ILOSTAT Blog
Eşit değerde işe eşit ücret: 2023’te hangi noktadayız?
Bazı ilerlemelere rağmen, hâlâ cinsiyetler arasında ücret farkları var, hatta bazı mesleklerde ara giderek açılıyor. Cinsiyetler arası ücret farklarının asıl sebebinin eğitim durumu olduğunu söylemek zor ve aradaki fark genellikle yaş ilerledikçe artıyor.
18 Eylül 2023
Bundan sekiz yıl önce, kurduğu kabine için toplumsal cinsiyet eşitliğinin neden önemli olduğu sorusuna Kanada Başbakanı Justin Trudeau şöyle cevap vermişti: “Çünkü 2015 yılındayız.” Şimdi 2023 yılındayız ama dünyada toplumsal cinsiyet eşitliği hâlâ sağlanabilmiş değil.
Verilerin mevcut olduğu son yılda, üst ve orta kademe yönetim pozisyonlarındaki kadınların oranı (Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamındaki 5.5.2 no’lu Gösterge), dünya genelindeki tüm ülkelerin yarısında yüzde 35'in altındaydı. Erkekler, çoğu ülkede ve neredeyse tüm sektörlerde, istihdamda mesleğe göre cinsiyet ayrımının devam etmesi, annelik nedeniyle kadınların çalışma hayatında meydana gelen aksamalar, aile ve bakım sorumluluklarının eşit olmayan şekilde paylaşılması ve adil olmayan ücret uygulamaları gibi çeşitli faktörler nedeniyle hâlâ kadınlardan daha fazla kazanmaktaydı. Bu blog için, zamanımızda büyük bir sosyal adaletsizlik teşkil eden cinsiyetler arası ücret eşitsizliği konusunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla ILO'nun Uyumlaştırılmış Mikro Veri Seti derinlemesine incelenmiştir.
Mesleki ayrımcılığın etkisini ve çalışma süresi bakımından kadın ile erkek arasındaki olası farklılıkları ortaya koyabilmek için, bu analizde cinsiyete dayalı ücret farkını erkek ve kadınların saatlik ücretleri arasındaki fark olarak tanımladık ve bu farkı, belirli bir meslek veya meslek grubundaki erkeklerin saatlik ücretinin yüzdesi olarak ifade ettik. İşgücü piyasasındaki ayrımcılığın daha geniş kapsamlı olmasına ve iş ve işyeri özelliklerine ilişkin faktörlerin (örneğin, kayıt dışı istihdamda veya mikro ve küçük işletmelerde veya geçici sözleşmelerle veya yarı zamanlı çalışan kadınların payının erkeklere kıyasla daha büyük olması) aynı işi yapan kişiler arasındaki ücret farkı üzerinde etkili olduğunu belirtmekte yarar vardır. Ayrıca, bu analizde cinsiyetler arası ücret farklarına odaklanmakla birlikte, kesişen özelliklerin (ırk, etnik köken, göç durumu, engellilik durumu, cinsel yönelim ve diğer özellikler dahil) bireylerin işgücü piyasasında karşılaştığı durumlar üzerinde önemli etkilere sebep olabileceğine de dikkat çekmek isteriz.
Pek çok ülkede cinsiyetler arası ücret farkının en belirgin olduğu işler arasında, kadınların hâlâ yeterince temsil edilmediği yüksek vasıflı meslekler ve Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) alanındaki işler yer almaktadır. Örneğin, verilerin mevcut olduğu son yılda, ülkelerin yüzde 80’inden fazlasında bilim, mühendislik ve sağlık alanındaki mesleklerde cinsiyetler arasında en az yüzde 5’lik bir ücret farkı olduğu görülmektedir. Bilim ve mühendislik alanındaki mesleklerde dört ülkeden birinde, sağlık alanındaki işlerde ise üç ülkeden birinde cinsiyete dayalı ücret farkı çok fazladır (yüzde 25'in üzerinde). Sağlık çalışanları arasındaki cinsiyetler arası ücret farklarının büyük olması, sağlık ve bakım sektöründeki cinsiyetler arası ücret farklarının diğer sektörlere kıyasla ve özellikle mesleki kategoriler bazında daha büyük olma eğiliminde olduğu ve kadınların çalışmalarına özellikle kadın çalışanların ağırlıklı olduğu mesleklerde yeterince değer verilmediği yönündeki tespitlerle tutarlıdır. Benzer şekilde, verilerin mevcut olduğu ülkelerin yaklaşık dörtte üçünde bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) sektörü çalışanları arasındaki cinsiyetler arası ücret farkı en az yüzde 5 düzeyindedir ve ülkelerin yüzde 17’sinde, cinsiyetler arası ücret farkı çok yüksektir (yüzde 25’ten fazladır). Ayrıca, bilim ve mühendislik alanlarındaki yardımcı profesyoneller arasında neredeyse dört ülkeden üçünde ücret farkı vardır ve bu fark ülkelerin yaklaşık yüzde 40'ında çok büyüktür.
Çoğu ülkede (yani ülkelerin yüzde 70'inden fazlasında) cinsiyetler arası ücret farkı bulunan diğer gruplar arasında kişisel bakım çalışanlarının ("hizmet ve satış alanında çalışanlar" başlıklı meslek grubu içinde yer almaktadırlar) yanı sıra, inşaat işlerinde ve inşaatla ilgili diğer işlerde çalışanlar; metal ve makine sektörlerinde ve bu sektörlerle ilgili işlerde çalışanlar; el sanatları ve matbaa işçileri ("zanaat ve ilgili alanlarda çalışanlar" başlıklı meslek grubunda yer almaktadırlar); sabit tesis ve makine operatörleri; ve hatta sokakta çalışanlar ve ilgili satış ve hizmet çalışanları gibi düşük vasıflı çalışanlar yer almaktadır.
Bu mesleklerde çoğu ülkede cinsiyetler arası ücret farkı bulunmakla birlikte, farkın büyüklüğü bölgesel değişiklikler göstermektedir. Bölgeler özelinde, genellikle Avrupa ve Orta Asya’daki ülkelerle Asya-Pasifik bölgesindeki ülkeler arasında belirgin farklılıklar bulunmasına rağmen, pek çok meslekte kadın ve erkekler arasındaki saatlik ücret farkı diğer bölgelere (Afrika ve Amerika kıtaları ve Arap Devletleri) kıyasla daha düşük olma eğilimindedir.
Zaman içindeki değişimlere bakıldığında, verilerin mevcut olduğu ülkelerin pek çoğunda, 2001-2022 döneminde en az iki yıl boyunca mesleğe bağlı olarak cinsiyetler arası ücret farkları artmış veya aynı düzeyde kalmıştır. Örneğin, verilerin mevcut olduğu ülkelerin %60’ından fazlasında, yukarıda bahsi geçen Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) alanındaki işlerde BİT profesyonelleri ve teknisyenleri arasındaki cinsiyetler arası ücret farkı artmış veya aynı düzeyde kalmıştır (2 yüzde puandan daha az azalmıştır). Diğer yandan, bilim ve mühendislik alanında ülkelerin %58’inde, sağlık alanında ise ülkelerin %47’sinde benzer bir durum yaşanmıştır.
Fakat, tüm bu ülkelerde, 25 yaş ve üzeri (Tayland’da 30 ve üzeri) işçilere bakıldığında cinsiyetler arası ücret farkı tersine dönmektedir. Ücret farkındaki bu tersine dönüş, Amerika Birleşik Devletleri, İşgal Altındaki Filistin Toprakları, Kolombiya, Lübnan ve Meksika’daki sağlık profesyonellerine bakıldığında da açıkça görülmektedir. Verilerin mevcut olduğu diğer bazı ülkelerde ise, sağlık profesyoneli olarak çalışan genç erkekler, aynı meslekte çalışan kadınlara göre ortalama olarak daha fazla kazanmakta, ancak zaman içinde yaş arttıkça ücret farkı da artmaktadır.
Bu tür bulgular pek çok faktörle açıklanabilir. Örneğin, genç kadınların işgücü piyasasına katılma kararı vermesi için tercih edeceği en düşük ücret, pek çok ülkede, özellikle de genç kadınların işgücüne katılımının çok düşük olduğu yerlerde, genç erkeklerinkinden daha yüksek olabilir. Bakım sorumlulukları da dahil olmak üzere sosyal ve kültürel faktörler, genç kadınların ücretler ve çalışma koşulları açısından belirli standartları karşılamayan işlere girmesini engelliyor veya onları caydırıyor olabilir.
Fakat burada asıl sorulması gereken ilginç soru şu: “Ücret farkları neden yaşla birlikte artıyor?” veya diğer bir deyişle, “Aynı yaş grubundaki erkeklerle karşılaştırıldığında kadınların ücretinin artmasını ve kariyerlerinde ilerlemesini engelleyen nedir?” Karşılaştırmayı saatlik ücretler bazında yaptığımız göz önünde bulundurulduğunda, yetişkin kadınlarla erkekler arasındaki çalışma süresi farklılıklarının (örneğin aile sorumlulukları nedeniyle), ücret farklarını açıklayabilecek bir faktör olmadığı açıktır. Bunun istisnası, aile sorumluluklarının eşit paylaşılmadığı hallerde, kadınların saatlik ücretlerin daha düşük olabileceği yarı zamanlı işlerde fazla temsil edildiği, erkeklerin ise fazla mesai yapmaya daha uygun olduğu ve fazladan çalışılan bu ek saatlerin ücretinin daha fazla olduğu durumlarda görülebilir. Bununla birlikte, kadınların çalışma hayatlarındaki kesintilerin (çoğunlukla çocuk doğurma ve bakım görevleriyle bağlantılı olarak), aynı yaş grubundaki erkeklere kıyasla daha az deneyim biriktirebilmelerine ve kariyerlerinde daha yavaş ilerleyebilmelerine yol açması da açıklayıcı bir faktör olabilir. Araştırmalar, “annelik ücret farkının” (anneler ile anne olmayanlar arasındaki ücret farkı olarak tanımlanır) bazı ülkelerde oldukça yüksek olabileceğini ve anneliğin “bir kadının tüm hayatı boyunca devam edebilecek bir ücret cezasını beraberinde getirebileceğini, babalığın ise ısrarla ücret artışıyla ödüllendirildiğini” göstermektedir. Bir başka açıklayıcı faktör de tabii ki, kadınların kariyerlerinde ilerlerken erkeklere göre daha büyük engellerle karşılaşması durumuna verilen isim olan “cam tavanlar”ın varlığıdır. Bu zorluklar nedeniyle, aynı mesleki unvanlara sahip olsalar (aynı meslek grubu altında sınıflandırılmış olsalar) bile, kadınların aynı yaştaki erkeklere kıyasla üst düzey pozisyonlarda yer alma olasılığı daha düşüktür.
Konu hakkında yararlanılabilecek çok çeşitli kaynaklar mevcuttur. Bunlar arasında, uluslararası araçlar olan ILO’nun 111 No’lu Ayrımcılık (İş ve Meslek) Sözleşmesi (1958), 100 No’lu Eşit Ücret Sözleşmesi (1951), 156 No’lu Aile Sorumlulukları Olan İşçiler Sözleşmesi (1981), 183 No’lu Anneliğin Korunması Sözleşmesi (2000) ve 190 No’lu Şiddet ve Taciz Sözleşmesi (2019) sayılabilir. Örnek teşkil eden politika tedbirleri ve önemli girişimler ile ilgili olarak yararlanılabilecek pek çok başka kaynak da mevcuttur. Örneğin: ILO’nun Küresel Bakım Politikası Portalı, ILO’nun cinsiyetler arası ücret farkı ile ilgili web sayfası (Üye Devletlere, cinsiyetler arası ücret farklarını azaltma ve ortadan kaldırma konusunda destek sağlayan araçlar sunmaktadır), Uluslararası Eşit Ücret Koalisyonu (EPIC). Ve bu konuda hiçbir mazeret kabul edilemez. Eşit İşe Eşit Ücret talep ediyoruz! Çünkü yıl 2023.
Verilerin mevcut olduğu son yılda, üst ve orta kademe yönetim pozisyonlarındaki kadınların oranı (Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamındaki 5.5.2 no’lu Gösterge), dünya genelindeki tüm ülkelerin yarısında yüzde 35'in altındaydı. Erkekler, çoğu ülkede ve neredeyse tüm sektörlerde, istihdamda mesleğe göre cinsiyet ayrımının devam etmesi, annelik nedeniyle kadınların çalışma hayatında meydana gelen aksamalar, aile ve bakım sorumluluklarının eşit olmayan şekilde paylaşılması ve adil olmayan ücret uygulamaları gibi çeşitli faktörler nedeniyle hâlâ kadınlardan daha fazla kazanmaktaydı. Bu blog için, zamanımızda büyük bir sosyal adaletsizlik teşkil eden cinsiyetler arası ücret eşitsizliği konusunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla ILO'nun Uyumlaştırılmış Mikro Veri Seti derinlemesine incelenmiştir.
Sektörler ve meslekler bazında cinsiyetler arası ücret farkları varlığını koruyor
Özellikle bazı ekonomik faaliyetlerde daha belirgin olan cinsiyet ayrımı, ücret farklılıklarına da yansımaktadır. Örneğin, hava taşımacılığı sektörü, saatlik ücretlerde cinsiyetler arası farkın büyük olduğu bir sektördür; çünkü sektördeki kadınların diğer sektörlere kıyasla çok daha büyük bir kısmı satış ve hizmet bölümlerinde istihdam edilmekte olup erkekler daha ziyade yönetim kademelerinde, profesyonel yetkinlik gerektiren işlerde ve pilotluk gibi uzmanlık gerektiren işlerde çalışmaktadır. Diğer taraftan, inşaat sektörünün “özel inşaat faaliyetleri” segmentinde kazanç farklılıkları daha az belirgindir; hatta birçok ülkede kadınlar “bina inşaatı” segmentinde ortalama olarak erkeklerden daha fazla kazanmaktadır. Bunun nedeni, kadınların inşaat sektöründeki işgücünün çok küçük bir kısmını oluşturması; sektörde çalışan kadınların profesyonel yetkinliğe sahip olma ihtimalinin erkeklere kıyasla yüksek olması; ve erkeklerin yarı vasıflı ve düşük vasıflı işlerde çalışma ihtimalinin çok daha yüksek olmasıdır.Mesleki ayrımcılığın etkisini ve çalışma süresi bakımından kadın ile erkek arasındaki olası farklılıkları ortaya koyabilmek için, bu analizde cinsiyete dayalı ücret farkını erkek ve kadınların saatlik ücretleri arasındaki fark olarak tanımladık ve bu farkı, belirli bir meslek veya meslek grubundaki erkeklerin saatlik ücretinin yüzdesi olarak ifade ettik. İşgücü piyasasındaki ayrımcılığın daha geniş kapsamlı olmasına ve iş ve işyeri özelliklerine ilişkin faktörlerin (örneğin, kayıt dışı istihdamda veya mikro ve küçük işletmelerde veya geçici sözleşmelerle veya yarı zamanlı çalışan kadınların payının erkeklere kıyasla daha büyük olması) aynı işi yapan kişiler arasındaki ücret farkı üzerinde etkili olduğunu belirtmekte yarar vardır. Ayrıca, bu analizde cinsiyetler arası ücret farklarına odaklanmakla birlikte, kesişen özelliklerin (ırk, etnik köken, göç durumu, engellilik durumu, cinsel yönelim ve diğer özellikler dahil) bireylerin işgücü piyasasında karşılaştığı durumlar üzerinde önemli etkilere sebep olabileceğine de dikkat çekmek isteriz.
Pek çok ülkede cinsiyetler arası ücret farkının en belirgin olduğu işler arasında, kadınların hâlâ yeterince temsil edilmediği yüksek vasıflı meslekler ve Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) alanındaki işler yer almaktadır. Örneğin, verilerin mevcut olduğu son yılda, ülkelerin yüzde 80’inden fazlasında bilim, mühendislik ve sağlık alanındaki mesleklerde cinsiyetler arasında en az yüzde 5’lik bir ücret farkı olduğu görülmektedir. Bilim ve mühendislik alanındaki mesleklerde dört ülkeden birinde, sağlık alanındaki işlerde ise üç ülkeden birinde cinsiyete dayalı ücret farkı çok fazladır (yüzde 25'in üzerinde). Sağlık çalışanları arasındaki cinsiyetler arası ücret farklarının büyük olması, sağlık ve bakım sektöründeki cinsiyetler arası ücret farklarının diğer sektörlere kıyasla ve özellikle mesleki kategoriler bazında daha büyük olma eğiliminde olduğu ve kadınların çalışmalarına özellikle kadın çalışanların ağırlıklı olduğu mesleklerde yeterince değer verilmediği yönündeki tespitlerle tutarlıdır. Benzer şekilde, verilerin mevcut olduğu ülkelerin yaklaşık dörtte üçünde bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) sektörü çalışanları arasındaki cinsiyetler arası ücret farkı en az yüzde 5 düzeyindedir ve ülkelerin yüzde 17’sinde, cinsiyetler arası ücret farkı çok yüksektir (yüzde 25’ten fazladır). Ayrıca, bilim ve mühendislik alanlarındaki yardımcı profesyoneller arasında neredeyse dört ülkeden üçünde ücret farkı vardır ve bu fark ülkelerin yaklaşık yüzde 40'ında çok büyüktür.
Çoğu ülkede (yani ülkelerin yüzde 70'inden fazlasında) cinsiyetler arası ücret farkı bulunan diğer gruplar arasında kişisel bakım çalışanlarının ("hizmet ve satış alanında çalışanlar" başlıklı meslek grubu içinde yer almaktadırlar) yanı sıra, inşaat işlerinde ve inşaatla ilgili diğer işlerde çalışanlar; metal ve makine sektörlerinde ve bu sektörlerle ilgili işlerde çalışanlar; el sanatları ve matbaa işçileri ("zanaat ve ilgili alanlarda çalışanlar" başlıklı meslek grubunda yer almaktadırlar); sabit tesis ve makine operatörleri; ve hatta sokakta çalışanlar ve ilgili satış ve hizmet çalışanları gibi düşük vasıflı çalışanlar yer almaktadır.
Bu mesleklerde çoğu ülkede cinsiyetler arası ücret farkı bulunmakla birlikte, farkın büyüklüğü bölgesel değişiklikler göstermektedir. Bölgeler özelinde, genellikle Avrupa ve Orta Asya’daki ülkelerle Asya-Pasifik bölgesindeki ülkeler arasında belirgin farklılıklar bulunmasına rağmen, pek çok meslekte kadın ve erkekler arasındaki saatlik ücret farkı diğer bölgelere (Afrika ve Amerika kıtaları ve Arap Devletleri) kıyasla daha düşük olma eğilimindedir.
Zaman içindeki değişimlere bakıldığında, verilerin mevcut olduğu ülkelerin pek çoğunda, 2001-2022 döneminde en az iki yıl boyunca mesleğe bağlı olarak cinsiyetler arası ücret farkları artmış veya aynı düzeyde kalmıştır. Örneğin, verilerin mevcut olduğu ülkelerin %60’ından fazlasında, yukarıda bahsi geçen Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) alanındaki işlerde BİT profesyonelleri ve teknisyenleri arasındaki cinsiyetler arası ücret farkı artmış veya aynı düzeyde kalmıştır (2 yüzde puandan daha az azalmıştır). Diğer yandan, bilim ve mühendislik alanında ülkelerin %58’inde, sağlık alanında ise ülkelerin %47’sinde benzer bir durum yaşanmıştır.
Cinsiyetler arası ücret farkları eğitime erişimdeki farklarla açıklanamıyor
Meslekler arasında belli düzeyde bir beceri uyumsuzluğu olduğu ve dünyanın birçok yerinde kadınların eğitim konusunda erkeklere göre daha büyük engellerle karşı karşıya olduğu varsayımına dayanarak, cinsiyetler arası ücret farkı kadınlar ve erkeklerin eğitime erişim düzeylerindeki farklılıklara atfedilebilir mi? En azından eldeki veriler bu hipotezi desteklemiyor. Örneğin, cinsiyetler arasındaki ücret farkları (burada verilerin mevcut olduğu ülke sayısını artırmak amacıyla, istisnai olarak aylık kazançlar kullanılarak ve geniş yelpazedeki bir meslek grubu düzeyinde ölçülmüştür) çoğu ülkede, aynı eğitim düzeyindeki profesyoneller arasında bile ciddi seviyelerdedir. Burada gösterildiği gibi, eğitim düzeyi orta veya ileri olan kadın profesyoneller, eğitim açısından aynı niteliklere sahip erkeklerden ortalama olarak daha az kazanma eğilimindedir. Yalnız, bu bulgu (çoğu ülkede, aynı eğitim düzeyindeki kadın ve erkekler arasında ücret farkları olduğu), yalnızca profesyonel meslekler için değil, diğer meslek grupları için de geçerlidir. Veri mevcudiyeti meselesi meslek kategorilerini ancak genel düzeyde ele almamıza izin verse de, yani cinsiyetler arası ücret farklarının bir kısmının örneğin bu gruplardaki kadınların belirli mesleklerde yoğunlaşmış olmasından kaynaklı olabileceğini göz ardı etse de, grupların oluşturulmasıyla ilgili bu tür faktörleri elimine eden başka analizlerde de, cinsiyetler arası ücret farklarının pek çok ülkedeki asıl sebebinin eğitim düzeyi olmadığı teyit edilmiştir. Yakın zamanda hazırlanan bir ILO raporunda, pek çok ülkede kadınların aynı meslek kategorisindeki erkeklerden daha yüksek eğitim düzeyine sahip olsalar bile, yine de daha düşük ücret aldıkları ortaya koyulmuştur. Bu da, eğitimin getirisinin erkeklere kıyasla kadınlar için daha düşük olduğuna işaret etmektedir.Cinsiyetler arası ücret farkları ve kadınların iş deneyimi süreleri
Bir başka ilginç bulgu da, cinsiyetler arası ücret farklarının genellikle kadınların iş deneyimi arttıkça azalmadığı, hatta sıklıkla arttığı yönündedir. Yukarıda bahsi geçen Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) alanındaki işler de dahil olmak üzere birçok profesyonel meslekte, 20-24 yaş arası genç işçiler (profesyonel mesleklerde 20 yaşın altında çok az işçi olduğu için) arasındaki cinsiyetler arası ücret farkının pek çok ülkede daha düşük, hatta bazı ülkelerde negatif olduğu görülmektedir. Ancak bu durum, daha ileri yaş gruplarına doğru gidildikçe birden tersine dönmektedir. Örneğin, Birleşik Krallık, Filipinler, Fransa, Lübnan, Şili ve Tayland’ın da aralarında bulunduğu birçok ülkede, bilim ve mühendislik alanındaki genç kadın profesyoneller, aynı mesleği icra eden genç erkeklerden daha fazla kazanmaktadır.Fakat, tüm bu ülkelerde, 25 yaş ve üzeri (Tayland’da 30 ve üzeri) işçilere bakıldığında cinsiyetler arası ücret farkı tersine dönmektedir. Ücret farkındaki bu tersine dönüş, Amerika Birleşik Devletleri, İşgal Altındaki Filistin Toprakları, Kolombiya, Lübnan ve Meksika’daki sağlık profesyonellerine bakıldığında da açıkça görülmektedir. Verilerin mevcut olduğu diğer bazı ülkelerde ise, sağlık profesyoneli olarak çalışan genç erkekler, aynı meslekte çalışan kadınlara göre ortalama olarak daha fazla kazanmakta, ancak zaman içinde yaş arttıkça ücret farkı da artmaktadır.
Bu tür bulgular pek çok faktörle açıklanabilir. Örneğin, genç kadınların işgücü piyasasına katılma kararı vermesi için tercih edeceği en düşük ücret, pek çok ülkede, özellikle de genç kadınların işgücüne katılımının çok düşük olduğu yerlerde, genç erkeklerinkinden daha yüksek olabilir. Bakım sorumlulukları da dahil olmak üzere sosyal ve kültürel faktörler, genç kadınların ücretler ve çalışma koşulları açısından belirli standartları karşılamayan işlere girmesini engelliyor veya onları caydırıyor olabilir.
Fakat burada asıl sorulması gereken ilginç soru şu: “Ücret farkları neden yaşla birlikte artıyor?” veya diğer bir deyişle, “Aynı yaş grubundaki erkeklerle karşılaştırıldığında kadınların ücretinin artmasını ve kariyerlerinde ilerlemesini engelleyen nedir?” Karşılaştırmayı saatlik ücretler bazında yaptığımız göz önünde bulundurulduğunda, yetişkin kadınlarla erkekler arasındaki çalışma süresi farklılıklarının (örneğin aile sorumlulukları nedeniyle), ücret farklarını açıklayabilecek bir faktör olmadığı açıktır. Bunun istisnası, aile sorumluluklarının eşit paylaşılmadığı hallerde, kadınların saatlik ücretlerin daha düşük olabileceği yarı zamanlı işlerde fazla temsil edildiği, erkeklerin ise fazla mesai yapmaya daha uygun olduğu ve fazladan çalışılan bu ek saatlerin ücretinin daha fazla olduğu durumlarda görülebilir. Bununla birlikte, kadınların çalışma hayatlarındaki kesintilerin (çoğunlukla çocuk doğurma ve bakım görevleriyle bağlantılı olarak), aynı yaş grubundaki erkeklere kıyasla daha az deneyim biriktirebilmelerine ve kariyerlerinde daha yavaş ilerleyebilmelerine yol açması da açıklayıcı bir faktör olabilir. Araştırmalar, “annelik ücret farkının” (anneler ile anne olmayanlar arasındaki ücret farkı olarak tanımlanır) bazı ülkelerde oldukça yüksek olabileceğini ve anneliğin “bir kadının tüm hayatı boyunca devam edebilecek bir ücret cezasını beraberinde getirebileceğini, babalığın ise ısrarla ücret artışıyla ödüllendirildiğini” göstermektedir. Bir başka açıklayıcı faktör de tabii ki, kadınların kariyerlerinde ilerlerken erkeklere göre daha büyük engellerle karşılaşması durumuna verilen isim olan “cam tavanlar”ın varlığıdır. Bu zorluklar nedeniyle, aynı mesleki unvanlara sahip olsalar (aynı meslek grubu altında sınıflandırılmış olsalar) bile, kadınların aynı yaştaki erkeklere kıyasla üst düzey pozisyonlarda yer alma olasılığı daha düşüktür.
Neler yapılabilir?
Bu bulgular, bir miktar ilerleme kaydedilmiş olsa da, 5 No’lu Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine (toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve tüm kadınlar ile kız çocuklarının güçlendirilmesi) ve 8.5 No’lu Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine (gençler ve engeli olan kişiler de dahil olmak üzere tüm kadın ve erkekler için tam ve üretken istihdama ve insana yakışır işlere erişimin sağlanması ve eşit işe eşit ücret ilkesinin tam olarak benimsenmesi) ulaşılabilmesi için atılması gereken adımların hâlâ oldukça fazla olduğunu göstermektedir. Kadınların işgücüne katılımını teşvik etmeyi, toplumsal cinsiyet ayrımcılığını ele almayı, kadınların yönetici pozisyonlarda ve Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) alanındaki işlerde daha çok yer almasını sağlamayı, ve kariyer ilerlemesi de dahil olmak üzere ayrımcı istihdam ve ücret uygulamalarını ele almayı amaçlayan politikalara (örneğin ücretlerin şeffaflığını sağlayacak düzenlemeler ve eşit işe eşit ücret ilke ve kanunları yoluyla) ve hükümetlerin ve işverenlerin birbiriyle uyumlu olarak gerçekleştireceği eylemlere ihtiyaç vardır. Faydalı olabilecek diğer politika ve uygulamalar arasında, kadınların güvenliğinin ve sağlığının korunması ve her türlü ayrımcılığın, şiddetin, cinsel veya ahlaki tacizin önlenmesi; bakım politikalarına yatırım yapılması ve ortak bakım sorumluluklarının teşvik edilmesi; ve kadınların hayatlarının her aşamasında yeterli sosyal korumaya erişiminin sağlanması (bu husus, kariyerlerindeki aksaklıkların azaltılması açısından temel önem taşımaktadır) sayılabilir.Konu hakkında yararlanılabilecek çok çeşitli kaynaklar mevcuttur. Bunlar arasında, uluslararası araçlar olan ILO’nun 111 No’lu Ayrımcılık (İş ve Meslek) Sözleşmesi (1958), 100 No’lu Eşit Ücret Sözleşmesi (1951), 156 No’lu Aile Sorumlulukları Olan İşçiler Sözleşmesi (1981), 183 No’lu Anneliğin Korunması Sözleşmesi (2000) ve 190 No’lu Şiddet ve Taciz Sözleşmesi (2019) sayılabilir. Örnek teşkil eden politika tedbirleri ve önemli girişimler ile ilgili olarak yararlanılabilecek pek çok başka kaynak da mevcuttur. Örneğin: ILO’nun Küresel Bakım Politikası Portalı, ILO’nun cinsiyetler arası ücret farkı ile ilgili web sayfası (Üye Devletlere, cinsiyetler arası ücret farklarını azaltma ve ortadan kaldırma konusunda destek sağlayan araçlar sunmaktadır), Uluslararası Eşit Ücret Koalisyonu (EPIC). Ve bu konuda hiçbir mazeret kabul edilemez. Eşit İşe Eşit Ücret talep ediyoruz! Çünkü yıl 2023.
Yazar
Souleima El Achkar Souleima, beceri geliştirme sistemleri konusunda uzmanlığa sahip bir ekonomist ve işgücü piyasası bilgi uzmanıdır. 2010 yılından bu yana ILO, Asya Kalkınma Bankası ve Dünya Bankası için çeşitli projelerde danışman olarak çalışmaktadır. Tüm gönderileri görüntüle |