Blog

Çevrimiçi öğrenme ve beceri eğitimine geçiş bir yandan istikbal vaad ederken diğer yandan kaygılandırıcı işaretler veriyor

12 Mayıs 2020

Jeannette Sanchez, İletişim Görevlisi, İstihdam Politikası Departmanı
COVID-19 pandemisi, uzaktan öğretim, eğitim ve e-öğrenmeye geçişi aniden hızlandırdı. Kriz nedeniyle, öğrenme ve beceri geliştirmeyi sürekli kılan çevrimiçi platform ve araçlara büyük bir kitlesel geçiş oldu. Bu araçlar ise bir taraftan istikbal vaad ederken diğer taraftan kaygılandırıcı işaretler veriyor.

Bu işaretlerden biri de şu ki; dijital öğrenmenin, erişimde daha fazla hakkaniyet sağladığı çok söylense de, çevrimiçi platformlara erişim her zaman eşit kalitede öğrenmeyi beraberinde getirmiyor. Örneğin kadınlar, pandemi esnasında çocuk bakımı veya evde yardım olmaması nedeniyle, uzaktan eğitim kullanımından orantısız biçimde mahrum kalıyor.

Bu ifadeler, ILO Beceri ve İstihdam Edilebilirlik Birimi’nin, Küresel İstihdam Becerileri Bilgi Paylaşım Platformu üzerinden düzenlediği “COVID-19 ortamında çevrimiçi öğrenme ve beceri geliştirmenin sürdürülmesi” konulu e-tartışmada ulaşılan başlıca sonuçların bazılarını ortaya koyuyor.

İki hafta boyunca, dünyanın her yerinden uygulamacılar, eğitim kurumlarının temsilcileri, politika belirleyiciler çevrimiçi tartışmaya katıldılar ve pandeminin etkileri hakkında deneyimlerini paylaştılar, öğretim ve eğitim alanında ortaya çıkan zorlukları vurguladılar, çözüm önerileri getirdiler.

Zorluklar arasında şunlar var: Öğretmenlerin çevrimiçi ders verecek şekilde eğitimli ve hazırlıklı olmaması; Teknik ve Mesleki Eğitim Programı (MTEP) müfredatı ve eğitiminin çevrimiçi formatlara uyarlanmasında yaşanan zorluklar; öğrenme veya eğitimi yürütmek için internet veya BİT (Bilgi ve İletişim Teknolojileri) donanımına erişim yetersizliği; stajyerlerin değerlendirme için hazır olması ancak COVID-19 nedeniyle değerlendirme yapılamaması; öğrencilerin çevrimiçi platformlara aşina olmamaları nedeniyle eğitimlerine devam etmek için gereken kaynaklara erişememeleri.

Bu zorluklara rağmen öğrenciler, stajyerler, MTEP sağlayıcıları ve politika belirleyiciler, kriz döneminde öğrenme ve beceri edinme söz konusu olduğunda, ihtiyaç duyulan önemli değişiklikleri yapıyor.

Örneğin Uruguay’da, INEFOP (Ulusal İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurumu), uzaktan ve yarı zaman devamlı çalışmak isteyen kurumlardan teklif isteyen bir beklenmedik durum planı geliştirdi. Buna dayanarak, yüzyüze öğretimden çevrimiçi formata geçiş metodolojisini incelemek üzere bir tablo oluşturuldu.

Bangladeş’te, ILO ve hükümetin ortak girişimi olan Skill 21 projesi, ülkede MTEP sektörü için ilk çevrimiçi öğrenme yönetimi platformu olacak bir e-yerleşke geliştiriyor.

İngiltere’de, Eğitim ve Beceri Finansman Ajansı (ESFA), stajyerlerin, COVID-19 nedeniyle ara vermek zorunda kalsalar dahi, mümkün olan her durumda, stajyerlik eğitimine devam etmeleri ve tamamlamalarını sağlamaya yönelik önlemler alıyor.

Yeni ortaklık biçimleri de ortaya çıkıyor. Örneğin Suriye’de, kalkınma yardım örgütü olan IECD ile kurulan ortaklık, e-öğrenmeyi de kapsayacak biçimde, inşaat, tarım ve.imalat sektörlerindeki güncel eğitim programlarının videolarının üretilmesi amacıyla yeniden yapılandırılıyor.

Gelecekte, bu pandemi esnasında uzaktan eğitim yoluyla edinilebilecek ve güçlendirilebilecek beceriler, gelecek nesiller için çalışma yaşamını değiştirebilir.

Kısa vadede ise, COVID-19 sonrasında sektörün ve işverenlerin insanları hızlı biçimde işe geri almaları için gereken “yeni” becerileri düşünmemiz gerekiyor. Bunlar, kısa kurslar ve/veya hedefli beceri setlerini kapsayabilir. Uzun vadede, uzaktan çalışacak işçilerin işe alınması daha yaygın hale gelebilir.

Bariz olan bir şey var: Krizden çıktığımızda, becerilerin daha sağlam biçimde geçerlilik kazanmasını sağlamak için, hayat boyu öğrenme kavramında enformel eğitime ayrıcalıklı yer verilmesi kritik önem taşıyacak.

Ilgili içerik

COVID-19 ve Çalışma Yaşamı

COVID-19 ve Çalışma Yaşamı