Sosyal Diyalog, Sürdürülebilir Kalkınma ve Çalışma Yaşamının Geleceği Konferansı

12 Mayıs 2017

İçerik ayrıca şu dillerde de mevcuttur: English
YEGİN: ‘ÇALIŞMA HAYATINDA SOSYAL DİYALOĞUN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ’ ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ SİSTEMİNE VE SOSYAL DİYALOG ANLAYIŞINA DERİNLİK KATACAK.

ÖZCAN: GÜÇLÜ BİR SOSYAL DİYALOG İÇİN UYGUN MEVZUAT, GÜÇLÜ SOSYAL ORTAKLAR VE SİYASİ İRADE GEREKİR.

ÖNDER: ÇSGB’NIN SOSYAL DİYALOG ANLAYIŞI, SOSYAL TARAFLARLA DANIŞMA, İŞBİRLİĞİ VE MÜZAKERE TEMELİNE DAYANMAKTADIR.


‘Çalışma Hayatında Sosyal Diyaloğun Geliştirilmesi Projesi’ kapsamında gerçekleştirilen ‘Sosyal Diyalog, Sürdürülebilir Kalkınma ve Çalışma Yaşamının Geleceği Konferansı’ Ankara’da yapıldı. Çok sayıda Türk ve yabancı uzman, kamu kurum temsilcileri, işçi, işveren, memur konfederasyon, sendika başkan, başkan yardımcısı, genel sekreterleri ile medya mensuplarının katıldığı konferansta, ‘sosyal diyalog’, ‘sürdürülebilir kalkınma’ ve ‘çalışma yaşamının geleceği’ masaya yatırıldı.

Konferansın açılışında konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Orhan Yegin, Çalışma Hayatında Sosyal Diyaloğun Geliştirilmesi Projesi’nin endüstri ilişkileri sistemine ve sosyal diyalog anlayışına derinlik katacağına inandığını söyledi. Yegin ‘Sosyal diyalog çalışma hayatının temelini oluşturur.’ dedi.


ILO Türkiye Direktörü Numan Özcan da, güçlü bir sosyal diyalog için uygun mevzuat, güçlü sosyal ortaklar ve siyasi irade gerektiğini kaydetti. Özcan, ‘Görüldüğü gibi, etkin ve gerçek bir sosyal diyaloğun oluşması için bu üç hususun da aynı anda var olması gerekiyor. Türkiye’de sendikal mevzuata yapılan güçlü bir vurgu var, bu haklı bir vurgu, ancak işleyen bir endüstriyel ilişkiler sistemi için bunun çok daha ötesinde başka özelliklerin de var olması gerekiyor; işte biz de bu projede bu hususların hepsini kapsamaya, hepsinde ilerleme kaydetmeye çalışıyoruz.’ diye konuştu.



Açılışta söz alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder, ÇSGB’nın sosyal diyalog anlayışının, ‘sosyal taraflarla danışma, işbirliği ve müzakere’ temeline dayandığını ifade etti.

Önder, ‘Bakanlığımız, çok ortaklı bir bakanlıktır. Genel Müdürlüğüm süresince çalışma hayatını ilgilendiren konularda sosyal taraflarla işbirliği ve etkin sosyal diyaloga önem vererek, üçlü sosyal diyalog mekanizmalarını etkin kullanmaya, endüstri ilişkileri sisteminin tüm aktörlerinin görüş ve önerilerini almaya özen gösterdim ki; Bakanlığımızın temel bakışı da bu yöndedir.’ dedi.


Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Müsteşarı François Begeot da, sosyal diyalog ve haklar konusunda ‘kimsenin arkada bırakılmaması gerektiğini’ vurgulayarak, temel hak ve özgürlüklere saygının AB’nın olmazsa olmazları arasında bulunduğunu kaydetti.
Konferans çerçesinde düzenlenen panellerde konuşan konfederasyon temsilcileri ve uzmanlar da, Türkiye’deki uygulamalarda karşılaşılan sorun ve engellerin ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek, uluslararası standartlara ulaşılmasının önemine vurgu yaptılar.