İşgücü piyasası politikaları ve istihdam hizmetleri, COVID-19 politika önlemlerinin kritik unsurlarıdır

Bu makale, “COVID-19: Kamu istihdam hizmetleri ve işgücü piyasası politika önlemleri” başlıklı yeni politika notundaki önemli noktaları sunmaktadır.

Makale | 18 Ağustos 2020 Salı

Özet

COVID-19 küresel salgını ve yarattığı kriz, dünyanın tüm bölgelerinde ekonomiler ve işgücü piyasalarında ağır aksamalara neden olmuştur; zaten yoksulluk riski altında çalışanlar için mevcut kırılganlıkları daha da ağırlaştırmıştır. İşgücü piyasası programları, hükümetlerin işler, işletmeler ve gelirleri COVID-19’un etkilerinden korumak için uygulamaya koyduğu politika önlemlerinin bir parçası olmaya devam etmektedir. Gelişmiş ve yükselen ekonomilerde kamu istihdam hizmetleri (KİH), diğerlerinin yanı sıra, iş arayanlar, çalışanlar ve işverenleri destekleyen bu politikaların uygulanmasında merkezi rol oynamaktadır. “COVID-19: Kamu istihdam hizmetleri ve işgücü piyasası politika önlemleri” başlıklı politika notu, akranlar arası öğrenmeyi destekleyen politika önlemlerini belgelemekte ve toparlanmaya yönelik politikalara ilişkin içgörüler sağlamaktadır.

KİH: Krizle mücadele için politika ve uygulama önlemleri

Mevcut işgücü piyasası müdahaleleri bağlamında tasarlanan politika önlemleri, virüsün yayılmasında farklı aşamaları ve yayılmayı önleme tedbirlerini yansıtacak biçimde yeniden düzenlenmiştir. Küresel ekonomi ve işgücü piyasalarındaki büyük aksamalar, KİH’i, hizmetleri sürdürmek için faaliyetlerini uyarlaması ve kritik hizmetlere artan taleple başa çıkma kapasitesini artırması yoluyla, çeviklik ve esnekliğini artırmaya zorlamıştır. Operasyonel düzeyde, etkili hizmet süreklilik planlarını zamanında uygulamaya koyma, faaliyet sürekliliğini sağlama, personel moral ve güvenliğini muhafaza, temel hizmet sektörlerinde artan taleple başa çıkmada kilit rol oynamıştır. Planlar, insan kaynakları ve sistem kapasitelerinde zamanında düzenlemeler yapılmasını mümkün kılmıştır. Ayrıca, teknolojiye dayalı hizmet sunum kanalları da, KİH ofislerinin temel hizmetleri sunmaya devam etmelerini sağlamıştır. COVID-19 krizi öncesinde dijital dönüşümü başlatmış olan KİH kurumları, hizmetlere uzaktan erişimin sağlanması, bir yanda da sosyal mesafe kuralının uygulanması bakımından daha elverişli konuma gelmiştir. Hizmetlerin dijitalleştirilmesine yatırım yapılması, kapsayıcılığı sağlamak için gereken önlemlerle birlikte, KİH için öncelik olmalıdır.

Krizle mücadele için politika önlemleri

Aktif İşgücü Piyasası Politikaları (AİPP’ler) ve istihdam hizmetleri, gelir kayıplarının etkisinin azaltılması, mevcut işlerin korunması, işe alımların kolaylaştırılması ve işgücü piyasasında kalışın desteklenmesi bakımından önemli rol oynamış ve oynamaya devam etmektedir. Krizin başlangıcından bu yana, ulusal politikalar, aşağıdakileri uygulamak suretiyle, çalışanlar için gelir telafilerini yönlendirmeye ve daha fazla iş kaybı riskini azaltmaya öncelik vermiştir:
  • İş koruma programları: COVID-19 bağlamında, kısa çalışma ödeneği, ekonomik faaliyette büyük düşüşlerden etkilenen çalışanlar için büyük bir transfer programı olarak kullanılmaktadır. Bu alandaki önlemler esas olarak, kapsamanın genişletilmesi ve uygunluk kriterlerinin gevşetilmesine odaklanmıştır.
  • Temel sektörlerde işe alımın desteklenmesi: Küresel salgın esnasında işe alımların devam ettiği sektörler için, KİH, büyük ölçüde internet tabanlı iş eşleştirme sistemleri, telefon ve çağrı merkezleri, çevrimiçi sohbet ve video konferansların yanında sınırlı ölçüde yüz yüze görüşme yoluyla, özel odaklı iş eşleştirme hizmetleri sağlamıştır.
  • İşgücü piyasasında kalışı sürdürmeye yönelik istihdam edilebilirlik odaklı hizmetler: Bazı ülkeler, dijital becerilerin artırılması ve/veya edinilmesine ihtiyaç duyan hedef kitleler için desteklerini artırmış; ücretsiz beceri eğitimleri, çevrimiçi eğitim araçları ve kaynaklarına erişimi kolaylaştırmak üzere dijital teknolojiyi kullanmıştır.

İşe dönüş ve toparlanma bakımından politika etkileri

İşgücü piyasası politikaları ve istihdam hizmetlerinin bu krizde ve önceki krizlerde oynadığı kritik rol göz önüne alındığında, ülkelerin, genel tecrit gevşetildiğinde ve toparlanma başladığında, işgücü piyasasına etkili geçişi desteklemek üzere KİH ve AİPP sağlayıcılarına sağlanan finansmanı muhafaza etmesi veya artırması gerekmektedir. Ancak, birçok gelişmekte olan ve yükselen ülke açısından, bu eylemlerin artan borç ve daralan mali imkanlar bağlamında yapılması gerekecektir. COVID-19 krizi aynı zamanda, özellikle işgücü piyasasının büyük bir kısmının kayıt dışı ekonomide olduğu durumlarda, ülkelerin büyük çaplı işten çıkarmalarla başa çıkmaya ilişkin kurumsal kapasitelerini da açığa çıkarmıştır. Hükümetler ve sosyal ortaklar, KİH’in kayıt dışı ekonomiye hizmet götürme kapasitesini geliştirmeye yatırım yapmalıdır. Son olarak, kriz deneyimi, sosyal koruma ve aktif işgücü piyasası politikalarının entegre biçimde tasarlanması ve uygulanmasının önemini ortaya koymuştur. AİPP’ler, ekonomik gerileme döneminde daha fazla iş kaybının önlenmesi ve toparlanma döneminde işgücünün işe dönüş için hazırlanmasında kritik önem taşıyan araçlardır. AİPP’ler ile sosyal koruma önlemleri arasındaki bağı güçlendirmek, ILO’nun ortaklarına sağlayacağı destek bakımından öncelik alanı olmalıdır.

Bu özetin hazırlanmasına İstihdam Hizmetleri/ILO İstihdam Politikası Departmanı’nda görevli Kıdemli Uzman Michael Mwasikakata liderlik etmiştir.