ÇOCUKLAR, ÇATIŞMA VE AFETLERDE ÇOCUK İŞÇİLİĞİNDEN KORUNMALIDIR!
12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü, çatışma ve afetlerden etkilenen bölgelerde çocuk işçiliğinin sona erdirilmesi için tüm kesimleri güçlerini birleştirmeye davet ediyor.
12 Haziran 2017
İçerik ayrıca şu dillerde de mevcuttur:
English
Dünyada 1.5 milyar insan çatışmalardan etkilenen bölgelerde yaşamaktadır. Aynı zamanda, her yıl, yaklaşık 200 milyon insan afetlerden etkilenmektedir. Bu sayının üçte birini çocuklar oluşturmaktadır. Çocuk işçiliğine maruz kalan 168 milyon çocuğun önemli bir bölümü ise çatışma ve afetlerden etkilenen bölgelerde yaşamaktadır. Bu bağlamda, Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü, bu yıl, çatışma ve afetlerin çocuk işçiliği üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır.
Çatışma ve afetlerin insanların yaşamı üzerinde yıkıcı etkileri vardır. Bu durumlar insanları ölüme, yaralanmaya, sakat kalmaya, evlerinden ayrılmaya, aşırı yoksulluğa ve açlığa sürüklemekte, insan haklarının ihlale uğradığı durumlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Okullar tahrip olduğu ve temel hizmetler aksadığı için en başta çocuklar mağdur olmaktadır. Birçok çocuk kendi ülkesinde yerinden olmakta ya da başka ülkelere mülteci olarak gitmektedir. Bu durumda olan çocuklar, çocuk işçiliği ve insan kaçakçılığına karşı özellikle korunmasız durumdadır. Sonuç olarak, çatışma ve afetler nedeniyle milyonlarca çocuk çalışmak zorunda kalmaktadır.
Çatışma ve afetlere bağlı olarak ortaya çıkan çocuk işçiliği, uluslararası hukuku, Güvenlik Konseyi Kararlarını ve aralarında İstihdama Kabulde Asgari Yaşa ilişkin 138 sayılı ILO Sözleşmesi, En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğine ilişkin 182 sayılı ILO Sözleşmesi, Savaştan Barışa Geçişte İstihdama ilişkin 71 sayılı ILO Tavsiye Kararı (revizyon kapsamında) ile birlikte Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin çocuklar ve silahlı çatışmayla ilgili 1612 sayılı kararının da yer aldığı BM Sözleşmelerini ihlal eder.
Çocukların çatışmalar ve afetler sırasında korunma hakları vardır ve bu durumlarda çocukların yüksek yararının en başta gözetilmesi gerekir. Çocukların normal yaşama ve öğrenime en kısa sürede geri dönme hakları vardır; eğitim, çocuk işçiliğine karşı mücadelede müreffeh toplumlar yaratılmasında anahtar durumdadır. Çocukların kendilerinin ve ailelerinin geçimini sağlamak için çalışmak zorunda olmaları baştan sona yanlıştır. Tüm çocuklar her durum ve ortamda korunmalıdır.
Çocuk işçiliği, çocukların insan haklarının ihlali, kalkınma için insana yakışır sürdürülebilir işler önünde bir engel ve insanlık üzerinde bir lekedir. Ortadan kaldırılması, üzerinde küresel ölçekte anlaşmaya varılmış bir önceliktir. Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden 8.7 ile uluslararası topluluk çocuk işçiliğinin her biçimini 2025 yılına kadar ortadan kaldırma taahhüdünde bulunmuştur. Bu hedefe, ancak, koşullar ne kadar güç ve olumsuz olursa olsun çocuk işçiliğine karşı mücadelede hiçbir çocuğu geride bırakmadan ulaşılabilir.
ILO, çatışmalar ve afetlerde çocuk işçiliğinden etkilenen binlerce çocuğa destek veren paydaşlarına yardımcı olmuştur. Birçok ülkede çocuklar çalışma yaşamından çekilerek eğitime yönlendirilmiştir. Çalışma yaşamında temel ilkelerin ve hakların gözetilmesine yönelik entegre bir yaklaşım benimseyen ILO, daha önce silahlı güçler ve gruplarla ilişkisi olan çocuklara özel olarak odaklanarak çatışma sonrası ortamlarda çocuk işçiliğinin önlenmesine ve ekonomik yeniden bütünleşmenin sağlanmasına ilişkin özel araçlar geliştirmiştir. ILO ayrıca hükümet yetkililerini, işverenleri, işçi kesiminin temsilcilerini ve sivil toplum örgütlerinin çalışanlarını krizlerde ve kırılgan durumlarda çocuk işçiliği sorununun ele alınması konusunda eğitmiş ve bu konuda harekete geçirmiştir.
Çatışmalar ve afetlerden etkilenen bölgelerde çocuk işçiliği sorunu karşısında ivedi girişimler gerekmektedir. Çocuk işçiliği konusuna, insani yardım çalışmalarında, yeniden inşa ve iyileştirme çalışmaları sırasında öncelik tanınmalıdır. Hükümetlerin, işveren ve işçi kuruluşlarının ve insani yardım alanında görev yapanların çatışmalar ve afetler sırasındaki çocuk işçiliği konusunda yerine getirmeleri gereken kritik rolleri vardır. Dünya, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden Hedef 8.7’ye ulaşacaksa, çatışma ve afetlerden etkilenen bölgeler dâhil olmak üzere, çocuk işçiliğine son verme çabalarını, hep birlikte, yoğunlaştırmamız ve hızlandırmamız gerekmektedir.
Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü çocuk işçiliğine karşı sesinizi yükseltmeniz için bir fırsattır. Sizi ve kuruluşunuzu Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nün bir parçası olmaya davet ediyoruz.
Bize katılın ve çocuk işçiliğine karşı dünya ölçeğinde verilen mücadelede siz de sesinizi duyurun.
Çatışma ve afetlerin insanların yaşamı üzerinde yıkıcı etkileri vardır. Bu durumlar insanları ölüme, yaralanmaya, sakat kalmaya, evlerinden ayrılmaya, aşırı yoksulluğa ve açlığa sürüklemekte, insan haklarının ihlale uğradığı durumlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Okullar tahrip olduğu ve temel hizmetler aksadığı için en başta çocuklar mağdur olmaktadır. Birçok çocuk kendi ülkesinde yerinden olmakta ya da başka ülkelere mülteci olarak gitmektedir. Bu durumda olan çocuklar, çocuk işçiliği ve insan kaçakçılığına karşı özellikle korunmasız durumdadır. Sonuç olarak, çatışma ve afetler nedeniyle milyonlarca çocuk çalışmak zorunda kalmaktadır.
Çatışma ve afetlere bağlı olarak ortaya çıkan çocuk işçiliği, uluslararası hukuku, Güvenlik Konseyi Kararlarını ve aralarında İstihdama Kabulde Asgari Yaşa ilişkin 138 sayılı ILO Sözleşmesi, En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğine ilişkin 182 sayılı ILO Sözleşmesi, Savaştan Barışa Geçişte İstihdama ilişkin 71 sayılı ILO Tavsiye Kararı (revizyon kapsamında) ile birlikte Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin çocuklar ve silahlı çatışmayla ilgili 1612 sayılı kararının da yer aldığı BM Sözleşmelerini ihlal eder.
Çocukların çatışmalar ve afetler sırasında korunma hakları vardır ve bu durumlarda çocukların yüksek yararının en başta gözetilmesi gerekir. Çocukların normal yaşama ve öğrenime en kısa sürede geri dönme hakları vardır; eğitim, çocuk işçiliğine karşı mücadelede müreffeh toplumlar yaratılmasında anahtar durumdadır. Çocukların kendilerinin ve ailelerinin geçimini sağlamak için çalışmak zorunda olmaları baştan sona yanlıştır. Tüm çocuklar her durum ve ortamda korunmalıdır.
Çocuk işçiliği, çocukların insan haklarının ihlali, kalkınma için insana yakışır sürdürülebilir işler önünde bir engel ve insanlık üzerinde bir lekedir. Ortadan kaldırılması, üzerinde küresel ölçekte anlaşmaya varılmış bir önceliktir. Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden 8.7 ile uluslararası topluluk çocuk işçiliğinin her biçimini 2025 yılına kadar ortadan kaldırma taahhüdünde bulunmuştur. Bu hedefe, ancak, koşullar ne kadar güç ve olumsuz olursa olsun çocuk işçiliğine karşı mücadelede hiçbir çocuğu geride bırakmadan ulaşılabilir.
ILO, çatışmalar ve afetlerde çocuk işçiliğinden etkilenen binlerce çocuğa destek veren paydaşlarına yardımcı olmuştur. Birçok ülkede çocuklar çalışma yaşamından çekilerek eğitime yönlendirilmiştir. Çalışma yaşamında temel ilkelerin ve hakların gözetilmesine yönelik entegre bir yaklaşım benimseyen ILO, daha önce silahlı güçler ve gruplarla ilişkisi olan çocuklara özel olarak odaklanarak çatışma sonrası ortamlarda çocuk işçiliğinin önlenmesine ve ekonomik yeniden bütünleşmenin sağlanmasına ilişkin özel araçlar geliştirmiştir. ILO ayrıca hükümet yetkililerini, işverenleri, işçi kesiminin temsilcilerini ve sivil toplum örgütlerinin çalışanlarını krizlerde ve kırılgan durumlarda çocuk işçiliği sorununun ele alınması konusunda eğitmiş ve bu konuda harekete geçirmiştir.
Çatışmalar ve afetlerden etkilenen bölgelerde çocuk işçiliği sorunu karşısında ivedi girişimler gerekmektedir. Çocuk işçiliği konusuna, insani yardım çalışmalarında, yeniden inşa ve iyileştirme çalışmaları sırasında öncelik tanınmalıdır. Hükümetlerin, işveren ve işçi kuruluşlarının ve insani yardım alanında görev yapanların çatışmalar ve afetler sırasındaki çocuk işçiliği konusunda yerine getirmeleri gereken kritik rolleri vardır. Dünya, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden Hedef 8.7’ye ulaşacaksa, çatışma ve afetlerden etkilenen bölgeler dâhil olmak üzere, çocuk işçiliğine son verme çabalarını, hep birlikte, yoğunlaştırmamız ve hızlandırmamız gerekmektedir.
Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü çocuk işçiliğine karşı sesinizi yükseltmeniz için bir fırsattır. Sizi ve kuruluşunuzu Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nün bir parçası olmaya davet ediyoruz.
Bize katılın ve çocuk işçiliğine karşı dünya ölçeğinde verilen mücadelede siz de sesinizi duyurun.