|
 |
 |
İstihdam ve geçim kaynakları Post-2015 Kalkınma Gündemi'nin temelinde
Post-2015 Kalkınma Gündemi ile ilgili ILO Konsept Notu
“Kalkınma istihdam vasıtasıyla gerçekleşir.” Bu basit ifade, istihdamın fakir aileler için yoksulluktan çıkmanın bir yolu olduğunu ve insana yakışır işlerin ekonomilerin büyüyerek çeşitlenmelerini sağladığını özetlemektedir. Tüm kalkınma seviyelerindeki ülkeler için uygun istihdam arzı; sürdürülebilir ve gelişen refah, dahil olma ve sosyal uyumun temelinde yatmaktadır. İş olanaklarının nadir bulunması veya var olan geçim kaynaklarının aileleri yoksulluğa mahkum etmesi halinde; düşük büyüme, düşük güvenlik, düşük insani ve ekonomik kalkınma olacaktır.
Günümüzün zayıf ve çalkantılı ekonomik koşullarında istihdam yaratmak; en ivedi global kalkınma önceliklerindendir. Birleşmiş Milletler ve küresel camia gelecek yıllardaki kalkınma gündemini tartışırken, istihdamı ana odağa koymalıdırlar.
Çalışma, artan gelirli geçim kaynakları, saygınlık ve onur; dünyanın her tarafındaki insanlara hitap edebilecek bir kalkınma hedefidir. ILO ve diğer kuruluşlar tarafından yürütülen çalışmalar, politika kararlarının amaca ulaşma yolundaki güçlü etkilerini ve bu hedefin ölçülebilir olduğunu göstermiştir.
Kapsamlı ve Sürdürülebilir Kalkınmaya Yönelme
İstihdam insanları toplumlarına ve ekonomilerine bağlar. Güvenli, üretken ve iş karşılığının adilce ödendiği –ücretli veya kendi hesabına çalışan- işler; bireylerin ve ailelerin özsaygı kazanmaları, topluma hem verimli katkılarda bulunmaları hem de aidiyet hissiyatlarının gelişmesi için en önemli araçlardandır. Eğer milyonlarca insan geçimlerini onurlu ve adaletli koşullarda sürdürme fırsatından mahrum bırakılırsa; kapsamlı ve sürdürülebilir kalkınmaya geçilemeyecektir.
Deneyimler, yalnızca ekonomik büyümenin yeterli olmadığını göstermiştir. Kriz öncesi yaşanan yüksek ekonomik büyüme rakamları dayanıklı istihdam yaratma ve kapsamlı ekonomik sonuçlar temin etmeye elverişli olmamıştır. Bu yüzden de istihdam yaratma sorununun 2015 sonrasında da devam etmesi beklenmektedir. Yakın-dönem büyümesi yavaşlamakta ve birçok büyük ekonomi yakın gelecekte düşük-büyüme yolu ihtimaliyle karşı karşıya kalmaktadır. Düşük ve kestirilemeyen ekonomik büyümenin istihdam üzerindeki olumsuz etkileri, var olan yapısal eğilimlerle daha da şiddetlenecektir.
Herkes için tam ve üretken istihdam ile insana yakışır işler, Binyıl Kalkınma Hedefleri altında; uç noktalardaki açlık ve yoksulluğu ortadan kaldırma yolundaki amaçlardan biridir. Yine de son yıllardaki kriz kalabalığından dolayı- finansal, gıda, yakıt ve çevresel- çoğu ülke tam istihdam yolundan sapmış ve yoksulluğu ortadan kaldırmaya yönelik gelişmeler belirsiz ve düzensiz bir hal almıştır.
Dünyanın çalışma-yaşı nüfusunun büyümesine ayak uydurmak ve krizin neden olduğu işsizliği azaltmak için gelecek 10 yıl için, her sene yaklaşık 45-50 milyon yeni işe ihtiyaç vardır. Aynı zamanda, bir teknolojik yenilik dalgası da modern imalat ve hizmet sektörlerinin iş yaratma kapasitelerini değiştirmektedir. Toplum içi ve ülkeler arası fırsat ve gelir eşitsizliğinin artması; toplumların sosyal ve politik dokusunu yıpratmakta, ekonomik, politik ve sosyal belirsizlikle dolu bir süreci hızlandırmaktadır.
İklim değişikliği etkilerinin zayıflatılması ve bu değişikliğe yönelik adaptasyon; yenilenebilir enerji, çevre-dostu teknolojiler ile üretim ve tüketimin çok daha sürdürülebilir şekillerine yönelik bir yapısal değişiklik sürecini de içerecektir. Bu süreçte, istihdam ve geçim kaynakları bakımından “galip”ler ve “mağlup”lar oluşacak; halihazırda kırılgan durumda olan sınıflar daha fazla riske maruz kalacaktır. Daha yeşil ekonomilere geçişte yeni piyasa fırsatları oluşacak, yeni işler ve gelirler yaratılacaktır; fakat mağlup sektörlerde alternatif işlerin az bulunması halinde uyum sağlama maliyetleri ve direnç yüksek olacaktır.
Özetle, kapsamlı, adaletli ve sürdürülebilir kalkınmaya ulaşan yollar; istihdamdan destek alınarak belirlenmelidir.
İstihdam Odaklı Kalkınma Gündemi
İnsana yakışır ve üretken işlerin azami ölçekte yaratılması için nasıl politikalar izlenmelidir? Kaydadeğer gelişme kaydeden ülkelerin incelenmesi –örnek olarak Asya ve Latin Amerika’da- deneyim-bazlı bir politika ve kural rehberliği sağlamaktadır.
Benzer politikalar global finansal ve ekonomik krize yönelik kısa vadeli çözümlerin kritik bileşenleri olmuş, iyi dizayn edilmiş sosyal korunma sistemleri; dirençliliğin gelişmesinde, toplam talebin dengelenmesinde ve kırılgan grupların korunmasında başat bir rol oynamıştır. Bu politikalar ayrıca, ülkelerin uzun vadede gelişme kapasitelerini de güçlendirmiştir.
Başarının diğer ana elemanları; hukukun egemenliği, insan hakları, mülkiyet hakları ve işlerin kurulması ve büyütülmesi için gerekli müşfik ortama bağlılık duyan istikrarlı ve sağlam idari kurumları içermektedir. Asgari ücret ve iş koruma yasası gibi iş piyasası politikaları ve kurumları, kalkınma faydalarının geniş çapta hissedilmesinde ve işçi haklarının korunmasında kilit bir rol oynamıştır. Bazı durumlarda gelirleri ve yoksulların alım güçlerini artırmaya yönelik transferlerle birlikte işçileri teşvik ve vergilerin bulunduğu resmi bir sisteme entegre etmeye yönelik stratejiler, kayıtdışı ekonomiden kademeli çıkış sürecini kurgulayan, yüksek üretim ve tüketim ile nitelendirilen erdemli ve kendi kendini destekleyen modeller yaratmıştır.
Global Çerçevenin Değeri
Harici ekonomik koşulların daha istikrarsız ve güvencesiz olmasıyla birlikte; gelişme, gitgide istihdam-dostu ve yoksulluğu azaltan yerel politikalara dayanmaktadır. Her bir ülkenin kendine özgü durumları, ihtiyaçları ve öncelikleri değişiklik gösterse bile, istihdam ve geçim kaynağı, tüm ulusal kalkınma stratejilerinin ana hedefi olmalı, ulusal politika dizaynı ve uyumu için de gerekli alan bırakılmalıdır.
Tüm bu hedefleri yeni bir global çerçeveye eklemlemenin katma değeri nedir?
Uluslararası kalkınma yardımlarını harekete geçirecektir. Düşük-gelirli ülkeler, kısa vadede istihdam yaratan ve orta vadede işçilerin üretkenliğini ve gelirlerini artıracak yetkinlikler ve yenilikler geliştiren altyapı sektörüne yatırım ihtiyacını duymaktadırlar. Kalkınma yardımı; kadınların, gençlerin ve kırılgan grupların özel ihtiyaçları ve çalışma koşullarına hitap eden iş piyasası programları ve ulusal ölçekteki sosyal korunma zeminlerinin oluşturulması için henüz tam olgunlaşmamış çabalara gerekli itici gücü sağlayacaktır.
Bilgi yardımı, daha fazla olmasa bile, katı finansal destek kadar önemlidir. Örneğin kalkınma için yerel kaynakların harekete geçirilmesine yönelik başarılı deneyimlerin paylaşılması ile yerel talep ve istihdam üzerindeki mali çarpan etkilerinin uygun bir şekilde anlaşılması, tuzakların önünü alarak gelişmeyi hızlandırabilecektir.
Bu çerçeve ayrıca; adalet, fırsat eşitliği ile insan ve işçi haklarının korunmasını sağlayan yönetişim sistemlerinin teşvikine dikkat çekecektir.
En önemlisi, tüm bölgelerdeki insanların hayatlarında bir değişiklik yaratacaktır.
Global tüketici talebinde dengeli ve istikrarlı bir büyüme yolu bakımından yayılma etkileri, ülke içi eşitsizliğin daraltılması ve genişleyen istikrar, barış ve güvenlik tüm dünyada hissedilecektir.
Hedeflerin ve Denetleme Seyrinin Belirlenmesi
Somut ve basit hedeflerin genel desteğin harekete geçirilmesini kolaylaştıracağı ve belirgin sayısal hedeflerin şeffaf denetleme ve teslim için etkili bir itici güç olduğu; Binyıl Kalkınma Hedefleri’nden öğrenilen derslerdendir.
Aşağıda belirtilen istihdam ve geçim kaynağı hedefleri uygun ve gerçekçi olacaktır
- Tam ve üretken istihdam ile insana yakışır iş hedefinin 2015 sonrası kalkınma gündeminde merkezi bir hedef konumuna yükseltilmesi
Bu amaç Binyıl Kalkınma Hedeflerine aşırı uçlardaki yoksulluk ve açlığın ortadan kaldırılmasına yönelik bir gaye olarak 2005’te eklenmiştir. Tam ve üretken istihdam ile insana yakışır işlerin merkezi ve aşikar bir hedef olarak ele alınması, bu kritik ihtiyaca olan ilgiyi ve dikkati de artıracaktır. Ulusal paydaşların eşitlik, sürdürülebilirlik ve insan hakları çerçevesinde ülkelerinin ihtiyaç ve koşullarına uygun hedefler belirlemesine dair yardımlar, kabul edilen parametreler eşliğinde gelmelidir. Ulusal amaçlar; kadınlar, gençler ve hassas grupların ihtiyaçları, tarım ve kayıtdışılığın ağırlığı gibi farklı milli bağlamlara uygun ana bileşenlere hitap edebilmek için ilgili göstergeler sağlamalıdır.
- Bu hedef, yoksulluğun giderilmesi ve dirençlilik için sosyal koruma zeminlerinin uygulamaya konulmasıyla desteklenmelidir.
Geçtiğimiz yıllarda gelir güvenliği ve sosyal korumaya yönelik bir dizi garantiye evrensel düzeyde erişim için sosyal korunma zeminlerine yatırım yapılması gerekliliği üzerinde devrim niteliğinde bir kamuoyu sağlanmıştır. Ulusal zeminlerin yürürlüğe konmasındaki gelişmeler somut bir şekilde ölçülebilmekte ve bu zeminler sağlık hizmetleri ve emekli maaşlarını da içermekte, iş göremezlik ve işsizlik risklerine karşı korunmayı genişletmekte ve kadın ve yaşlıların özel geçim kaynağı kırılganlığına yönelik de korunma sağlamaktadır.
Binyıl Kalkınma Hedefleri’nden alınan bir diğer önemli ders ise kapsamlı, adaletli ve sürdürülebilir kalkınma yolunun düzenli diyalog ve müzakerelerden geçtiğidir. Hükümetler, parlamenterler ve yerel otoritelerin; özel sektör, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve akademisyenlerin sürece dahli ve bağlılığı; sürecin kapsamlı, saydam ve etkili ilerlemesi için elzemdir.
|
| |
|
 |
 |
 |
|