Guy Ryder’ın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Mesajı

Haberler | 01 Mayıs 2021 Cumartesi

Bu yıl yine, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü COVID-19 küresel salgınının gölgesinde kutluyoruz.

Küresel salgın, çalışma yaşamını yıkıma uğrattı; işlere, işletmelere, geçim olanaklarına ağır zarar verdi; milyonlarca insanı yoksulluğa sürükledi ve küresel kalkınmayı tersine çevirdi.

Ve çoğu krizde olduğu gibi, en zayıf ve kırılgan olanlara en ağır darbeyi vurdu; zaten eşitsiz olan bir dünyayı daha da eşitsiz hale getirdi.

Küresel salgın ve sonuçları, küresel çapta karşılıklı bağımlılığı bize apaçık anımsatıyor.

Bu karşılıklı bağımlılık sağlıkta olduğu kadar, çalışma yaşamımızda da geçerli.

Herkes güvende olana kadar hiç kimse güvende olamaz.

Hiç kimse, kurduğumuz bu karşılıklı bağımlı dünyanın kırılganlığı karşısında, başkalarının durumuna kayıtsız kalma lüksüne sahip olamaz.

Dayanışma, aynı sınırlar içinde ve sınırlar ötesinde, ortak sağkalım ve refahımızın temelidir.

Bugünkü krizle mücadele ederken ve geleceğe bakarken, bir şey apaçık ortada: İnsan odaklı, adil ve hakkaniyetli, sürdürülebilir ve herkesi içeren toparlanmaya ihtiyacımız var.

Daha iyi yeniden inşa demek:
  • İstihdam yaratacak, herkes için kısa, insana yakışır çalışma koşulları oluşturacak,
  • Sosyal korumayı genişletecek,
  • İşçi haklarını koruyacak,
  • Sosyal diyaloğu işletecek
bilinçli ve uyumlu politikalar uygulamak demektir.

Ve bu 1 Mayıs’ta, zorlu kazanımlar getiren büyük, tarihi mücadeleleri anıyoruz.

Yine bugün, dünya her köşesinde insanlar COVID-19’un üstesinden gelmek için olağanüstü fedakarlıklar yapıyor.

Hayatlarını kaybedenlerin yasını tutarken, canla başla mücadele edenleri saygıyla selamlıyoruz; ancak hiçbir şekilde sosyal adalet değerlerimizden, çalışma yaşamında temel haklarımızdan, ya da daha iyi bir gelecek kurma kararlılığımızdan taviz vermemeliyiz; işte, yıllardır dünyanın her köşesinde 1 Mayıs’ı kutlamanın anlamı ve amacı budur.

Küresel salgın, birçok bakımdan hayatlarımızı kararttı, işimizi daha da zor hale getirdi.

Yine de, arayabileceğimiz ve aramak zorunda olduğumu yeni fırsatlar da getirdi.

Krizin değişkenliği, yeniden düşünmemize; kendimiz, gezegenimiz ve refahımız için yeni seçimler yapmamıza ve yeni taahhütlerde bulunmamıza olanak tanıyor.

Emek ve Dayanışma Günü’nde ILO, tüm işçiler, işverenler, hükümetler, uluslararası kuruluşlar ve daha iyi yeniden inşaya kendini adamış herkese, herkes için adil ve onurlu bir çalışma yaşamı kurmak için güçlerini birleştirme çağrısı yapıyor.