiz risklere maruz kalmayacaklarından emin olması gerekir… İşletmeler ve ekonomilerin bir an önce tekrar faaliyete geçebilmesine yardım etmek için, çalışanlar bu yeni önlemler konusunda işbirliği yapmalı."

Deborah Greenfield, Politikalardan Sorumlu ILO Genel Direktör Yardımcısı
Çalışanlar, hem COVID-19’dan doğrudan kaynaklanan risklere hem de dolaylı risklere karşı işyerlerinde kendilerini güvende hissetmeli. Rehber, dolaylı risklere örnek olarak psikolojik sorunlar, fiziksel olarak uygunsuz pozisyonlarda çalışmaktan doğan ergonomik riskler, evden çalışırken yetersiz riskleri sayıyor. Çalışanlar, “kendi can veya sağlıklarına yakın ve ciddi tehlike bulunduğuna inanmak için makul gerekçelere sahip oldukları” herhangi bir durumdan çıkma/ayrılma hakkına sahip olmalı ve “her türlü yersiz sonuçtan korunmalı”.

Doküman, işe dönüşün yapılabilmesi için her çalışma ortamı, iş veya iş grubunun münhasıran değerlendirilmesi, kontroller hiyerarşisine bağlı olarak tüm çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlayacak önleyici tedbirlerin alınması gerektiğini bildiriyor. Evinde kalan çalışanlar açısından, işyerinde hastalık bulaşması riski önlenebilir; işyerine dönecek tüm işçiler için, tehlikeli durumların yerine daha az tehlikeli seçenekler tercih edilmeli. Örneğin, fiziksel olarak bir araya gelinen toplantılar yerine sanal ortamda toplantılar düzenlenmeli. Bunun mümkün olmadığı hallerde, hastalık bulaşmasını önlemek için birtakım mühendislik ve örgütsel kontrol önlemleri bileşkesi kullanılmalı. Uygulanacak önlemler her işyerine özgü koşullara göre farklılık göstermekle birlikte, temizlik ve hijyen uygulamalarına ek olarak şeffaf plastik yüz siperleri, daha iyi havalandırma, esnek çalışma saatlerini uygulama gibi fiziksel engelleri ve önlemleri içerebilir. Bu rehber ayrıca, özellikle en tehlikeli işler için diğer önlemleri tamamlamak üzere uygun kişisel koruyucu ekipman kullanılmasını ve bu türden ekipmanın çalışanlara bedelsiz olarak temin edilmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Ağır hastalığa yakalanma riski daha yüksek olan çalışanların ihtiyaçları dikkate alınmalıdır. Bu kitle içinde yaşlı çalışanlar, hamile çalışanlar, önceden başka sağlık sorunları olanlar, mülteciler, göçmenler ve kayıtdışı sektörde çalışanlar da var. İşe dönüş politikalarının toplumsal cinsiyet, sağlık sorunu veya diğer faktörler bakımından ayrımcılık yaratmamasına özellikle dikkat edilmeli.

“Güvenli olmayan çalışma uygulamaları, sağlık ve işletme sürdürülebilirliği açısından her yerde tehdit yaratır. Dolayısıyla, işe dönebilmek için çalışanların gereksiz risklere maruz kalmayacaklarından emin olması gerekir” diyor Politikalardan Sorumlu ILO Genel Direktör Yardımcısı Deborah Greenfield. “İşletmeler ve ekonomilerin bir an önce tekrar faaliyete geçebilmesine yardım etmek için, çalışanlar bu yeni önlemler konusunda işbirliği yapmalı. Yani, sosyal diyalog bu bağlamda özellikle önemli çünkü bilgi ve görüşlerin politikalar ve eylemlere dahil etmenin en etkili yoludur, böylelikle hızlı ve dengeli bir düzelme için en iyi şansı yaratıyor.”

COVID-19 Ortamında İşe Sağlıklı ve Güvenli Dönüş Rehberi başlıklı Rehberlik Notu, işverenler, işçiler ve temsilcileri için 10 puanlık Uygulamalı Rehberlik Eylem Kontrol Listesi içeriyor. Bu araç, işe güvenli dönüşün uygulanmasına ilişkin ayrıntıları tespit etmeye yönelik olarak, ulusal iş sağlığı ve güvenliği düzenlemeleri ve rehberliğini tamamlayıcı niteliktedir; hiçbir şekilde onlarının yerini alma amacını gütmez.