Haberler

ILO ve ÇSGB İŞBİRLİĞİYLE “ÇOCUK İŞÇİLİĞİNE SON” SEFERBERLİĞİ

2018 “ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE MÜCADELE YILI” İLAN EDİLDİ. ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE MÜCADELE DEKLARASYONUNA ILO’NUN YANI SIRA 6 BAKANLIK VE 7 SOSYAL TARAF İMZA KOYDU.

Haberler | 23 Şubat 2018 Cuma

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) işbirliğiyle “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Deklarasyonu İmza Töreni" düzenlendi. Törende 2018 yılı "Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı" ilan edildi. Çocuk işçiliğine son vermek amacıyla başlatılan seferberlik kapsamında imzalanan deklarasyona ILO’nun yanı sıra 6 bakanlık ve 7 sosyal taraf imza koydu.

Törende konuşan Emine Erdoğan çocuk işçiliğinin tüm toplumu ilgilendiren bir ayıp olduğunu söyledi. Erdoğan, “Allah’ın bize emanet olarak verdiği çocuklar bir iş gücü değildir, beşeri sermaye hiç değildir. Çocuk işlenmeyi bekleyen bir cevherdir, tertemiz bembeyaz bir sayfadır. Çocuğun yeri ne sokak, ne tarla, ne fabrikadır, çocuğun yeri okuldur. Çocuğun eline ne boya sandığı ne kağıt mendil ne tartı yakışır. Çocuğun eline en çok kalem, defter, kitap yakışır. Küçücük yaşta tarlada, sokakta çalışmak zorunda kalan çocuklar tüm toplumu ilgilendiren bir ayıptır” ifadelerini kullandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, bakanlık olarak bu konuda çok önemli adımlar attıklarını ve kararlı politikalar uyguladıklarını belirterek imza töreninde gerçekleşecek iş ve güç birliğiyle Türkiye'de bu sorunun gündemden düşmesinin sağlanacağını söyledi. Türkiye'nin bu konudaki çalışmalarını artan bir çabayla sürdürdüğünü belirten Sarıeroğlu, ILO’nun süreçteki katkısının da altını çizdi. 1992'de başlatılan, ILO'nun ‘Çocuk Emeğinin Sona Erdirilmesi Uluslararası Programı'nın yol gösterici olduğunu ve Türkiye'nin bu programa katılan ilk altı ülkeden biri olduğunu hatırlatan ve bu program sonrası sosyal paydaşlarla birçok çalışma gerçekleştirildiğini, çok dönemli yasal düzenlemeler yapıldığını dile getiren Sarıeroğlu, bu konuda topyekün bir seferberlik ilan edildiğini ve bu çalışmaların sonucunda da 2006'da ILO Çalışma Konferansı'nda çocuk işçiliği ile mücadelede Türkiye'nin örnek ülke seçildiğini ifade etti.

Törende Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya da birer konuşma yaptı ve konuyla ilgili kararlılıklarını belirtti.

ILO Türkiye Direktörü Özcan: “Türkiye dünyaya örnek oluyor”


ILO Türkiye Direktörü Numan Özcan ise, çocuk işçiliğiyle mücadelede Türkiye’nin üstlendiği öncü role dikkati çekti. Özcan şöyle konuştu: “Türkiye önce, 2017-2023 yıllarını kapsayan bir Ulusal Programla, çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerini 2023 yılına kadar ortadan kaldırmak için yapacaklarını ortaya koyan çok ortaklı bir planı yürürlüğe soktu. Bu program aynı zamanda Türkiye’nin de imzacısı bulunduğu ILO’nun 138 sayılı istihdama kabulde asgari yaş sözleşmesi ve 182 sayılı en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğinin sona erdirilmesi acil eylem sözleşmesinde belirtilen müdahale önceliklerini de ayrıntılı olarak tanımlamış oldu. Ardından bu hafta içerisinde, 2018 yılını “Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Yılı” ilan ederek bu konudaki kararlılığını ortaya koydu ve dünyaya örnek olacak bir adım atmış oldu. Bildiğim kadarıyla, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kabul edildikten sonra, ortaya böyle kapsamlı bir program koyup, buna özgü bir yıl ilan eden başka bir ülke yok.” diyerek Türkiye’nin bu konudaki kararlılığının altını çizdi.  

Türkiye bu konudaki kararlılığını ortaya koydu ve dünyaya örnek olacak bir adım atmış oldu. Bildiğim kadarıyla, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kabul edildikten sonra, ortaya böyle kapsamlı bir program koyup, buna özgü bir yıl ilan eden başka bir ülke yok.”

Numan Özcan, ILO Türkiye Direktörü

Özcan konuşmasında, sadece ILO’nun değil, Türkiye’de faaliyette bulunan tüm BM ajanslarının sürece desteğini ifade etti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda ilgili kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının katkıları ile ILO’nun teknik desteğiyle hazırlanan deklarasyona Milli Eğitim, Kalkınma, Gençlik ve Spor, İçişleri ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıklarının yanı sıra TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK, TİSK, TOBB, TESK ve TZOB genel başkanları Ergün Atalay, Mahmut Arslan, Kani Beko, Kudret Önen, Rifat Hisarcıklıoğlu, Bendevi Palandöken ve Şemsi Bayraktar da destek verdi.

Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Ortak Deklarasyonu metni

Küresel ve ulusal çapta önemli sorunlardan biri olan ve çocuğun zihinsel, bedensel, ruhsal, sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen çocuk işçiliği konusuna önem veren Türkiye, 1990'lı yılların başından bu yana çocuk işçiliği ile mücadele politikalarını geliştirdi ve uygulamada ciddi bir başarı sağlandı.

Başta en kötü biçimleri olmak üzere çocuk işçiliğinin önlenmesi temel hedefiyle "Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Ulusal Programı (2017-2023)" uygulamaya konuldu ve bu çerçevede Başbakanlık Genelgesiyle 2018 yılı "Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı" ilan edildi.
Bu kapsamda Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Ortak Deklarasyonu metninde şu ifadeler yer aldı:
"Toplumun çocuk işçiliği ile mücadele konusunda duyarlılığının artırılması ve Ulusal Programın politika ve hedeflerine en üst düzeyde katkı sağlanması için yapılacak olan tüm çalışmalarda çocuk işçiliği ile mücadeleye öncelik verilecektir. Ulusal programın uygulanma sürecinde, ilgili ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde çalışmalar yürütülecektir. Hiçbir ayrım gözetmeksizin her çocuk, çocuk olmaktan kaynaklanan evrensel haklara sahiptir. Bu anlayışla tüm çocuklar en kötü biçimleri başta olmak üzere çocuk işçiliğinden korunacak ve önleyici tedbirler alınacaktır. Çocukların, zorunlu eğitim süresince örgün ve yaygın eğitimde bulunmasını sağlayacak çalışmalar yürütülecektir.
Çocuk işçiliğine yol açan sebeplerden birinin yoksulluk olduğu gerçeğinden hareketle yetişkin aile bireylerinin istihdam edilebilmelerini sağlayacak aktif iş gücü politikaları uygulanacak, yoksul ailelere yönelik sosyal koruma yaygınlaştırılacaktır. Çocukların çalışma yaşamına girmelerini önleme veya çalışma yaşamından çekilmeleri temel hedefiyle eğitim, sağlık, güvenlik, barınma, ulaşım ve diğer tüm hizmetlerin eş güdüm içinde sağlanmasına özen gösterilecektir."

ILO’nun süreçteki yeri

ILO Türkiye Ofisi, Türkiye’de çocuk işçiliği ile mücadelede sahip olduğu 26 yıllık deneyim ve birikimiyle, hâlihazırda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından koordine edilen ve yürütülen Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı (2017-2023) çerçevesinde teknik desteğini sürdürüyor.

Ulusal Program, Türkiye’nin de imzacısı bulunduğu ILO’nun 138 sayılı istihdama kabulde asgari yaş sözleşmesi ve 182 sayılı en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğinin sona erdirilmesi sözleşmesinde belirtilen önceliklerin yerine getirilmesi bakımından büyük önem taşıyor.

2018 yılının “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı” ilan edilmesi ve imzalanan deklarasyonla ilgili tüm kurum ve kuruluşlar tarafından çocuk işçiliği ile mücadeleye katkı ve katılım taahhüdünün verilmesi, ILO’nun Türkiye’de çocuk işçiliğinin sona erdirilmesine yönelik olarak hükümet ve sosyal taraflar işbirliğinde çeyrek asrı aşkın süredir gerçekleştirdiği çalışmalar için bir kilometre taşı niteliği taşıyor.