“Türkiye’de Kömür Madenciliği Sektöründe Sözleşmesel Düzenlemeler” adlı çalışma yayınlandı
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) işbirliği ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) fonlarıyla gerçekleştirilen bu araştırmada madencilikte sadece Türkiye’nin doğal kaynaklarının sürekli gelişiminin sağlanması değil bu endüstride çalışan tüm işçilerin sağlık ve güvenliliğinin de sağlanması için ulusal bir politika geliştirilmesi gerekliliği vurgulanıyor.
ANKARA – ILO ve TEPAV tarafından Ankara’da 18 Aralık 2015’te yapılan üç taraflı toplantıda sunulan ve “Türkiye’de Kömür Madenciliği Sektöründe Sözleşmesel Düzenlemeler” başlığını taşıyan disiplinlerarası araştırma, TEPAV ve ILO Türkiye Ofisi’nin web sitelerinde Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanmıştır.
Raporda, Türkiye’deki doğal kaynakların sürekli ve etkin biçimde geliştirilmesi ve kullanılması için eşgüdümlü hareket edilmesine duyulan ihtiyaçla birlikte özellikle madencilik sektöründe çalışanların sağlık ve güvenliğine ilişkin temel tavsiyeler yer almaktadır.
Özellikle kömür madenciliği endüstrisine odaklanan rapor, kömür sanayiinin düzgün işlemesini sağlamak için kömür madenlerinde lisanslama aşamasından başlayarak son aşamaya kadar ulusal yönetim mekanizmasının gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Rapor, ayrıca geliştirilecek olan mekanizmanın iş sağlığı ve güvenliği (İSG) standartları ile uyumunun arttırılması gereğine işaret etmektedir.
Rapor ayrıca, sektörel yönetişim yapılanmalarının kapsayıcılığının artırılması, böylece sosyal taraflar yanında TMMOB, TOBB gibi hükümet dışı kuruluşların ve diğer sivil toplum örgütlerinin sürecin bir parçası haline getirilmesi gerekliliğine işaret etmektedir.
Rapora göre kömür endüstrisinde, rödövans sözleşmelerinin yaygın biçimde istismar edilmesi madenlerdeki çalışma ve İSG koşullarını olumsuz etkilemektedir. Rödövans sözleşmelerindeki istismar yanında, alt işverenlik düzenlemelerinde İSG sorumlulukların paylaşılması konusu da ele alınmalıdır.
Rapor işçi ve işçi temsilcilerinin seslerini duyurabilmeleri özellikle İSG alanında haklarını etkin şekilde kullanabilmelerinin önemine dikkat çekmektedir. İşçilerin haklarından fiilen yararlanmalarını sınırlayan muğlak işe alım sistemleri ortadan kaldırılmalıdır.
Rapor aynı zamanda, standart ilk yardım, arama ve kurtarma eğitimleri verilmesi için ulusal kapasitenin güçlendirilmesi; ülkedeki madencilik faaliyetlerine ilişkin merkezi bir veri tabanı oluşturulması ve İSG koşullarının izlenmesinden sorumlu sistemleri desteklemek üzere sigorta şirketleri gibi özel kuruluşlardan yararlanma olasılığının değerlendirilmesi çağrısında bulunmaktadır.