ILO’dan aldığı girişimcilik desteğiyle dünyanın ilk vegan ve Corona Virüs Test Raporu olan dezenfektanını üreten girişimci Dilek Bağdatlıoğlu, altı ülkeye ihracat yapıyor

Bağdatlıoğlu: “ILO’nun desteğiyle ürünümü ticarileştirme yolunda adımlarımı attım, Avrupa’dan akreditasyon aldım ve bu sayede ihracat yapabiliyorum.”

Haberler | 18 Aralık 2020 Cuma
ANKARA – Girişimci Dilek Bağdatlıoğlu Uluslararası Çalışma Örtütü (ILO) tarafından yürütülen Hayata Fırsat Projesi kapsamında aldığı girişimcilik desteği ile dünyanın ilk vegan ve Corona Virüs Test Raporuna sahip dezenfektanını üretti. Proje kapsamında düzenlenen Girişime Destek Programını başarıyla tamamlayan Dilek Bağdatlıoğlu aldığı hibe desteği ile Nanoksia adlı dezenfektanın akreditasyonunu aldı ve üretimine başladı. Pandemi sebebiyle üretimi öne çektiklerini belirten başarılı girişimci yurtiçi satışların yanı sıra altı ülkeye ihracat yapıyor.

Avrupa Birliği tarafından finanse edilen proje Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (AÇSHB) Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü (UİGM) işbirliğinde yürütülüyor. Türkiye’de geçici koruma altındaki Suriyeliler ve Türk vatandaşlarını ekonomik ve sosyal olarak güçlendirmeyi ve işgücü piyasası ve yönetişim mekanizmalarını güçlendirmeyi amaçlayan proje kapsamında düzenlenen "Girişime Destek Programı" ile girişimci adayları eğitimler ve mentor yönlendirmeleri ile desteklendi, başarılı olanlara işlerini kurmak ya da büyütmek üzere hibe verildi. Bu kapsamda hibe desteği almaya hak kazanan girişimci Dilek Bağdatlıoğlu ile bu süreci ve ürününü konuştuk.

Dilek Hanım, sizi tanıyabilir miyiz?

Robert Kolejin ardından lisans ve lisansüstü eğitimimi Boğaziçi Üniversitesinde, doktoramı İstanbul Üniversitesi’nde uluslararası finans alanında tamamladım. Uzun yıllar Londra ve New York’ta finans sektöründe çalıştıktan sonra biyoteknolojiye ve nanoteknolojiye olan ilgim dolayısıyla yepyeni bir alana yöneldim. Mesleğim finans olmasına rağmen, her zaman teknoloji ile yakından ilgilendim ve hep teknoloji ağırlıklı projelere çok ilgi duydum.

Nanoksia bakteri, mantar ve virüslere karşı etkili, 5 dakika içerisinde %99,999 oranında giderim sağlıyor. %100 bitki özütlerinden elde edildiği ve içinde insan ve çevre sağlığı açısından zararlı kimyasal bulunmadığı için de dünyada ilkler arasında"

Dünyanın hem ilk vegan hem de Corona Virüs Test Raporu olan dezenfektanı olan Nanoksia tam da burada ortaya çıkıyor sanırım. Bize ürününüzü anlatabilir misiniz?

Nanoksia tamamen bitki bazlı nanoteknolojik bir ürün. Yüzde yüz vegan. İçinde hiç bir zararlı kimyasal olmayan nano gümüş bazlı bir dezenfektan. Proje sahibi Erciyes Üniversitesi'nden Prof. Dr. Dilek Demirezen Yılmaz. Dilek Hocamızın 9 yıllık Ar-Ge çalışmaları sonucunda geliştirdiği ürünümüzün patentini de aldık. Şimdi Avrupa’dan da patentini alıyoruz. Nanoksia bakteri, mantar ve virüslere karşı etkili, 5 dakika içerisinde %99,999 oranında giderim sağlıyor. %100 bitki özütlerinden elde edildiği ve içinde insan ve çevre sağlığı açısından zararlı kimyasal bulunmadığı için de dünyada ilkler arasında. Nanoksia'nın aynı zamanda Vegan Sertifikası da bulunuyor. Helal Sertifika başvuru sürecimiz de sonlandı, Helal Sertifikamızı da alıyoruz.

ILO’nun girişimcilik desteği programından nasıl haberdar oldunuz?

ILO’nun yürüttüğü Hayata Fırsat Projesi ile projede mentorluk yapan bir arkadaşım sayesinde tanıştık. Elemelere katılmak için Nanoksia ürün detaylarını ve süreci anlatan kapsamlı bir sunum hazırlayıp, jüriye sunumu yaptım. Nanoksia taşıdığı özelliklerden dolayı ve patent müracaatımız da olduğundan jüriyi etkilemeyi başardık. Seçildikten sonra beni hemen ILO'dan aradılar ve bizim projemizle ilgilenileceğini bildirdiler. Sağ olsunlar tüm süreçte çok yardımcı oldular ve bütün adımları titizlikle yönettiler.

ILO’dan aldığım destekle ürünümü ticarileştirebildim ve şu anda altı ülkeye ihracat yapıyorum. Bana, tam da pandemi döneminde insanlara fayda sunacak bu ürünü geliştirme ve pazarlama fırsatı veren ILO’ya çok teşekkür ediyorum."

Aldığınız desteğin size nasıl bir faydası oldu?

Hayata Fırsat Projesi bizim için bu süreçte çok çok değerliydi. Bir kere piyasaya girişimizi hızlandırdı. Fabrika süreçlerinde planlamaya çok katkısı oldu. Üretim hattının kurgulanmasına çok katkısı oldu. Özetle ticarileşmemize faydası oldu.

Çünkü bizim için gerçekten her bir kuruşun çok değeri vardı. Hayata Fırsat Projesinden gelen hibe desteğiyle tüm testlerimizi Avrupa'daki akredite laboratuvarlarda başarıyla yaptırmış olduk. Nanoksia Dezenfektanın tüm test raporlarını Sağlık Bakanlığı ve AB tarafından akredite olan laboratuvarlarda yaptırdık. Boeing Uçaklarının Miami'de bulunan akredite laboratuvarından alınmış başarılı test sonuçlarımız da mevcut.

Dış piyasayı da hedeflediğimiz için akreditasyonumuzu uluslararası geçerliliği olacak şekilde aldık. Böylece şu anda altı ülkeye ihracat yapabiliyoruz. Bilirsiniz, yatırım sürecinde her bir liranın çok büyük değeri var, her eleştiri, her rehberlik, her yeni fikir çok değerli. Ben aldığım destek ile ürünümü ticarileştirmiş oldum ve yurtiçi satışların yanı sıra Dubai, Suudi Arabistan, BAE, Almanya, Azerbaycan, Hollanda’ya ihracat yapmaya başladım.

Bu desteğin parasal katkısı çok önemliydi ama bu desteğe sadece parasal değer olarak bakmıyorum, çok daha fazlası, çarpanı var bu desteğin"

Bu desteğin parasal katkısı çok önemliydi ama bu desteğe sadece parasal değer olarak bakmıyorum, çok daha fazlası, çarpanı var bu desteğin. O süreçte bizim için akreditasyon testlerini yaptırmak çok önemliydi. O testleri yaptırdık ve ürünümüzü piyasaya sunarken o testler bize çok yardımcı oldu. Ayrıca eğitim süreçleri ve jürinin verdiği her bir geri dönüş bizim için çok kıymetli oldu. Bir kere yalnız olmadığınızı hissediyorsunuz, birileri seni kolluyor, seni desteklemek için var ve hazır. Bu, psikolojik olarak da çok değerliydi. Yani hem psikolojik hem finansal olarak çok kıymetli bir destek aldım. Çünkü girişimciler bazen kendilerini çok yalnız hissedebiliyor, doğru mu yapıyorum diye sorgulayabiliyor kendisini, sürekli bir muhakeme içinde oluyor, ama ILO yetkilileri gibi uzman, bilen iş insanlarının projenizi beğenmesi, desteklemesi ve bunu güzel geri dönüşümlerle size bildirmesi moral veriyor, iyi hissettiriyor.

Her başarı hikâyesinde bize sadece sonuç anlatılır hâlbuki sonuca gelene kadar yoğun emek, başarısızlıkla sonuçlanan kararlar vardır. Önemli olan vazgeçmemektir."

Başarılı bir girişimci olarak girişimci adaylarına neler söylemek istersiniz?

On binlerce fikriniz olabilir, önemli olan ticarileştirebilmektir. Ticarileştirmek de düşünerek olmaz mutlaka harekete geçmeli ve seçtiğiniz fikrinizi gerçekleştirmek için çaba harcamalısınız. Hata yapmaktan korkmayın. Karar almaktan da korkmayın. Her başarı hikâyesinde bize sadece sonuç anlatılır hâlbuki sonuca gelene kadar yoğun emek, başarısızlıkla sonuçlanan kararlar vardır. Önemli olan vazgeçmemektir. Emil Motycka’nın “Hayatta karşılaşabileceğiniz en büyük başarısızlık, hiç denememiş olmaktır.” sözü benim yol göstericim oldu. Girişim emek gerektiriyor. Koşup koşup duvara tosladığımız da oldu, başarısızlıklarımız da oldu. Girişime başlayan herkesin vardır. O başarısızlıktan da bir ders almak lazım. Fikir doğruysa fon ve destek bir şekilde bulunuyor.

Biz piyasaya bu kadar hızlı girmeyi düşünmemiştik, ama COVID-19’dan dolayı süreçleri hızlandırmak durumunda kaldık. Bana, tam da pandemi döneminde insanlara fayda sunacak bu ürünü geliştirme ve pazarlama fırsatı veren ILO’ya çok teşekkür ediyorum.”