Sosyal taraflar ve sivil toplum kuruluşları ILO Proje Pazarı’nda buluştu

Sosyal taraflar ve sivil toplum kuruluşları, AB finansmanıyla yürütülen ILO projesi aracılığıyla sendikal özgürlükten kadınların güçlenmesine ve daha güvenli işyerlerine kadar pek çok yenilikçi fikri hayata geçiriyor.

1 Ekim 2025

İçerik ayrıca şu dillerde de mevcuttur: English
© Özgür Ozan Akkaya
© Özgür Ozan Akkaya
Sosyal taraflar ve sivil toplum kuruluşları ILO Proje İşbirliği Fuarı’nda bir araya geldi.

ANKARA (ILO Haber) – ILO’dan hibe desteği alan 50’den fazla kuruluş, Ankara’da düzenlenen ILO Proje İşbirliği Fuarı’nda bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından finanse edilen etkinlik, değişen çalışma hayatında temel ilke ve hakların korunması ve geliştirilmesinde ortaklıkların gücünü vurguladı.

Proje İşbirliği Fuarı, ILO Türkiye Ofisi tarafından, AB mali desteği ile yürütülen, “Sosyal Taraflar ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Çalışma Yaşamında Temel İlkeler ve Haklar Konusundaki Kapasitelerinin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında organize edildi. Etkinlik, sosyal taraflar ve sivil toplum kuruluşlarına projelerini tanıtma, deneyimlerini paylaşma ve iş birliği olanaklarını keşfetme imkanı sundu.

Temel haklar için ortak hareket

ILO Türkiye Direktörü Yasser Hassan, açılış konuşmasında birlik ve iş birliğinin önemini vurguladı:
“Bugün ILO Türkiye Ofisi için özel bir gün. İşveren ve işçi örgütlerini sivil toplumla bir araya getirerek, Temel Çalışma İlkeleri ve Hakları’nın geliştirilmesi için kurduğumuz ortaklıkları güçlendirmekten gurur duyuyoruz. Bu haklar, ILO anayasasının merkezinde yer alıyor ve Türkiye bu hakları tanımlayan 10 temel sözleşmenin tamamını onaylamış durumda. Bunların yaygınlaştırılmasını teşvik ederek hükümetlerin, işverenlerin ve çalışanların ekonomik büyüme ve sosyal ilerleme için gerekli olan temel insani değerleri korumalarına yardımcı oluyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz Fuar, diyaloğu teşvik eden, uzun vadeli iş birliklerine alan açan ve daha sürdürülebilir bir gelecek için doğal paydaşlar arasında güçlü ittifaklar kuracak canlı bir platform olarak tasarlandı. Bunu mümkün kılan destekleri için AB’deki ortaklarımıza minnettarız.”

© Özgür Ozan Akkaya
© Özgür Ozan Akkaya
Katılımcılar deneyimlerini paylaştı ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

AB Türkiye Delegasyonu İşbirliği Bölüm Başkanı Maria Luisa Wyganowski ise, Avrupa Birliği’nin ILO ile ortaklığının sosyal diyalogu güçlendirmek ve hak temelli bir yaklaşımı teşvik etme noktasındaki önemine dikkat çekerek şu mesajı verdi:
“Avrupa Birliği, sosyal tarafların ve sivil toplumun kapasitesini güçlendiren bu girişimi desteklemekten gurur duyuyor. Bu ortaklıklar, daha kapsayıcı, adil ve sürdürülebilir bir çalışma dünyasının geliştirilmesi açısından kritik öneme sahip.”

© Özgür Ozan Akkaya
© Özgür Ozan Akkaya
Sosyal taraflar ve sivil toplum kuruluşları projelerini birbirlerine tanıttı.

Diyalog ve İş Birliği Fuarı

Etkinlik kapsamında iki ayrı işbirliği oturumu düzenlendi. Kuruluşlar projelerini tanıttı, fikir alışverişinde bulundu ve yeni iş birliği yollarını değerlendirdi. Projeler; kadınların güçlenmesi, genç istihdamı, iş sağlığı ve güvenliği, kayıt dışı istihdamla mücadele, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması ve engelli bireylerin istihdama katılımı gibi geniş bir yelpazedeki konuları kapsadı.

© Özgür Ozan Akkaya
© Özgür Ozan Akkaya
İşbirliği fuarı oturumları diyalog ve iş birliğini teşvik etti.

Kapanış oturumunda katılımcılar, güçlü sosyal diyalog ve ortaklıkların temel çalışma haklarının korunması ve Türkiye’de insana yakışır iş gündeminin ilerletilmesi için kilit rol oynadığını vurguladı. Ayrıca ILO’nun, anlamlı bağlantılar ve iş birliklerini mümkün kılan bir platform sağlamasından dolayı memnuniyetlerini dile getirdiler.

© Özgür Ozan Akkaya
© Özgür Ozan Akkaya
Etkinlik, sosyal taraflar ve sivil toplum kuruluşlarına projelerini sergilemeleri için bir alan sundu.

ILO Türkiye Ofisi bu etkinlikle, kapasite geliştirme, diyalog ve iş birliği yoluyla sosyal tarafları ve sivil toplumu destekleme konusundaki kararlılığını bir kez daha gösterdi. Kolektif eylemin ve bilgi paylaşımının daha adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir çalışma yaşamının inşasında oynadığı önemli rolü hatırlattı.