Gençlerde Küresel İstihdam Eğilimleri 2017

Gençlik işgücü piyasalarının toparlanmasındaki zayıflık çok yönlü bir karşılık gerektiriyor

Ekonomik krizin 2009 yılında tepe yapmasının ardından genç işsizliğinde meydana gelen önemli azalmaya rağmen kalıcı işsizlik ve kaliteli iş imkânlarının yokluğu gençlerin insana yakışır iş arayışlarına engel olmaya devam ediyor.

20 Kasım 2017

İçerik ayrıca şu dillerde de mevcuttur: English

Alain Bachellier CENEVRE (ILO Haberler) – Yapılan tahminlere göre 2017 yılında dünyada işsiz nüfus içinde gençlerin payı yüzde 35’in üzerindedir. 2016 yılında genç işsizliği küresel ölçekte yüzde 13,0’a oturmuş olsa da, ILO’nun Gençlerde Küresel İstihdam Eğilimleri 2017 raporuna göre bu oran bu yıl içinde biraz artarak yüzde 13,1’e çıkacaktır.

2017 yılı için yapılan 70,9 milyonluk işsiz genç tahmini, 2009 yılında krizin tepe noktasındaki 76,7 milyona göre önemli bir iyileşmedir; ne var ki işsiz genç sayısının 2018 yılında 200 bin artarak 71,1 milyona ulaşması beklenmektedir.

Küresel ölçekte alındığında, 2010 ile 2016 yılları arasında Kuzey Afrika, Arap Devletleri, Latin Amerika ve Karayipler’de genç işsizlik oranlarında görülen önemli artışlar, Avrupa, Kuzey Amerika ve Sahra Güneyi Afrika’daki işgücü piyasalarında meydana gelen iyileşmelerle dengelenmiştir. Genel anlamda ekonomik büyüme bugün de istihdamdaki artıştan bağımsız durumdadır ve ekonomik istikrarsızlık genç istihdamında sağlanan kazanımları tersine çevirecek bir tehdit oluşturmaktadır. Genç/yetişkin işsizlik oranı son on yıl içinde pek az değişmiştir ve bu da gençlerin işgücü piyasasındaki yerleşik ve yaygın dezavantajlı konumuna işaret etmektedir.

Rapor ayrıca genç kadınların işgücü piyasasında sürüp giden güçlüklerine de dikkat çekmektedir. Küresel ölçekte, genç kadınların işgücüne katılımı 2017 yılında genç erkeklerden 16,6 puan daha düşüktür. Genç kadınlar arası işsizlik oranları da genç erkeklere göre önemli ölçüde daha yüksek olduğu gibi istihdamda, eğitimde ya da öğretimde yer almayan (NEET) gençler söz konusu olduğunda toplumsal cinsiyet açığı daha da büyümektedir. Küresel ölçekte, NEET oranı erkeklerde yüzde 9,8 iken kadınlarda yüzde 34,4’tür.

“Genç kadınların ve erkeklerin karşılaştıkları işgücü piyasasıyla ilgili, sosyal nitelik ve süreklilik taşıyan bu sorunların ele alınması, yalnızca sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümenin sağlanması açısından değil çalışma yaşamının ve toplumsal bütünleşmenin geleceği açısından da yaşamsal önem taşımaktadır. "

ILO Politikalar Genel Direktör Yardımcısı Deborah Greenfield
2017 yılı itibarıyla yükselen ve gelişmekte olan ülkelerdeki genç işçilerin yüzde 39’u – 160,8 milyon genç- orta düzey ya da aşırı yoksulluk içindedir. Başka bir deyişle bu insanlar günde 3,10 dolardan az kazanarak yaşamaktadır. Günümüz işgücünde her beş genç işçiden ikisinden fazlası ya işsizdir ya da çalıştığı halde yoksuldur ki bu dünyadaki tüm toplumları etkileyen çarpıcı bir gerçektir.

Bu insanların çoğu açısından bugün ve gelecek kayıt dışı ekonomiye bağlıdır. Küresel ölçekte, çalışan her dört genç kadın ve erkekten üçü kayıt dışı ekonomidedir. Yetişkinlerde, her beş çalışandan üçü bu konumdadır. Gelişmekte olan ülkelerde ise genç kadın ve erkek çalışanlar söz konusu olduğunda oran her 20 kişiden 19’u gibi çok yüksek bir düzeydedir.

Dolayısıyla, gençlerin istihdamı konusu yalnızca iş yaratılmasıyla ilgili bir sorun değildir. En az bunun kadar, hatta daha fazla işin kalitesi ve gençlere insana yakışır işler sağlanmasıyla ilgilidir.

ILO Politikalar Genel Direktör Yardımcısı Deborah Greenfield: “Genç kadınların ve erkeklerin karşılaştıkları işgücü piyasasıyla ilgili, sosyal nitelik ve süreklilik taşıyan bu sorunların ele alınması, yalnızca sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümenin sağlanması açısından değil çalışma yaşamının ve toplumsal bütünleşmenin geleceği açısından da yaşamsal önem taşımaktadır.”

Diğer bulgular

Rapora göre son on yıl içinde genç istihdamında en yüksek oranda artışlar görülen sektörler arasında finans, ticaret ve sağlık yer almaktadır. Gençler, yaşlı çalışanlara göre teknolojiye daha iyi ayak uydurabilmekte, dijital teknolojinin yaygınlığı ve erişimi açısından bölgeler arasında farklılıklar olsa bile teknolojiyi geçimlerinde bir araç olarak kullanabilmektedir.

Becerilere yönelik taleplerde de değişiklikler gözlenmektedir. Orta düzey becerilere yönelik talep azalırken yüksek ve düşük becerili çalışanlara yönelik talep artmaktadır ve bu da işgücü piyasasında daha ileri düzeyde bir kutuplaşmaya yol açmaktadır. Beceri düzeyi yüksek gençlere olan talep yüksek gelir düzeyindeki ülkelerde artarken gelişmekte olan ve yükselen ülkelerde düşük beceri gerektiren işlere yönelik talepte artış olmuştur. Orta beceri düzeyindeki genç işçilerin istihdamı, her kalkınmışlık düzeyi için geçerli olmak üzere, ülkelerin çoğunda yerinde saymaktadır. İş kutuplaşmasına yönelik bu eğilim yeni teknolojiyle daha da güçlenebilir ve mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirebilir.

Giderek artan sayıda iş arayan genç ve genç girişimci internete yönelmektedir - örneğin platform ve gig (geçici-kısa süreli sözleşmeli işler) ekonomileri gibi- Gençler bu alanlarda örneğin “geniş kesime çalışma” (crowd work) gibi esneklik imkânları sunabilen ve gelir elde etme fırsatlarını yaygınlaştıran istihdam imkânları bulabilmektedir. Bununla birlikte bu tür işler söz konusu olduğunda ortada örneğin düşük gelir, istihdamda ya da gelirde süreklilik güvencesi olmayışı ve çalışma yaşamıyla ilgili haklardan yoksunluk gibi riskler de bulunmaktadır.

Gençler çalışma yaşamlarına çoğu kez ‘iş güvencesine’ hiçbir zaman sahip olamayacaklarını bildikleri işlerle başlamaktadır. İstikrarlı ve tatmin edici işlere geçiş şansları, gelişmekte olan ülkelere göre gelişmiş ve yükselen ülkelerde daha yüksektir. Kaliteli eğitime ve beceri gelişimine yapılacak yatırımlar kritik önem taşımaktadır; çünkü rapora göre, genç insanın eğitimi ne kadar sürerse istihdama geçiş süresi de o kadar kısalmaktadır.



Rapor, teknolojinin sürüklediği, genç kadınlar ve erkeklere zaman eğrisinin ilerisinde olma imkânları sağlayan çalışma yaşamındaki hızlı değişiklikleri dikkate alacak politikalar önermektedir. ILO İstihdam Politikası Bölümü Direktörü Azita Berar Awad’ın sözleriyle, “İnsana yakışır işleri yaygınlaştıran, en dezavantajlı konumda olanların güçlüklerini dikkate alan yaşam boyu öğrenme mekanizmalarına, dijital becerilere ve sektörel stratejilere yatırım, ulusal politikalarda öncelik taşımalıdır.”

Rapor, gençlerin istihdamı alanında eylemin kapsamını genişletmek ve etkileri yaygınlaştırmak üzere, Sürdürülebilir Kalkınma 2023 Gündeminin kapsayıcı platformu olarak Gençler için İnsana Yakışır İşler Küresel Girişimi çerçevesinde çok paydaşlı stratejik ortaklıklar kurulması çağrısında bulunmaktadır.