Haber
Geri Dönüşüm İşçilerinin Güçlendirilmesi: Eskişehir’de Düzenlenen Çalıştay Olumlu Yönde Değişimin Yolunu Açtı
16 Temmuz 2024
Geçtiğimiz günlerde Eskişehir, proaktif bir çabayla geri dönüşüm işçilerinin iş sağlığı ve güvenliğini arttırmak için çeşitli paydaşları bir araya getiren özel bir çalıştaya ev sahipliği yaptı. Tepebaşı Belediyesi ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi tarafından düzenlenen ve iş sağlığı ve güvenliği uzmanı Burcu Ünal’ın katkılarıyla gerçekleştirilen çalıştayda, katılımcılara atık toplama sektörüne özgü önemli çalışma hakları ve güvenlik standartları hakkında bilgilendirilmede bulunuldu.
Tepebaşı Belediye Başkanı Sayın Ahmet Ataç ve Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Suat Yalnızoğlu'nun açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, Ataç ve Yalnızoğlu geleceğe yönelik girişimler için iş birliğine hazır olduklarını belirtti.
Açılışta ILO Türkiye Ofisi yetkilileri de söz alarak, bilgi açıklarının kapatılması ve kritik öneme sahip geri dönüşüm işçilerinin güvenli ve onurlu bir şekilde çalışabilmeleri için ihtiyaç duydukları araçlarla donatılması, böylelikle görevlerini güven ve emniyetle yerine getirebilmelerinin sağlanması konusundaki kararlılığını vurguladı.
ILO Türkiye Yönetişim ve Uyum Uzmanı Salih Gökçe Görgeç, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) tarihçesini, vizyonunu, misyonunu ve Türkiye'deki müdahale alanları ile ilgili bilgiler paylaştı. Görgeç aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği alanındaki son küresel gelişmelere ve bunların Türkiye işgücü piyasası üzerindeki etkilerine de değindi.
Mülteci Destek Programı kapsamında düzenlenen çalıştayda, kayıtdışılığın yaygın olmasıyla ve kırılgan grupların yoğunluğuyla karakterize edilen ve bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği (İSG) riskleri ve etkileri açısından özellikle tehlikeli olan çöp toplama ve geri dönüşüm sektörüne odaklanıldı. Sektör, çalışma iznine sahip olmadan ve sosyal yardım alma hakkını kaybetmeden çalışabilmeye imkan veren kayıtdışı yapısı nedeniyle genellikle iş arayan mültecilerin ilk tercihi oluyor.
Gelire hızlı erişim, kamu denetiminin minimum düzeyde olması ve bağımsız çalışma esnekliği sunması nedeniyle geri dönüşüm sektörü mültecilerin ilgi alanına giriyor. Ancak aynı faktörler önemli iş sağlığı ve güvenliği risklerini de bünyesinde barındırıyor. Görgeç konuşmasında çalıştayın ana hedeflerinden birinin bu riskleri ele almak, ayrımcılıkla mücadele etmek ve sektördeki mülteci emekçilerin çalışma koşullarını iyileştirmek olduğunu vurguladı.
Çalıştayda, geri dönüşüm sektöründeki güvenlik ve sağlık standartlarını geliştirmek, kırılgan durumdaki işçileri korumak ve adil ve kapsayıcı işgücü uygulamalarını teşvik etmek için hedefe yönelik müdahalelere acil ihtiyaç duyulduğunun altı çizildi.
ILO Türkiye Geçim Kaynakları Uzmanı Ayşe Turunç Kankal, geri dönüşüm işçilerine yönelik kooperatif yapılarının, bu grupların ekonomik, sosyal ve hukuki statülerini güçlendirerek kayıtlı istihdama geçmelerini sağlamak açısından son derece önemli olduğunu belirtti. Bu kooperatifler, daha iyi çalışma koşullarının ve toplumsal tanınmanın sağlanmasına vesile olarak geri dönüşüm işçilerini güçlendiriyor ve kayıtdışı çöp toplamayla ilgili damgalanmayı azaltıyor. Ayrıca kaynaklara, eğitim olanaklarına ve finansmana erişim sağlayarak verimliliğin ve kârlılığın artmasına yol açıyorlar. Bunlara ek olarak kooperatifler yasal koruma, sosyal güvenlik ve sağlık yardımları sunarak genel ekonomik istikrarı ve toplum refahını artırıyor. Kooperatifler, çevre dostu uygulamaları teşvik ederek atık yönetimi ve geri dönüşüm çabalarına da olumlu katkılarda bulunuyor ve böylelikle toplumun geneline de fayda sağlıyor.
Çalıştaya Türkiye genelindeki belediyelerden, kamu işgücü piyasası yönetişim kurumlarından ve akademik çevrelerden temsilcilerin de katılması, bölgeler arasında yaygın bir destek ve iş birliği ağı olduğunun bir göstergesi niteliğindeydi.
Çalıştay sırasında katılımcılar, sektöre özgü sorunları, iş sağlığı rehberlerini ve güvenlik protokollerini derinlemesine inceleme imkanı buldukları grup çalışmalarına katıldı. Uzmanlar tarafından yönlendirilen tartışmalarda, altyapının iyileştirilmesi, destek hizmetlerinin artırılması ve düzenleyici çerçevelerin güçlendirilmesine odaklanılarak bakanlıklar, geri dönüşüm işçilerine yönelik kooperatifler ve belediye organları arasındaki ortaklıkların güçlendirilmesi amaçlandı. Bu çalışmaların nihai amacı ise genel çalışma koşullarının ve güvenlik önlemlerinin iyileştirilmesi şeklindeydi.
Çalıştay kapsamındaki tartışmalar ve diğer faaliyetler sırasında verdikleri yanıtlar, katılımcıların ne kadar istekli olduklarını ve aktif katılım göstermek istediklerini ortaya koydu. Katılımcılar, sektöre özgü çalışma hakları, güvenlik standartları ve iş sağlığı uygulamaları hakkında bilgi edinmeye son derece hevesli bir şekilde sorular sorarak ve deneyimlerini paylaşarak aktif katılım sergilediler. Çalıştay katılımcıları, çalışma koşullarının ve güvenlik önlemlerinin iyileştirilmesi için altyapının, destek hizmetlerinin ve düzenleyici çerçevelerin geliştirilmesinin ne kadar önemli olduğunun bilinciyle iş birliği konusundaki kararlılıklarını ifade ettiler. Uzmanlardan yeni bilgiler edinip farklı bakış açıları hakkında fikir sahibi olma fırsatını yakalamış olmaktan duydukları memnuniyeti dile getiren katılımcılar, haklarını savunma ve çalışma koşullarını iyileştirme açısından kendilerini daha donanımlı hissetmeye başladıklarını söylediler. Ayrıca, organizatörlere, yerel paydaşlara ve iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına kendilerini bu alana adamış oldukları ve çalıştay boyunca anlamlı tartışmalar yapılmasına yönelik kolaylaştırıcı bir yaklaşım sergiledikleri için teşekkürlerini ilettiler ve çalıştay boyunca kendilerine destek verildiğini ve değer gördüklerini hissettiklerini belirttiler.
Özetle, katılımcılardan alınan geri bildirimlerde çalıştayın Eskişehir'deki geri dönüşüm işçileri için güvenlik, farkındalık ve sürdürülebilir uygulamalar konusunda oldukça bilgilendirici olduğu ifade edildi. Katılımcıların aktif katılım göstermesi ve yapıcı geri bildirimlerde bulunması, çalıştayın, atık yönetimi sektöründeki koşulların iyileştirilmesini ve kapsayıcı, sürdürülebilir uygulamaların artırılmasını amaçlayan süregelen çabaları hızlandırabileceğini gösterdi.
İleriye dönük olarak, paydaşlar çalıştay sırasında geliştirilen eylem planlarını uygulayacak, sağlam bir değerlendirme çerçevesi aracılığıyla ilerlemeyi izleyecek ve geri dönüşüm işçilerinin haklarını savunmaya ve onların çalışma koşullarını iyileştirmeye devam etmeye yönelik ortaklıklar içinde olacak.
Geri Dönüşüm İşçileri Hakkında
Geri dönüşüm işçileri, kaynak dolaşımını teşvik ederek ve atık depolama sahalarının sayısını azaltarak halk sağlığına, sanitasyona ve çevreye önemli katkılarda bulunmaktadır. Geri dönüşüm işçileri, yiyecek, giyecek ve diğer temel günlük ihtiyaçlar için çöpleri karıştırıp aracılara veya işletmelere satış yapmak üzere kayıtdışı ve kendi namına çalışan geri dönüştürülebilir malzeme toplayıcıları olabileceği gibi geri dönüştürülebilir malzemeleri örgütlü bir şekilde toplayan ve ayıran kişiler de olabilmektedir. Geri dönüşüm işçilerinin çoğu, belediyeler bünyesindeki katı atıklara yönelik olarak çalışmakla birlikte genellikle kayıt dışı çalışmakta ve kötü çalışma koşullarından ve sosyal koruma eksikliğinden dolayı sıkıntı çekmektedirler. Ayrıca geri dönüşüm işçileri genellikle mülteciler, işsizler, kadınlar, çocuklar, engelliler ve etnik ve dini azınlıklar gibi sosyal açıdan dezavantajlı ve kırılgan gruplara mensuptur. Sıklıkla damgalanmayla karşı karşıya kalmakta, ayrımcılığa uğramakta ve atık yönetimi zincirlerindeki kamu ve özel sektör aktörleri tarafından rahatsız edilmektedirler.
Demografik Yapı ve Çalışma Koşulları
Türkiye'deki geri dönüşüm işçilerinin önemli bir kısmını, Suriye'den ve çatışmalardan etkilenen diğer bölgelerden gelen mülteciler oluşturmaktadır. Bu kişilerin çöp toplamaya başlamasının en yaygın nedeni, kayıtlı istihdam fırsatlarına erişimlerinin sınırlı olmasıdır. Kadınlar ve çocuklar bu işgücünün önemli bir bölümünü oluşturmakta ve çoğunlukla tehlikeli koşullarda, asgari düzeyde koruyucu donanımla çalışmaktadır.
Geri dönüşüm işçileri genellikle sert ve güvensiz çalışma koşullarında çalışmaktadır. Birçoğu uygun koruyucu ekipman olmadan çalışmakta ve tehlikeli maddelere, keskin nesnelere ve toksik maddelere maruz kalmaktan kaynaklı sağlık riskleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Kayıtlı istihdama erişimlerinin olmaması demek sağlık sigortası, emeklilik maaşı ve diğer sosyal korumalar gibi temel işçi haklarına da erişimlerinin olmadığı anlamına gelmektedir. Bu koşullar, kırılgan durumda oldukları için zaten pek çok zorlukla karşı karşıya olan mülteciler için daha da ağır koşullara dönüşmektedir.
Bu program, Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti tarafından finanse edilmektedir.