Yenilenebilir Enerji Alanındaki İstihdam Son On Yılda Neredeyse İkiye Katladı: 2022'de 13,7 Milyona Yükseldi

Yeni yayınlanan bir rapora göre, krizlere ve zorluklara rağmen istihdam artıyor ve sanayi politikalarından daha fazla yararlanarak yerelleştirilmiş tedarik zincirleri yaratmak mümkün.

Haberler | 29 Eylül 2023 Cuma
© Bureau of Land Management Nevada
ABU DHABI/CENEVRE (ILO Haber) - Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayınlanan yeni bir rapora göre, yenilenebilir enerji alanındaki küresel istihdam, 2021’deki seviyesine kıyasla 1 milyon artarak 2022'de 13,7 milyona ulaştı; bu rakam 2012'de 7,3 milyon düzeyindeydi.

Yenilenebilir Enerji ve İstihdam: Yıllık İnceleme 2023 raporunun onuncu baskısı, IRENA ve ILO arasında devam eden işbirliğinin bir ürünü.

Yenilenebilir enerjinin giderek daha fazla yatırım çektiğinin ve giderek daha fazla ülkede istihdam yaratılmasına vesile olduğunun ortaya koyulduğu rapora göre, önceki yıllarda olduğu gibi işlerin çoğu belirli birkaç ülkede, özellikle de küresel toplamın yüzde 41'ini oluşturan Çin'de yoğunlaşmış durumda. Çin’in ardından gelen ülkeler ise Brezilya, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Hindistan ve Amerika Birleşik Devletleri. Dünyadaki toplam kapasite kurulumunun büyük kısmını temsil eden bu ülkeler, ekipman imalatı, mühendislik ve ilgili hizmetler alanlarında kilit rol oynuyor.

Yıllık İnceleme raporu, 2022'de en büyük istihdam sağlayan sektörün yine fotovoltaik (PV) solar sistemler sektörü olduğunu ve bu alanda, yenilenebilir enerji sektöründeki toplam iş gücünün üçte birinden fazlasına karşılık gelen 4,9 milyon iş yaratıldığını ortaya koyuyor. Raporda ayrıca, hidroelektrik ve biyoyakıt sektörlerinde her biri yaklaşık 2,5 milyon olmak üzere 2021'dekine benzer sayıda istihdam rakamlarının görüldüğü, bu sektörlerin ardından 1,4 milyon işle rüzgar enerjisinin geldiği ifade ediliyor.

IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera, konuyla ilgili gözlemlerini şöyle aktardı: “2022, birçok zorluğa rağmen yenilenebilir enerji alanındaki iş olanakları bakımından öne çıkan bir yıldı. Milyonlarca yeni iş yaratmak, enerji geçiş teknolojilerine çok daha hızlı yatırım yapılmasını gerektirecek. Bu ayın başında G20 liderleri, COP28 (UNFCCC Tarafları Konferansı) öncesindeki tavsiyelerimiz doğrultusunda küresel yenilenebilir enerji kapasitesini 2030 yılına kadar üç katına çıkarma çabalarını hızlandırma konusunda anlaştılar. Tüm politika yapıcılara, bu ivmeyi, ihtiyaç duyulan sistemik değişimi yönlendirecek iddialı politikalar benimsemek için bir fırsat olarak görmeler, ve bundan yararlanmaları için çağrıda bulunuyorum.”

ILO Genel Direktörü Gilbert F. Houngbo ise şunları söyledi: “Bu karmaşık geçişler sırasında herkes için tam, üretken ve özgürce seçilmiş istihdam, sosyal katılım ve insana yakışır iş olanakları sağlamaya yönelik önemli fırsatları yakalayabilmek için, kapsayıcı makroekonomik büyüme, sürdürülebilir işletmeler, beceri geliştirme, diğer aktif işgücü piyasası müdahaleleri, sosyal koruma, iş sağlığı ve güvenliği hakları ve işyerindeki diğer haklar ile ilgili özel politikaların geliştirilmesi ve uygulanması; ve sosyal diyalog yoluyla yeni çözümler bulunması gerekiyor.”

İşlerin niceliği kadar niteliğinin de önemli olduğu belirtilen rapora göre, sosyal adaleti geliştirmek için, daha temiz bir enerji geleceğine geçişin herkes için, yani işçiler, işletmeler ve topluluklar için, adil ve kapsayıcı olması gerekiyor. Bu nedenle ücretler, iş sağlığı ve güvenliği ve çalışma hakları konularına odaklanan ve etkili sosyal diyaloğa dayanan tutarlı ve entegre çerçeveler oluşturulmasının şart olduğu belirtiliyor. Raporda ayrıca, devletlerin ve diğer paydaşların adil bir geçişi desteklemeye yönelik politika oluştururken ve eylemde bulunurken faydalanabileceği önemli kaynaklardan biri olarak ILO'nun Çevresel Açıdan Sürdürülebilir Ekonomilere ve Toplumlara Adil Geçiş Rehberine atıfta bulunuluyor.

Enerji geçiş sürecinin adil ve kapsayıcı olabilmesi için, işgücünü oluşturan kişilerin gelişimi ve çeşitliliği de gözetmelidir. Raporda gençler, azınlıklar ve dışlanmış gruplar için eğitim ve öğretim olanaklarının genişletilmesi ve kariyer fırsatlarının artırılması gerektiğinin altı çiziliyor ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda da ilerleme sağlanması gerektiği belirtiliyor. Günümüzde, yenilenebilir enerji sektöründeki işlerin erkekler ve kadınlar arasındaki dağılımı eşit değil. Diğer sektörlere kıyasla en iyi cinsiyet dengesine sahip sektör, işlerin yüzde 40'ında kadınların çalıştığı güneş enerjisi teknolojileri sektörü.

Pek çok ülke, uygun sanayi politikalarının desteğiyle tedarik zincirlerini yerelleştirmeye ve yurt içinde istihdam yaratmaya giderek daha fazla ilgi gösteriyor. Bu ilgi artışı, enerji arzı güvensizliğini azaltma arzusuna yönelik çabalara paralel olarak ortaya çıkmış durumda. Çin, birkaç yıldır çeşitli sektörlere yönelik sanayi politikalarını başarıyla uyguluyor. Yakın zamanda, AB, Hindistan, Japonya, Güney Afrika ve ABD yerli üretimi teşvik edecek girişimlerde bulunduğunu duyurdu. Ancak başarılı bir enerji geçiş sürecini hedefleyen ülkelerin, yerelleştirme konusundaki çabalarını, sürekliliği olacak küresel işbirliği olanaklarıyla birleştirmenin yollarını bulması gerekecek.



Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Hakkında
IRENA, ülkeleri sürdürülebilir bir enerji geleceğine geçişlerinde destekleyen, uluslararası işbirliği için temel platform niteliğinde olan, mükemmeliyet merkezi olarak faaliyet gösteren, ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin politika, teknoloji, kaynak ve finansal bilgilerin depolandığı, küresel enerji dönüşümünde lider hükümetlerarası kuruluştur. 169 Üyesinin (168 Devlet ve Avrupa Birliği) yanı sıra, üyelik süreci devam eden ancak aktif katılım gösteren 15 ek ülke ile birlikte IRENA, sürdürülebilir kalkınma, enerjiye erişim, enerji güvenliği ve düşük karbonlu ekonomik büyüme ve refah hedefleri doğrultusunda, her türlü yenilenebilir enerjinin yaygın olarak benimsenmesini ve sürdürülebilir kullanımını teşvik etmektedir.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Hakkında
Uluslararası Çalışma Örgütü, Birleşmiş Milletlerin çalışma dünyasına yönelik kuruluşudur. İstihdam yaratma, çalışma hakları, sosyal koruma ve sosyal diyalog yoluyla istihdamın geleceğine insan odaklı bir yaklaşım getirmek amacıyla devletleri, işverenleri ve işçileri bir araya getiriyoruz.