Korumak yaratmaktır: Kırılgan işletme ve çalışanları korumak yeni kapılar açıyor

Haberler | 11 Haziran 2020 Perşembe
© Kivanc Ozvardar / ILO
Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) ve çalışanları hepimizin hayatında çok önemli rol oynuyor. Geniş ve öngörülemeyen etkileriyle sadece sağlık alanına değil, işgücü piyasasına da ciddi darbeler vuran COVİD-19 krizi ile birlikte KOBİ’lerin bu kritik rolü daha görünür oldu. Krizle birlikte başta KOBİ’ler olmak üzere her büyüklükten işletme, operasyonlarını durdurmak, değiştirmek ya da işçi maliyetlerini düşürmek gibi önlemler almak zorunda kaldı.

Bütünlüklü politika önlemleri ve kullanışlı uygulamalar gerekiyor, ancak belirsizlikler de kaçınılmaz. İşte bu belirsizlikleri fırsat olarak görüp esnek kararlar alan bazı işletmeler, yeni kapıları aralıyor, uyum sağlıyor ve yalnızca hayatta kalmıyor, aynı zamanda başarıyı yakalıyor. İzmir’de faaliyet gösteren Peridot Tekstil, bu işletmelerden biri.

15 yıldır teksil sektöründe faaliyet gösteren Peridot Tekstil, sektördeki birçok küçük üretici gibi, uluslararası markalara çeşitli giyim ürünleri üretiyordu.

Üretimde değişim

Üretimlerinde yaptıkları bu zorunlu değişiklik, işe yaradı. Şirket böylece, bu zorlu zamanlarında hiçbir çalışanını işten çıkarmadı. Maskeden sonra koruyucu kıyafet üretimine geçen şirket bugün, günde yaklaşık 10.000 koruyucu kıyafet üretiyor. Kısa süre önce ise yine uluslararası markalardan sipariş almaya başlayarak yeni bir olumlu gelişme yaşayan Peridot Tekstil’de, bugüne dek COVİD-19 pozitif vakasına hiç rastlanmadı.

Peridot Tekstil, ILO Türkiye Ofisi tarafından iki yıldan uzun süredir uygulanan bir teşvik programının yararlanıcısı firmalardan biri. Teşvik programı, geçen yıl, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ILO Türkiye Ofisi işbirliğinde uygulanan Kayıtlı İstihdama Geçiş Programı (KİGEP) ile birlikte genişledi.

KİGEP Plus adındaki ikinci aşamasında olan program, “Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve Türk Vatandaşları için İnsana Yakışır İş Fırsatlarının Desteklenmesi Projesi” tarafından uygulanıyor. Proje, KfW Kalkınma Bankası aracılığıyla Almanya Federal Cumhuriyeti tarafından finanse ediliyor ve Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve Türk vatandaşlarınin kayıtlı işgücü piyasasına erişimlerini kolaylaştırmayı hedefliyor. Projeyle, mülteci ve ev sahibi topluluklar için kayıtlı işlerin yaratılması ve korunması yoluyla zorluklara dayanıklılığın arttırılması için çalışılıyor.

© Kivanc Ozvardar / ILO

Çalışanlarını korumaları için firmalara destek olmak önemli

Peridot Tekstil’in sahipleri Nurettin Kıvrak ve Tülay Kıvrak çifti, bu durumla nasıl başa çıktıklarını şu sözlerle anlatıyor: “Şirketimizin tarihi boyunca birçok iniş çıkış yaşadık, bu her şirket için kaçınılmaz. Ama nasıl ayakta kalacağımızı öğrendik. Bu sefer tüm kaynaklarımızı kullanıp alternatif yollar bulmak zorundaydık. Destek programı maliyetlerimizi düşürmemize yardım etti, böylece çalışanlarımızı koruyabildik”.

Şirket, 10 Türk vatandaşı, 10 Suriyeli için teşvik alıyor. Suriyeli çalışanlar daha önce tekstil sektöründe çalıştıklarından deneyimliler, ancak birçoğu SGK ve ILO’nun desteğiyle birlikte, firmada kayıtlı olarak işe başlama fırsatı edinmişler. Tülay Kıvrak, “Onlarla çalıştığımız için mutluyuz. Zorluklarla baş etmeye alışkınlar, nasıl mücadele edeceklerini biliyorlar” diyor, Suriyeli çalışanları için.

© Kivanc Ozvardar / ILO
KİGEP’le birlikte bugüne dek 4.000 Suriyeli ve Türk çalışan, sosyal güvenlik primlerinin ve Suriyeli çalışanlar için aynı zamanda çalışma izinlerinin de ödenmesi yoluyla desteklendi. Birçoğu için kayıtlı çalışma, hayatlarında yaşadıkları bir ilkti. “Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve Türk Vatandaşları için İnsana Yakışır İş Fırsatlarının Desteklenmesi Projesi”yle, 2022 yılına kadar 10 bin çalışanın sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olması bekleniyor.

Peridot Tekstil’in işveren ve çalışanları, dışarıdaki COVİD-19 kaynaklı endişelere karşın, olumlu ve umutlu bir havada çalışıyorlar.

© Kivanc Ozvardar / ILO
Suriyeli çalışanlardan 20 yaşındaki Ahmed Makus, teşvikle birlikte firmada çalışmaya başlamış. İyi derecede Türkçe konuşan Ahmed’le konuşurken, arkadaşları şakayla karışık “Bizden iyi Türkçe konuşuyor” diyor.

Peridot Tekstil sahipleri Kıvrak çifti, krizin devam edeceğini düşünüyor. Şimdiden koruyucu kıyafetlerinden örnekleri Almanya’ya göndermişler; bu ürünün ihracatına başlamak isteyen şirket, yanıt bekliyor ve işlerini büyütmek istiyor.

© Kivanc Ozvardar / ILO
23 yaşındaki Abdurrahman El Baga da, firmada kayıtlı çalıştığı için mutlu. Olumlu havasını koruyor. “Burada piyasanın istediğini üretiyoruz, kayıtlı çalışıyoruz, koşullar iyi. Kendimizi tehlikede hissetmiyoruz” diyor Abdurrahman.

© Kivanc Ozvardar / ILO - Peridot Tekstil’de her gün öğlen yemeği, iki kadın çalışan tarafından 200 kişi için pişiyor. Maskeler mutfakta da çıkmıyor.

Korunmayanı korumak

COVİD-19 pandemisiyle birlikte virüsün yayılmasını önlemek için kamu sağlığını korumaya yönelik birçok gerekli önlem alındı. Bu durum, hem Suriyeliler, hem de ev sahibi topluluklar için önemli sosyo-ekonomik etkilere neden oldu. Bazı kilit sektörlerin etkilenmesiyle birlikte artan işsizlik, sosyal koruma mekanizmalarına ulaşımda sınırlamaları getirdi. Bu durum hem gelir güvenliğini, hem de kırılgan toplulukların temel ihtiyaçlarına ulaşımını büyük tehlikeye soktu. Bu nedenle çalışanların gelirlerini korumak ve işletmelerin uzun vadeli kayıplarını en aza indirmelerine destek olmak, giderek daha büyük önem kazandı.

Türkiye salgının yayılması için birçok önlem alarak, ekonomi, işgücü ve istihdam piyasasındaki olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması için mücadele ediyor. Türkiye, aynı zamanda, 3.6 milyon Suriyeliyle, altıncı yıldır üst üste, dünyadaki en yüksek sayıdaki kayıtlı mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumunda. 2016 yılından bu yana mülteciler, işverenleri aracılığıyla çalışma izni alabiliyor. Ancak bugün, az sayıdaki mülteci çalışma iznine sahip ve Suriyelilerin çoğunluğu kayıt dışı çalışıyor. Türkiye’deki 2.16 milyon çalışma çağındaki Suriyeliden yalnızca 1 milyonunun işgücü piyasasında olduğu tahmin ediliyor, birçoğu ise kayıtdışı sektörlerde, düşük vasıflı ve ücretli işlerde çalışıyor.

© Kivanc Ozvardar / ILO

10 bin kişi sosyal korumadan yararlanacak

Tüm dünyada mülteci çalışanlar COVİD-19 krizi nedeniyle en kırılgan durumda olanlar arasında bulunuyor. Ülkelerin COVİD-19 nedeniyle aldıkları maaş desteği, işsizlik yardımı, sosyal güvenlik ve koruma gibi önlemlerden yararlanamıyorlar.

Mültecilerin ve ev sahibi toplulukların insana yakışır koşullarda hayatlarını kazanmalarını için, ILO Türkiye Ofisi, hükümet, işveren ve işçi örgütleriyle birlikte, küresel ve bölgesel politika hedeflerine ulaşılmasına destek veriyor. Bu bağlamda ILO Türkiye Ofisi’nin Mülteci Destek Programı, Bölgesel Mülteci ve Dayanıklılık Planı’nın (3RP) Türkiye Bölümü’nün Geçim Kaynakları sektörü hedeflerine katkıda bulunuyor. ILO, mikro ve makro ölçekte, tüm çalışanların korunması, ihtiyaçlarının karşılanması ve kırılganlıklarının giderilmesi için kapsayıcı önlemlerin alınmasını destekliyor.