Taşımacılık sektörünün yeşillendirilmesi

COVID-19 sonrası düzelme döneminde taşımacılık sektörünün yeşillendirilmesi, dünyada 15 milyon iş yaratabilir

Uluslararası Çalışma Örgütü ve BM Avrupa Ekonomik Komisyonu’nun raporuna göre, taşımacılık sektörünün dönüştürülmesine yönelik yapılacak yatırımlar, milyonlarca yeni iş yaratabilir, ülkelerin daha yeşil daha sağlıklı ekonomilere geçişine yardım edebilir.

Basın açıklaması | 19 Mayıs 2020 Salı
hans-johnson
CENEVRE (ILO Haber) – COVID-19 küresel salgınından düze çıkış, işlerin her zamanki gibi sürdürülmesine (“business as usual”) dönüş olamaz. Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin ilerletilmesi için bir fırsat olmak zorunda.

Çevresel olarak sürdürülebilir yeşil ekonomilerin birer gerçek haline gelmesi isteniyorsa, taşımacılık sektöründe yapısal dönüşüme ihtiyaç var.

Yeşil, sağlıklı taşımacılıkta işler: Yeşil dönüşümü gerçekleştirmek adlı yeni çalışmanın yazarlarına göre, bu dönüşüm, milyonlarca yeni işin yaratılmasını sağlayabilir.

Rapor, Kuzey Amerika, Avrupa, Kafkaslar ve Orta Asya’da yer alan, BM Avrupa Ekonomik Komisyonu’nun üyesi olan 56 ülkede dört “yeşil taşımacılık” senaryosunun olası istihdam etkilerini inceliyor.

2030’a kadar uzanan senaryo temelli projeksiyonlar ile işlerin her zamanki gibi sürdürülmesi (“business as usual”) yaklaşımını karşılaştırıyor. Bu seçenekler, toplu taşımacılığın daha hızlı genişletilmesi, özel taşıtların ve kargo taşımacılığının elektrikli araçlara dayandırılmasını öngörüyor.

Çalışmaya göre, üretilen tüm araçların %50’si elektrikli olursa, 2,9 milyonu UNECE bölgesinde olmak üzere, dünya genelinde 10 milyon ilave iş yaratılabilir. Ayrıca, ülkeler toplu taşımacılığa yatırımlarını iki katına çıkarırsa, 2,5 milyonu UNECE bölgesinde olmak üzere, dünya genelinde 5 milyon ilave iş daha yaratılabilir.

Taşımacılık sektörü dışında istihdam yaratmayı destekleyebilecek diğer faktörler arasında, petrol harcamalarındaki düşüş neticesinde mal ve hizmetlerde harcamaların artması, enerji üretim ve kullanımına ilişkin önlemler var. Özel taşıtlar ve kargo taşımacılığının elektrikli yapılması da, özellikle elektrik yenilenebilir kaynaklardan elde edilirse yeni işler yaratacak.

Rapor, bu türden değişikliklerin yaratacağı daha yeşil taşımacılık sistemlerinin, sera gazı emisyonları, hava ve gürültü kirliliği, trafik sıkışıklığında azalmayı getireceğini, bunun da trafik kazalarını azaltabileceğini belirtiyor.

Çevresel olarak sürdürülebilir ve kapsayıcı toplum hedefine ulaşmak için, ekonominin yapısal olarak dönüşmesi gerekiyor. Bu yapısal dönüşüm, insana yakışır iş yaratma, çalışanları ve ailelerini koruma potansiyeli taşıyor."

Catherine Saget, ILO Ekip Lideri
“İç taşımacılık sektörü hem GSYH, hem de istihdamdaki payı bakımından, bölgemizdeki ekonomilerin temel unsurudur. Bu çalışma, sektörü dönüştürmek ve daha yeşil, sağlıklı ve sürdürülebilir hale getirmek için başlıca fırsatları vurguluyor” diyor UNECE İcra Sekreteri Olga Algayerova. “Bu rapor ayrıca, hükümetlere ve bu sektöre, bu fırsatlardan yararlanmak için doğru seçimleri yapmaları ve toplu taşımacılık ve yeşil teknolojilere yoğun yatırımlara yönelmeleri konusunda çağrı yapıyor.”

“Çevresel olarak sürdürülebilir ve kapsayıcı toplum hedefine ulaşmak için, hem sunulan mal ve hizmetler, hem de üretim süreçleri dahil olmak üzere, ekonominin yapısal olarak dönüşmesi gerekiyor. Taşımacılık sektörünü de içerecek bu yapısal dönüşüm, beraberinde uygun politikalar olursa, insana yakışır iş yaratma ve işçileri ve ailelerini koruma potansiyeli taşıyor” diyor ILO Ekip Lideri Catherine Saget.

Rapor, taşımacılık sektörünün yeşillendirilmesiyle ilintili istihdam fırsatlarından azami düzeyde yararlanabilmek için, kapsamlı politikaların uygulanmasını tavsiye ediyor. Bunlar arasında, beceri geliştirme, sosyal koruma, işgücü piyasası politikaları, sosyal diyalog ve çalışma yaşamında temel hakların desteklenmesi var.

Bu rapor, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), BM Çevre Programı (UNEP) ve UNECE işbirliğinde, Taşımacılık, Sağlık ve Çevrenin Yeşil ve Sağlıklı Dönüşümünde İşler İçin Ortaklık Pan-Avrupa Programı (PEP) desteğiyle, ILO ve UNECE tarafından ortaklaşa yayımlanmıştır.

Editörlere Not:

Taşımacılık sektörüne ilişkin temel rakamlar
  • Taşımacılık, küresel ekonominin temel sektörlerinden biridir (UNEP, 2017). Özellikle kara taşımacılığı, küresel istihdamın %2’sini temsil eden 60 milyonu aşkın doğrudan iş sağlıyor. İnsanlar ve malların hareketini ve bağlantısını sağlayarak, taşımacılık ekonomi genelinde diğer sektörlerin faaliyetlerini de sürdürür, iş yaratır, katma değer sağlar ve sosyal kapsayıcılığı destekler. Bu özelliğiyle, taşımacılık sektörü 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’ni ilerleten temel faktörlerden biridir.
  • Amerika Birleşik Devletleri’nde taşımacılık sektörü 2015 yılında GSYH’nin %9’unu, 2016 yılında ise istihdamın %9’una karşılık gelen 13 milyon işi temsil etmektedir (ABD Ulaştırma Bakanlığı, 2018).
  • Avrupa Birliğinde, 2016 itibarıyla, toplam işgücünün %5’ini aşan yaklaşık 12 milyon insan, taşımacılık ve depolama sektörlerinde çalışıyordu (Avrupa Komisyonu, 2018). GSYH’nin %6,8’ine karşılık gelmektedir.
  • Avrupa’da hanelerin yıllık harcamalarının ortalama olarak %13’ü ulaşıma gitmiştir (a.g.e.).
  • Dünya genelinde, kentsel toplu taşıma, taşımacılık sektörünün çıktısının yaklaşık %20’sini oluşturmaktadır, ve 13 milyon insan toplu taşıma hizmetlerinde çalışmaktadır (UITP, 2013a).
  • Taşımacılık sektörü aynı zamanda, çevre ve insan sağlığı üzerinde birtakım olumsuz ektilere sahiptir. İklim değişikliğinden sorumlu olan sera gazı (GHG) emisyonlarına büyük katkısı ve hava kirliliği, asit yağmuru, ötrofikasyon (suda azot ve fosfat artışı), tarım ürünleri ve ormanlara zarar, doğal kaynak tükenmesi, doğal yaşam ortamlarının bölünmesi ve atık üretimine katkısı vardır. Taşımacılık sektörü ayrıca, trafik kazalarında yaralanma yoluyla insan sağlığına büyük risk oluşturmakta, hava ve gürültü kirliliği ve trafik sıkışıklığı yaratmaktadır. Doğrudan taşımacılık sektöründen kaynaklanan sera gazı emisyonları, toplam emisyonların en az %25’ine karşılık gelmektedir(EEA, 2019).
  • UNEC ülkelerinde, taşımacılığın sera gazı emisyon ulusal payı Kazakistan’da %10’dan İsveç ve Lüksemburg’da %50’i aşan oranlar arasında değişmektedir (Dünya Bankası, 2018).