ILO ve AB Türkiye Delegasyonu, sivil toplumu çalışma yaşamında temel ilkeler ve haklar konusunda destekliyor
Kadın örgütleri ve gençlik örgütleriyle gerçekleşen eğitim programları sivil toplum kuruluşlarının bilgi ve savunuculuk kapasitesini güçlendirerek Türkiye’de insana yakışır iş gündemine katkı sunmayı amaçlıyor.
4 Mart 2026
ANKARA (ILO Haber) - Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu mali desteğiyle, Şubat 2026’da Ankara’da, çalışma yaşamında temel ilkeler ve haklar temalı iki ayrı eğitim programı düzenledi. Kadın örgütleri ve gençlik örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirilen eğitimler, işveren ve işçi örgütleri ile sivil toplum kuruluşlarını da biraraya getirdi.
12–13 Şubat 2026 tarihlerinde kadın örgütlerine yönelik düzenlenen eğitim programında uluslararası çalışma standartlarının toplumsal cinsiyet eşitliği odağında savunuculuk çalışmalarına nasıl dahil edilebileceği ele alındı. Programın açılış konuşması Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Toplumsal Cinsiyet Politikaları Yöneticisi Amra Levnjak tarafından gerçekleştirildi
İki gün süren program kapsamında katılımcılar, Çalışma Yaşamında Temel İlkeler ve Haklar, çalışma yaşamında ayrımcılıkla mücadele ve işyerlerinde eşitliğin güçlendirilmesine yönelik uygulamalar üzerine oturumlara katıldılar.
ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi odağında çalışma yaşamında toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve taciz konusu da ele alındı.
İşçi ve işveren temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen panel oturumunda ise sosyal diyalogun toplumsal cinsiyet eşitliğinin ilerletilmesindeki önemi vurgulandı.
26–27 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenen ikinci eğitim programı ise gençlik örgütlerini bir araya getirerek gençlerin insana yakışır işe erişiminde karşılaştıkları zorluklara odaklandı.
Programın açılış konuşması, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sivil Toplum, Temel Haklar ve İçişleri Bölümü Takım Lideri Alessandro Angius tarafından yapıldı.
Eğitim kapsamında Çalışma Yaşamında Temel İlkeler ve Haklar, ayrımcılıkla mücadele, yaşlanan nüfus ve değişen sosyal güvenlik sistemleri bağlamında gençlerin bugünü ve geleceği gibi başlıklar ele alındı.
Ayrıca stajyerlik gibi güvencesiz genç emeği örnekleri tartışılırken, gençlerin güvenli ve güvenceli çalışma koşullarına erişiminin güçlendirilmesine yönelik politika ve uygulamalar değerlendirildi.
Sosyal taraf temsilcileri, gençlerin çalışma yaşamına katılımının artırılmasında sosyal diyalogun önemine dikkat çekti.
Her iki eğitim programı da katılımcı kuruluşların çalışma yaşamına ilişkin yaklaşım ve faaliyetlerini uluslararası çalışma standartları bağlamında değerlendirmelerine imkan sağladı. Örgütlenme özgürlüğü, ayrımcılığın ortadan kaldırılması, çocuk işçiliği ve zorla çalıştırmanın sona erdirilmesi ile güvenli ve sağlıklı çalışma ortamı hakkı gibi temel ilkelerin evrensel ve bütüncül nitelikleri program boyunca üzerinde en çok durulan konular oldu.
Bu eğitimler, insana yakışır işin teşvik edilmesinde ve uluslararası çalışma standartlarının uygulanmasının desteklenmesinde önemli bir rol oynayan sivil toplum örgütlerinin bilgi ve savunuculuk kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.