NEWS FROM ILO GENEVA
ILO CENEVRE'DEN HABERLER

ILO waves "red card" at child labour

ILO çocuk işçiliğine "kırmızı kart" çıkardı

15 Ocak 2002'de Uluslararası Çalışma Örgütü, Mali'nin Bamako kentinde 19 Ocak 2002 tarihinde başlayan 2002 Afrika Dünya Kupası etkinliklerinde "Çocuk İşçiliğine Kırmızı Kart" kampanyasının açılışını yaptı.

Çocuk emeğinin kullanımına karşı mücadele amacı taşıyan kampanyanın sembolü, futbolda önemli kural ihlallerinde hakemlerin kaldırdığı kırmızı kart olacak.

Dünya Kupasını da içerecek şekilde dünya çapında insiyatif almayı amaçlayan ILO, kampanyayı, Mali Başbakanı Alpha Oumer Konare, Afrika Futbol Konfederasyonu'ndan (CAF) sponsorlar ve 2002 Afrika Dünya Kupası Komitesi'ni (COCAN) de kapsayan bir imza töreniyle Cuma günü resmen başlattı.

ILO Genel Müdürü, Juan Somavia, "çocuk işçiliği ne bir spor, ne de bir boş vakit geçirme aracıdır. Çocuk işçiler, çiftliklerde, madenlerde, taş ocaklarda ya da ev işlerinde hizmetçi olarak ağır koşullarda çalışıyor. Bazısı kölelik koşullarına ya da fuhuşa itiliyor. Milyonlarcası ömür boyu sefalete ve yoksulluğa mahkum ediliyor. Dünyanın en popüler sporuyla işbirliği yaparak ve oyunun dışında kalmamız anlamına gelen "kırmızı kart" gibi etkili bir sembolü de kullanarak, çocuk işçiliğine karşı küresel kampanyanın yaygın-laşmasını bekliyoruz," dedi.

Söz konusu girişim, çocuk işçiliğinin çıplak gerçekliği konusunda mümkün olan en geniş kamuoyunu oluşturmak ve insanları buna karşı yürütülecek küresel hareketi desteklemeye teşvik etmek için 2002 Afrika Dünya Kupası'nın popülaritesini kullanmayı amaçladı. Kampanya, ILO'nun en yeni çalışma standardı olan ve 1999'da kabul edilen 182 No'lu Çocuk İşçiliğinin En Kötü Biçimlerinin Önlenmesi Sözleşmesinin 100'den fazla ülke tarafından hızla onaylanmasında örneklendiği gibi, çocuk işçiliğine karşı verilen küresel mücadeleye yeni ve sembolik bir faktör olarak katkıda bulunacaktır.

Bugün Afrika, dünyadaki çocuk işçilerin yaklaşık %40'ına ki bu 80 milyon civarında bir rakama denk düşüyor - ev sahipliği yaparken, bu kıta özellikle çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerine karşı çeşitli yollardan girişilen mücadelede başı çekiyor. 182 No'lu Sözleşmeye imza atan 115 ülke arasından, anlaşmayı yasama meclislerinde onaylayan ilk iki ülke (Seyşeller ve Malavi) de dahil olmak üzere 30'u Afrika'dandır.

Afrika'daki "Kırmızı Kart" kampanyasının başlamasını takiben ILO, Latin Amerika, Asya ve Avrupa'da da insiyatif almayı planlıyor. Kampanyayı yürüten ILO'nun Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi Uluslararası Programı (IPEC), çocuk emeği sömürüsünü ortadan kaldırmak, çocukları rehabilite etmek, eğitmek ve ailelerine kazanç sağlayıcı olanaklar sağlamak üzere 75 ülkede aktif çalışma yürütüyor.


More equitable globalization and defense of cultural identity: it's the same fight!

Daha eşitlikçi bir küreselleşme ve kültürel kimliğin savunması: Değişmeyen mücadele

Uluslararası Frankofoni Örgütü (OIF) ve ILO sağlam temel değerlere sahip iki kuruluştur. İki kuruluş arasındaki bu doğal bağlantı 14 Şubat 2002 tarihinde daha resmi bir nitelik de kazandı. Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Müdürü Juan Somavia, OIF Genel Sekreteri Butros Gali ve daha önce (1971 ile 1978 arasında) ILO Sözleşme ve Tavsiye Kararlarının ve Önerilerinin Uygulanması ile ilgili Uzmanlar Komitesi üyeliği yapan bir uzman ILO'nun Cenevre'deki Genel Merkezinde bir araya gelerek, kurumsal ilişkileri geliştirme ve her iki örgütün ortak üyesi olan devletlerin yararına ortak etkinliklerini arttırma isteğini belgeleyen çerçeve anlaşmayı imzaladılar.

OIF Genel Sekreteri bu anlaşmanın "özellikle emek, insan haklarının korunması ve işçiler açısından OIF ve ILO'nun ortak amaçlarının gerçekleştirilmesine katkıda bulunacağını" belirtmiş, her iki örgütün de küreselleşmenin sosyal boyutunu, temel ilkelere saygıyı, çalışma hakları ve uluslararası çalışma standartlarının uygulanmasını gözetmede birlikte çalışacaklarını vurgulamıştır.

Anlaşma aynı zamanda Fransızca'nın uluslararası statüsüne dikkat çekerek, erkek ve kadınlara eşit fırsatlar sağlanmasını, kültürel ve dilbilimsel çeşitliliğin korunmasını öngörmektedir.

Juan Somavia, "OIF'nin savunduğu yalnızca Fransızca değildir" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu örgüt, insanların kendilerini kendi dillerinde ifade etmelerinin en temel hakları olduğunu savunur. OIF'nin savunduğu değerler -herkesin kültürel kimliğine derin saygı duyulmadan adaletli ve eşitlikçi bir küreselleşmenin mümkün olamayacağı- aslında ILO'nun ele aldığı konuların ve küreselleşmenin sosyal boyutu üzerine olan tartışmaların tam merkezindedir. O halde, kültürel kimliğe saygının küreselleşmenin önkoşulu olduğunu söyleyebilir miyiz?"

Butros Gali ise konuşmasında şu hususu vurgulamıştır: "Benim görüşüme göre bu sorunun yanıtı apaçık ortada. Küreselleşme aynı hızda devam ederse, kültür 10-15 yıl içinde, devletlerin bütünlüklerini korudukları son tutamak noktası olacak. Bu kültürel çeşitlilik uluslararası topluluğun yararınadır. Çünkü, biz küreselleşmeyi demokratikleştiremediğimiz oranda bu süreç demokrasiye zarar verecek, demokratikleşme süreci ise kültürel çeşitliliğin korunması ve sürdürülmesini getire-cektir. Bence, çok partili sistemin demokrasi için anlamı neyse, dilbilimsel çeşitliliğin küreselleşme için anlamı da odur."

ILO ve OIF' un bu ortak ilkesi, aynı zamanda iki örgüt arasındaki anlaşmanın mihenk taşıdır. Anlaşma özelde, mesleki eğitim alanlarında iş birliğinin geliştirilmesini, genç insanların işlerine uyum göstermelerini, bilgi ve iletişim teknolo-jilerinin öğrenilmesini sağlar.

Butros Gali "Umarım, tüm bunlar kağıt üstünde kalmaz" sözleriyle, bir diplomat olarak gördüğü bir tehlikeye dikkat çekti ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle eğitim alanında - ya sendikacılar ya da akademisyenler aracılığı ile - iki örgüt arasında sıkı bir iş birliği kurabiliriz. Eğitim ihtiyacı, üye ülkelerimizin yarısını oluşturan üçüncü dünya ülkeleri için özellikle ivedi bir ihtiyaçtır."

İki örgüt Temmuz 2001'den bu yana, Fransızca konuşan uzmanların değiş-tokuşuna ağırlık veren bir teknik program üzerinden çok somut bir işbirliğine yönelmiştir. Örneğin, bu yıl Mart ayında ILO'nun Torino'daki Uluslararası Eğitim Merkezi'ne Senegal'li genç bir uzman katılacak, Nisan'da ise Togo'lu genç bir uzman daha Kamerun'un Yaounde kentindeki ILO ofisinde çalışacaktır.

Antlaşmanın altına konulan imza, hem ILO hem de OIF için, ekonomik ve sosyal gelişme, insan hakları

ve kültürel çeşitlilik gibi konularda bağlayıcılık taşımaktadır. Bu bağlamda Cenevre, Fransızca konuşulan uluslararası bir kent olarak anlaşmanın imzalanması açısından son derece uygun bir mekan teşkil ediyordu.

Job losses in oil and gas industry spotlight need for good industrial relations

Petrol ve gaz sanayiinde iş kayıpları iyi endüstriyel ilişkilerin gerekliliğine işaret ediyor

21 Şubat 2002 tarihinde toplanan ve üç tarafı temsil eden sanayi uzmanlarının yapacakları 5 günlük bir toplantı öncesinde ILO tarafından yayınlanan bir rapora göre, şirket yapılarının değişmesi ve özelleştirmelerle darbe yiyen dünya petrol ve gaz sanayiindeki işgücü hacmi son yirmi beş yılda ciddi bir daralma göstermiştir.

ILO, bu gerilemenin, bu sanayi kesiminde iyi ilişkilere duyulan gereksinime dikkat çektiğini belirtmektedir. Temel hizmet dalları olarak görülen petrol ve gaz sanayilerinde bu nedenle grev hakkının sınırlandırılması gerektiği savları ileri sürüldüğünden, bu daldaki sendikalaşma özgürlüğü, örgütlenme ve toplu sözleşme hakkı gibi konular özellikle önem kazanmaktadır.

ILO'nun bildirdiğine göre, bu sanayiler üzerinde sürüp giden ekonomik, ticari ve politik baskı, sosyal diyalog yoluyla iyi endüstriyel ilişkiler kurmada anahtar konuları tartışacak olan toplantının önemini daha da artırmaktadır.

Toplantı için hazırlanan rapor, sektör konusunda yoğun bir çalışmanın ürünüdür. Yalnızca ABD'de, petrol ve gaz sanayilerindeki istihdam 1982'yi izleyen sekiz yıl içinde 1.65 milyon işçiden yaklaşık 640 bine düşmüştür. Kanada'da petrol arama faaliyetindeki %10'luk azalma sonucunda 1998'de 2250 iş kaybı görülmüştür.

Rapora göre durum diğer bölgelerde de hemen hemen aynıdır. 1998-2000 arasında yeni kalkınma projelerinin büyük ölçüde petrol fiyatlarındaki belirsizlik yüzünden iptali ya da ertelenmesine de bağlı olarak, Norveç petrol sanayiindeki istihdam %20 oranında azalmıştır. Bu alanda en fazla dikkat çeken bölgeler, iş sayısının 43.500'den 27.750'ye indiği, açık denizlerdeki platform ve tankerlerin inşa edilip bakımının yapıldığı yerler olmuştur.

Dünyada en çok petrol üreten on ülkeden biri olan Çin, 3 milyona yakın petrol ve gaz işçisi istihdam etmektedir. Bu ülkede ilgili sanayii elinde tutan iki şirketten biri, yeniden yapılanma süreci sonucunda 14 bin işçisinin işine son vermiştir.

ILO, İngiltere Denizaşırı Müteahhitleri Birliği'nin bir çalışmasına atıfla, petrol ve gaz sanayilerindeki satışta %50'lik düşüşün, tedarikçi firmaların üçte birinin kapanması ya da çalıştırdıkları işçi sayısında %75 azaltmaya gidilmesi anlamına geleceğini belirtti. Raporda, İngiltere'de petrol sektöründeki 382 bin işin 219 bininin müteahhitlerin elinde olduğu kaydediliyor.

Çok sayıdaki işten atılmalarının bir nedeni de firmaların kaynak bulma ve teknoloji kullanma sorunları olmuştur. 1999'da bile Ham petrol fiyatlarının tarihindeki en büyük artışı gösterdiği 1999'da bile, ABD'deki en büyük petrol şirketleri yaklaşık 40 bin kişinin işine son vermiştir ki, bunların hepsinin tekellere mal edilmesi mümkün değildi.

ILO raporuna göre, petrol ve gaz üretiminden ayrı olarak rafineri sektöründe, 1990'dan beri Avrupa ve ABD'de 1990'dan bu yana süren modernleşme ve rasyonalizasyon çabalarına karşın istihdam rakamları aşağı yukarı aynı kalmıştır.

Bu sonuç daha çok, rafineri işlerinde ağırlığın özellikle Asya-Pasifik bölgesine ve Ortadoğu'ya kaymasıyla ilgilidir. Asya-Pasifik ülkelerindeki rafineri işçilerinin sayısı 1990'da 590 binden 1997'de 850 bine çıkmıştır. Ama aynı dönemde Batı Avrupa'daki işçi sayısı 110 binden 90 bine inmiştir. Düşüş, 1990 ile 1997 arasındaki %25 istihdam daralmasıyla en çok Doğu ve Orta Avrupa'da görülmüştür.

Çalışma Koşullarındaki Genel Düzelme

ILO'nun petrol ve gaz sektöründeki uzmanı olan Yasuhiko Kamakura' ya göre aslında haberler o kadar da kötü değil: "Bu sanayiler stratejik ve bunların özel çalışma koşulları var. Dünya çapındaki ortalama kazanç, diğer sanayi kollarına göre daha yüksek ve çalışma saatleri de daha kısa ve daha esnek."

Örneğin, ABD'de petrol rafineri sektöründe üretimdeki işçilerin haftalıkları, 2000 yılında tüm işçilerin ortalama 600 $ olan haftalığının neredeyse iki katı olan 1100 $'dı.

Petrol üretimi ve rafineri sektöründeki kazançlar dünya çapında da artış gösterdi. Çin'de son yedi yılda aylık ücretler ikiye katlandı. Türkiye'deki petrol ve gaz sanayisindeki ücretler 1996-2000 arasında %800 arttı.

İş güvenliği ve sağlığı da genel olarak düzeldi. Petrol şirketlerinin Avrupa'daki çevre örgütü olan CONCAWE' ye göre 1999'da 1 milyon iş saatine düşen kaza sayısı, son 4 yılın ortalamasının biraz altında olan 4.3 idi.

Amerikan Petrol Enstitüsü (API) rakamlarına göre iş ile ilgili kazalar 1997'de her 100 işçiden 1,95'inde görülüyorken 1998'de bu rakam 1,34'de düştü.

Karada çalışan sondaj işçilerinin kaza geçirme olasılığı, diğer işçilere göre beş kat daha fazladır. Rapora göre son 20 yılda her yıl ortalama 60 işçi olmak üzere 1000'in üzerinde işçi kazalarda hayatını kaybetmiştir.

Petrol ve Gaz Sanayilerinde Örgütlenme Özgürlüğüne Getirilen Kısıtlamalar

ILO raporunun verdiği kötü haber şudur ki, petrol ve gaz üreten bazı ülkelerde hükümetler örgütlenme özgürlüğüne sınırlamalar getirmiştir. Çoğu durumda söz konusu olan, grev hakkına getirilen sınırlamalardı.

Norveç Hükümeti, ILO Sözleşmelerinin ve Tavsiye Kararlarının Uygulanması ile İlgili Uzmanlar Komitesi'nin eleştirilerini takiben, kendi ana-yasasında değişikliğe gitti ve petrol sanayisinde grev yapma hakkı üzerindeki kısıtlamaları kaldırdı. Komite, petrol sektörünün, hastane, elektrik, su, telefon ve hava trafiği kontrolü gibi temel hizmetleri sağlayan kuruluşlarla bir tutulama-yacağını açıkça belirtti.

Komitenin, 1995'teki Brezilya petrol işçilerinin greviyle bağlantılı ortaya koyduğu öneriler ise tam olarak hayata geçemedi. Brezilya'daki yasama organları, 1998 yılında, işçileri greve çağırdıklarından ötürü 60 $ milyon tutarında cezaya maruz kalan petrol işkolu sendikalarına geçici bir çözüm olarak ceza affı önerdi.

Raporun bildirdiğine göre, Nijerya'daki sendikal hakları etkileyen temel konular değişmeden kalmıştır.

ILO Uzmanlar Komitesi 1998 ile 2001 arasında işçilerin temel haklarının ihlal edildiğine dair birçok şikayet aldı. Şikayetleri dile getiren taraflara göre, Nijerya Sendika Yasası, işçilere kendi seçimleri sonucu sendika kurma ve katılma hakkı vermemekle kalmayıp yasada belirtilen sendikaya girme zorunluluğunu getirmektedir. Raporda, yasanın sendika kurmak için 50 kişiden oluşan kurucu zorunluluğu getirmesinin, açık olarak işçilerin kendi sendikalarını örgütlemelerinin önüne geçmek amacı taşıdığı vurgulanmaktadır.


ILO tackles social consequences of globalization

ILO küreselleşmenin sosyal sonuçlarına el atıyor

27 Şubat 2002 tarihinde ILO, küreselleşmenin sosyal boyutunu ilk kez ele almak üzere, başkanlar, politikacılar, akademisyenler, sosyal uzmanlar ve Nobel ödüllü ekonomistlerden oluşan bir üst düzey komisyon oluşturdu. Küreselleşmenin Sosyal Boyutu ile ilgili Dünya Komisyonu, Finlandiya Başbakanı Tarja Halonen ve Tanzanya Başbakanı Benjamin Mkapa tarafından yönetilecek.

ILO Genel Müdürü Juan Somavia, yapılan basın konferansında nihai amacın, yoksulluğu ve işsizliği azaltmak, büyümeyi ve sürdürülebilir gelişmeyi hızlandırmak için küreselleşme sürecinden gerektiği gibi yararlanılması olduğunu vurguladı.

Porto Alegre Sosyal Forumu ile New York'taki Davos Forumu'na da katılan Juan Somavia Komisyonla ilgili şu görüşlerini dile getirdi: "Komisyon, tartışmanın gerçeklerden çok polemikler ve önyargılarla yürüdüğü bir dönemde, fikirler üzerinde uluslararası diyalogu geliştirmede eşi görülmemiş bir girişimdir. Bu zor konularla ilgili bir konsensus ve yeni düşünme yolları bulmanın vakti gelmiştir."

Somavia sözlerine şöyle devam etti: "Bazıları için küreselleşme ilerlemenin bir aracı olmuştur. Küreselleşme onlar için zenginlik yarattı, fırsatları arttırdı, girişimcilik için uygun bir ortam sağladı. Ancak diğerleri için eşitsizlik ve güvensizlikleri katlandırdı. Böyleleri, küreselleşmenin risklerin fazla, yararlarının ise sınırlı kalmasından endişe ediyor."

"Küreselleşmenin, çalışan insanların ve ailelerin her yerde beklediklerini, yani iyi iş imkanlarını, güvenlik ve karar alma süreçlerinde katılımı sağlaması gerekiyor. İnsanlar, küreselleşmeden bekledikleri daha yüksek kazançları somut olarak görmek istiyor. Bu, daha iyi bir iş için daha iyi fırsatlar elde etme, açık ekonomiler ile açık toplumlar nezdinde kalkınmayı sosyal adaletle birlikte ileri taşıma anlamına geliyor."

"Komisyon, herkes için kabul edilebilir ve adil olan, daha kapsayıcı bir küreselleşme sürecine bütün uluslararası örgütlerin katkı koyabileceği yöntemler araştıracaktır. "

Halonen ve Mkapa, üyelerinin bireysel olarak hareket edebileceği komisyonun eş başkanları olacak.

Küreselleşme sürecine rehber olmak ve bu süreci şekillendirmek için somut adımlar atma çabasında olan komisyon aynı zamanda:

  • Gerçekleri ortaya çıkaracak ve sürecin ana hatları ile dinamiklerinin görünümünü ortaya koyacak,
  • Dünyanın tüm bölgelerinden sivil toplum ve kamuoyunun farklı ifadelerinin yanında işçilerin, teşebbüslerin, yatırımcıların ve tüketicilerin süreci algılayış biçimlerini araştıracak,
  • Küreselleşmenin, istihdam, iyi bir iş, yok-sulluğu azaltma, ekonomik büyüme ve kalkınma üzerindeki etkisini analiz edecek,
  • İşçi ve işverenleri temsil eden kuruluşların ve hükümetlerin yanısıra ilgili tüm uluslararası örgütleri de kapsayan konularda geniş bir konsensusa varılmasını sağlayacak,
  • Küreselleşmeyi sürdürülebilir kılmak ve yararlarının adil bir şekilde dağıtılmasını sağlamak için küresel ekonominin kilit konu-larını ele alacak bir süreci başlatacaktır.
Bağımsız bir komisyonun iki ülkenin başkanı tarafından eş başkanlı olarak yönetilmesi ilk defa karşılaşılan bir durumdur. Dünyanın tüm bölgelerinden gelen komisyon üyeleri arasında, İtalya eski Başbakanı Giuliano Amato; 2001 Ekonomi Nobel ödülünü alan Joseph Stiglitz; Uruguay'ın bir önceki başbakanı Julio Maria Sanguinetti; Brezilya'nın "First Lady"'si ve Dayanışma Konseyi Topluluğu'nun başkanı Ruth C.L. Cardoso; Rand şirketinin başkan yardımcısı ve ABD eski Çalışma Bakanı Ann Mc Laughlin Korologos; Tayland eski Dışişleri Bakanı Surin Pitsuwan; Delhi Üniversitesi rektör yardımcısı ve Hindistan hükümeti eski ekonomi başdanışmanı Deepak Nayyar; yazar ve Peru Bağımsızlık ve Demokrasi Enstitüsü Başkanı Hernando de Soto; AFL-CIO Başkanı John Sweeney; Uluslararası İşverenler Örgütü Başkanı, Unilever France'ın eski başkanı Francois Perigot; Güney Afrika Sendikalar Konfederasyonu genel sekreteri Zwelinzima Vavi yer alıyor.

Somavia, ILO Yönetim Kurulu Başkanı Alain Ludovic Tou, İşçi Grubu başkanı Lord Bill Brett ve İşveren Grubu'nun başkanı Daniel Funes de Rioja ile birlikte komisyonda re'sen görev yapıyor.

Komisyonun sekreterlik işlerini ILO tarafından görevlendirilen bir ekip üstlenmektedir. Bu çerçevede, üst düzey bir ILO görevlisi olan P. Gopinath komisyonun sekreterliğine getirilmiştir. Komisyon ilk toplantısını 25 Mart 2002'de Cenevre'de yaptı. 2003'te de müzakerelerin tamamlanması ve ILO Genel Müdürüne yapılan çalışmalarla ilgili kapsamlı bir rapor sunulması bekleniyor.

Küreselleşmenin Sosyal Boyutu İle İlgili Dünya Komisyonu'nda Yer Alan İsimler:

Eş-başkan: Tarja Kaarina Halonen, Finlandiya Cumhurbaşkanı
Tarja Halonen Şubat 2000'de Finlandiya'nın 11. Cumhurbaşkanı olarak seçildi ve 1 Mart 2000'de göreve başladı. Finlandiya'nın ilk kadın Cum-hurbaşkanı.

Eş-başkan: Benjamin William Mkapa, Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Başkanı
Gazetecilik de yapmış bir diplomat ve politikacı olan Benjamin W. Mkapa Kasım 1995'te Tanzanya Başkanı seçildi. Mkapa, Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1961'den bu yana işbaşına gelen 3. Başkandır.

Komisyonun Üyeleri:

Guilano Amato (İtalya)
Avrupa Birliği'nin Yapısal Konvansiyonu Başkan Yardımcısı. Dr. Amato 1992'den 1993'e ve 2000 ile 2001 arasında olmak üzere iki kez İtalya başbakanı olmuştur.

Ruth C.L. Cardoso (Brezilya)
Brezilya Cumhurbaşkanı'nın eşi 1995'ten bu yana yoksulluk ve sosyal dışlanmaya karşı sektörler arası ortaklıklar geliştirmeye çalışan bir örgüt olan Topluluk Dayanışma Konseyi başkanıdır.

Heba Handoussa (Mısır)
Arap ülkeleri, İran ve Türkiye ile ilgili Ekonomik Araştırma Forumu'nun yöneticisidir.

Eveline Herfkens (Hollanda)
1998'den bu yana Kalkınma İşbirliği Bakanı'dır. 1996 ile 1998 arasında BM ve DTÖ elçilikleri yapmıştır.

Ann McLaughlin Korologos (ABD)
Araştırma ve analiz yoluyla politika oluşturma ve karar alma ile ilgilenen kar amaçlı bir kurum olmayan Rand Birliği'nin başkan yardımcısıdır.

Lui Mai (Çin)
1998'den bu yana Çin Kalkınma Araştırmaları Vakfı Genel Sekreteri.

Deepak Nayyar (Hindistan)
Delhi Üniversitesi rektör yardımcısı. Hindistan, Fransa ve İngiltere'de eğitim gören Dr.Nayyar seçkin bir ekonomisttir.

Francois Perigot (Fransa)
Haziran 2001'den bu yana Uluslararası İşverenler Örgütü Başkanı.

Surin Pitsuwan (Tayland)
Parlamento üyesi ve eski Dışişleri Bakanı. Dr. Surin'in hükümette ve dışişlerinde uzun bir kariyeri vardır.

Julio Maria Sanguinetti (Uruguay)
Yeni yönetim biçimleri bulmayı ve Latin Amerika'daki sürdürülebilir kalkınmayı amaç edinen bir forum olan Circulo de Montevideo'nun başkanıdır.

Hernanado de Soto (Peru)
Bağımsızlık ve Demokrasi Kurumu'nun başkanı. Ekonomi politikaları ile ilgili en çok satan kitapların yazarı da olan de Soto, kalkınma konularında çalışmalar yapan olan önemli bir kuruluşun da başındadır.

Joseph Stiglitz (ABD)
Columbia Üniversite-si'nden. Ekonomi, Çalışma ve Uluslararası İlişkiler Profesörü. 2001'de Ekonomi Nobel Ödülü'ne layık görüldü.

John J. Sweeney (ABD)
Amerika Çalışma Federasyonu ve Sanayi Örgütleri Kongresi (AFL-CIO) Başkanı.

Victoria Tauli-Corpuz (Filipinler)
Tebtebba Vakfı yöneticisi (Siyasa Araştırması ve Eğitim için Yerli Halkların Uluslararası Merkezi )

Aminata D. Traore (Mali)
Yazar ve Afrika Sosyal Forumu koordinatörü.

Zwelinzima Vavi (Güney Afrika)
Güney Afrika Sendika Kongresi (COSATU) genel sekreteri.

Ernst Ulrich von Weizsaecker (Almanya)
Bilim adamı ve milletvekili. 1998'den bu yana Bundestag üyesi.


ILO Protocol on seafarers' conditions of work sets international legal precedent

Gemicilerin Çalışma Koşullarına dair ILO Protokolü, uluslararası planda yasal örnek teşkil ediyor

ILO'nun gemiciler için işte minimum standart kampanyası, çalışma saatlerini düzenleme ve gemileri kontrol etme hakkı gibi iki önemli standardın hayata geçmesiyle önemli bir aşama kaydetti.

1976'da imzalanan 147 No'lu Ticari Gemicilik (Minimum Standartlar) ile ilgili Sözleşmenin 1996 Protokolü, ülkelere, salt gemicilerin çalışma saatleri ile ilgili kaygılar sonucu gemilerde denetim yapma imkan tanıyan ilk uluslararası örneği oluşturmak üzere yeniden düzenlendi.

Bundan böyle bu amacı taşıyan kontroller, 147 Sayılı Sözleşmeyi ya da Protokolü antlaşmayı ya da protokolü onaylamayan bir ülkenin bayrağı altında denize açılmış olan gemiler için bile yasal sayılacak.

Daha önceleri ülkeler, liman kontrollerini çalışanların iş saatleri nedeniyle değil, çalışma koşullarının diğer yönleri üzerinden yapıp gemileri alıkoyabiliyorlardı.

Protokol, gemi başka bir yere kayıtlı olsa bile, geminin demirlediği limandaki devletin gemideki işçilerin iş yoğunluğundan yasal olarak sorumlu olması ilkesini yaşama geçirmektedir.

Protokol 10 Ocak 2003'te yürürlüğe girecek. Malta'nın onayıyla, Sözleşmenin yasallaşması için gerekli imza sayısına ulaşılmıştır (Ayrıca, her biri birer milyon tonluk gemicilik kapasitesine sahip olan en az üç ülkenin desteğini alma koşulu da

yerine getirilmiştir - İrlanda, İsveç, İngiltere). Maksimum çalışma saatleri ile minimum dinlenme saatlerini düzenleyen ve 1996'da imzalanan 180 sayılı Gemicilerin İş Saatleri ve Gemilere İşçi Alımı ile ilgili Sözleşme, gerekli onayları da almış olarak 8 Ağustos 2002 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Konvansiyon (Sözleşme), gemicileri herhangi bir 24 saatlik zaman dilimi içinde en fazla 14 saatlik iş (ya da en az 10 saatlik dinlenme), herhangi bir yedi günlük zaman diliminde de en fazla 72 saatlik iş (ya da 77 saatlik dinlenme) ile sınırlamaktadır. Yoğun çalışma saatlerinin ardından gelen yorgunluk daha önceden de kazaların nedeni olarak görülüyordu. Konvansiyon, kontrolün hem limanda hem de gelinen ülkede yapılabilmesi için iş saatlerinin kaydına ve ekrana geçirilmesine dair gerekli düzenlemeleri de içermektedir.

Sözleşme, gemiye, güvertedeki insanlara ve kargoya yönelik yakın bir tehlikenin görüldüğü ya da denizde yardıma ihtiyacı olan gemiler ve insanlar olduğu durumlar için çalışma saatlerinde istisnai uygulamalara izin vermektedir.

Konvansiyonun altıncı maddesi, yerleşik eğitim programları hariç, 16 ile 18 yaş arasındakilerin geceleri çalıştırılmamasını sözleşmeyi imzalayan taraflardan talep etmektedir. Konvansiyon, ILO'nun çocuk işçiliğini dünya çapında önleme çabalarının bir parçası olarak, 16 yaşın altındaki çocukların gemi güvertelerinde çalışmasını her koşulda yasaklamaktadır.


International Women's Day, 8 March 2002

Uluslararası Kadınlar Günü, 8 Mart 2002

Kadınlar, Ruanda, Bosna, Kosova ve Afganistan gibi dünyanın birçok yerinde, geçen on yıl boyunca yaşanan çatışmalarda ağır bedeller ödedi. Kadın ve çocuklar bu "sivil huzursuzlukların" ya da "iç savaşların" ortasında kalan sığınmacıların %75'ini oluşturuyor. Mart 2001'de yayımlanan ILO'nun "Cinsiyet ve Silahlı Çatışmalar" 1. Raporu, savaşın kimi korkunç istatistiklerine ve dehşet verici durumlarla karşılaşan kadınların böyle durumlarda baş vurdukları yaşama stratejilerine yer veriyor.

Kadınlar için savaş ve çatışma özel bir terörü de beraberinde getirir. Ölüm, yaralanma ve evlerinin yakılıp yıkılması, korkulacak şeyleri tüketmez. Bunların dışında, tecavüz, işkence, cinsel ya da ekonomik kölelik, cinsel ilişkiye ya da evliliğe zorlama vb. artık kadınların yazgısı haline gel-miştir. Eşlerini, ailelerini ya da işlerini kaybetmeleri de cabası.

ILO raporuna göre, son dönemdeki çatışmaların belirsiz yapısı şiddeti de tırmanmıştır. Önceki savaşlardan farklı olarak - ulusal ordular arasındaki çarpışmaları kapsamak üzere - bugünkü çatışmalar yalnız bütün ülkeye ya da topluma yayılmakla kalmamakta, aynı zamanda sivillere dönük daha önce görülmemiş bir acımasızlık da sergilemektedir.

Ruanda'da 1994'te yaşanan soykırımda, bazıları 5 yaşında olmak üzere yaklaşık 250.000 ile 500.000 arasında kadın ve kız işkenceye, fiziksel şiddete ve tecavüze maruz kaldı.

"Uluslararası Kadınlar için Kadınlar" sivil toplum kuruluşunun bildirdiğine göre, birçok kadın, tecavüzlerin sonucunda yaşadıkları duygusal ve fiziksel travmanın yanında, tecavüzcülerin çocuklarını dünyaya getirdi, birçoğu jinekolojik sorunlarla ve AIDS gibi cinsel yolla geçen hastalıklarla boğuşuyor.

ILO, Bosna'da, kimi zaman kitleleri terörize etmek ve etnik kimliklerine yüklenmek için yapılan sal-dırılarla yaklaşık 20.000 ile 50.000 arasında kadının tecavüze uğradığını belirtiyor.

ILO'nun bir çalışmasında, Afganistan'daki kadınların insan haklarının hiçe sayılmasının, yirmi üç yıllık çatışma ortamının şekillendirdiği daha geniş bir manzaranın parçası olduğu ifade ediliyor. Rapora göre, savaşmak için uzun süre uzakta kalan erkeklerin yokluğu, kadınların yeni sorumluluklar almasına yol açarken, dul kalma ve yer değiştirme gibi etkenler sonucunda daha fazla kadın evin reisi haline gelmiştir. Buna ek olarak, mülteci kamplarındaki tedavi olanakları, genel ve mesleki eğitim kursları tutum ve beklentilerde birtakım değişikliklere yol açtı.


ILO Governing Body concludes 283rd session

ILO Yönetim Kurulu 283. oturumunu tamamladı

Uluslararası Çalışma Ofisi Yönetim Kurulu, iki hafta süren görüşmelerin ardından 283. oturumunu 22 Mart tarihinde tamamladı. Yönetim Kurulunun bu oturumunda ele alınan konular ara-sında Myanmar'da zorla çalıştırma uygulamaları, küreselleşmenin etkileri ve Afganistan'daki istih-dam durumu yer alıyordu.

Yönetim Kurulu, ILO ile Myanmar arasında varılan mutabakatı olumlu karşılamıştır. Buna göre ILO bu yıl Haziran ayına kadar bu ülkeye bir irtibat görevlisi atayacaktır.

ILO'nun Myanmar'la ilgilenmesi, zorla çalıştırma uygulamalarını sona erdirme ve bu alanda ilerleme sağlamada hükümete yardımcı olma açısından önemli bulunmaktadır. Myanmar'da bir irtibat bürosunun bulunması ILO'nun ülkede tam anlamda temsil edilmesi yolunda bir adım olarak değerlendirilmektedir ve böyle bir temsilin de ülkede zorla çalıştırma uygulamalarına son verilmesi açısından önem taşıdığı düşünülmektedir.

Küreselleşmeyle ilgili konular

Arjantin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Alfredo Atanasof, Küreselleşmenin Sosyal Boyutuyla ilgili Çalışma Grubuna hitaben yaptığı konuşmada, ülkesindeki toplumsal sorunların keskinleşmesinin "ekonominin sosyal duyarlı-lıkların üzerinde kalmasını hedefleyen politika-lardan kaynaklandığını" belirtti. Arjantin Hükümeti ILO ile yoksullukla mücadele, sosyal güvenlik ağlarının güçlendirilmesi ve istihdamı geliştirici programlar üzerinde odaklaşan bir Mutabakat Zaptı imzalamıştır.

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Genel Müdürü Mike Moore ise aynı gruba yaptığı konuşmada "ticaretteki serbestleşmenin istihdamı nasıl etkilediği" üzerinde durmuştur. Moore ILO'nun Küreselleşmenin Sosyal Boyutuyla ilgili Bir Dünya Komisyonu oluşturma girişimini ve böyle bir komisyonun DTÖ ile ILO'nun ticari serbestleşme ve istihdam konusunda halen sürmekte olan işbirliği için yeni imkanlar yaratacak olmasını memnunlukla karşıladığını açıklamıştır. Moore ayrıca DTÖ'nün uluslararası ölçekte benimsenmiş çalışma standartlarına sahip çıktığını ve ILO'yu da bu konularla ilgilenecek en yetkin kuruluş olarak gördüğünü yinelemiştir. Dünya Komisyonu ilk toplantısını 25-26 Mart tarihlerinde Cenevre'de yapmıştır.

Afganistan'daki Geçici Yönetimin Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığını yapan Mir Wais Sadeq ise yaptığı konuşmada ülkesinde istihdam durumunun "iç karartıcı" olduğunu belirterek, ülkesindeki toplam 8 milyonluk işgücünün 2 milyonunun açık işsiz durumunda olduğunu eklemiştir. Bakana göre, geri dönecek mültecilerle birlikte işsiz sayısının bu yıl 4 milyona çıkmasının beklendiğini de açık-layarak yaklaşık bir milyonluk bir istihdam açığının bulunduğunu vurgulamıştır. Sadeq, Kabul'da bir ILO ofisi açılması ve ILO tarafından geliştirilen istihdam programlarının ülkede uygulanması açı-sından ILO ile işbirliği gibi konuları daha önce gö-rüşmüş olduğunu da sözlerine eklemiştir.

Diğer konular

ILO Yönetim Kurulu, Çalışma Yaşamında Temel İlkeler ve Haklar ILO Bildirgesi uyarınca sunulması gereken yıllık raporları da incelemiştir. Bu raporlar, ILO'nun bir ya da daha fazla sayıda temel sözleşmesini onaylamamış bulunan ülkelerdeki durumu ortaya koymaktadır. Yönetim Kurulu Başkanı Alain Ludovic Tou, bildirge uyarınca rapor sunması gerekirken bunu yapmayan ülke sayısının 2000 yılında 50 iken bu yıl 11'e düştüğünü belirtmiştir. Bu arada, Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Katar dahil olmak üzere bazı Körfez ülkelerinin ILO ile diyaloga girdikleri belirtilmiştir. Bu diyalog, sendikalaşma ve toplu sözleşme haklarını güvence altına almaya yönelik girişimlerden oluşan bir eylem planıyla sonuçlanmıştır.

Yönetim Kurulunun aldığı bir başka karar da gemicilerin kimliklerinin belirlenmesini sağlayacak bir protokol üzerinde anlaşmaya varılması için hemen ilk planda atılacak adımlarla ilgilidir. Bu alanda ulaşılan sonuç bir sonraki yıl toplanacak olan Uluslararası Çalışma Konferansına sunulacaktır. Yeni belge, gemicilerin pozitif biçimde doğrulanabilir kimliklerini netleştirecek, belgenin çıkartılma amaçlarını ve bu doğrultudaki işlemleri belirtecek, sahte kimlik düzenlenmesini önleyecek fiziksel özellikleri ve diğer önlemleri belirleyecek, bu arada izleme ve denetim için gerekli usulleri de içerecektir. Aynı belge sayesinde gemicilerin kimlikleriyle ilgili ek bilgiler de sağlanacaktır. Limanlarda Sağlık, Güvenlik ve Emniyet için Uygulama Kurallarının kabulü de, kaynak tahsisine bağlı olmak üzere gelecek yıl gündeme alınabilecektir.

HIV/AIDS konusuna gelince; ILO'nun HIV/AIDS programı, işyerlerinin artık AIDS'e karşı mücadele ve tedavi açısından önemli mekanlar haline geldiğini belirtmektedir. Program, salgının çalışma dünyasındaki etkilerini gözler önüne sermek ve karşılık olarak alınabilecek önlemler konusundaki bilgileri paylaşmak üzere bir web sayfası açtığını (www.ilo.org/aids) da açıklamıştır.

Sendikal Özgürlükler Komitesi (CFA)

ILO Sendikal Özgürlükler Komitesi'nin 50. kuruluş yılı 14 Mart'ta yapılan bir yuvarlak masa top-lantısına vesile olmuştur. Katılımcılar arasında sen-dika liderleri olarak Endonezya'dan Dita Sari ile Fildişi Sahili'nde hapisteyken CFA tavsiyesi üzerine serbest bırakılan Basile Mahan Gale bulunmaktaydı. CFA'nın dosyalar üzerinde yaptığı tetkikler sonucunda son on yıl içinde 2.000'i aşkın sendikacının serbest kalması sağlanmıştır.

CFA bu bağlamda 31 dosyayı daha incelemiştir. Komite Kolombiya'daki durumdan hareketle, bu ülkede sendika liderlerine yönelik şiddetle ilgili son incelemesinden bu yana herhangi bir ilerleme sağlanmadığını belirtmiş ve hükümetten bu tür şiddet olaylarını kovuşturup, dokunulmazlıkların kaldırılmasını sağlama talebinde bulunmuştur.

Komite bunun dışında Kore Cumhuriyeti hükü-metine de sendikalaşma özgürlüğünü kamu sek-töründe çalışan bütün kesimleri kapsayacak biçim-de yaygınlaştırma çağrısında bulunmuştur. Kore Cumhuriyeti Hükümetine yönelik diğer istekler arasında şunlar yer almaktadır: işletme düzeyindeki sendikal çoğulculuğu sağlayacak yasal değişik-liklerin hızlandırılması; grev yasağının yalnızca çok temel sektörlere sınırlandırılması; ve yasaları sendikalaşma özgürlüğü ilkeleri ile uyumlu hale getirecek değişikliklerin hızlandırılması. Komite, hükümetin 2001 Eylül ayı itibarıyla yaptığı 190 işçinin tutuklu veya gözaltında olduğuna ilişkin açıklamayı ve şikayetçi tarafça dile getirilen daha çok sayıda sendikacının gözaltında olduğu yolundaki iddiayı dikkate alarak, hükümetten tutuklu ya da yargı önünde bulunan sendikacıların serbest bırakılmasını sağlamasını ya da bu kişilerin haklarındaki suçlamaların geri alınmasını istemiştir.

Komite, Zimbabwe'li sendika lideri Margan Tsvangirai'nin saldırıya uğraması ve sendika binalarının kundaklanması konularıyla ilgili olarak, hükümetin bu konularda bağımsız bir soruşturma yürütülmesinin mümkün olmadığı yolundaki açıklamasını üzüntüyle karşılamıştır. Komite bu konuda bağımsız bir soruşturma yürütülüp sonuçları hakkında bilgi verilmesini ısrarla talep etmiştir.

Komite bunların dışında Yugoslavya'daki işveren kuruluşları tarafından dile getirilen bir şikayeti de ele almıştır. Belirtildiğine göre bu ülkede, Ticaret Odasına zorunlu üyelik koşulu nedeniyle işverenlerin diledikleri işveren kuruluşuna katılma ve toplu sözleşme yapma haklarına sınırlama getirilmektedir. Örgütlenme özgürlüğünün yalnızca işçiler için değil işverenler için de geçerli olduğunu vurgulayan Komite, ilgili hükümete çağrıda bulunarak Ticaret Odası ile ilgili düzenlemelerde zorunlu üyeliği ve mali katkıyı öngören bütün hükümlerin kaldırılmasını istemiştir.

 

ILO ANKARA'DAN HABERLER
NEWS FROM ILO ANKARA

Sektör III Toplantısı Ankara'da Yapıldı

Sector III Meeting Held in Ankara
ILO Genel Merkez Cenevre'deki Sosyal Koruma Sektörü Avrupa ve Orta Asya Bölgesi ile kon-sultasyon toplantısını ILO Ankara Ofisinde ger-çekleştirdi. 4-5 Mart 2002 tarihleri arasında düzen-lenen toplantıya ILO Genel Müdür Yardımcısı ve sektörden sorumlu Assane Diop başkanlık etti. Toplantı için Ankara, Brüksel, Budapeşte, Cenevre, Moskova ve Turin'den biraraya gelen ILO yetkilileri Sosyal Koruma Sektörü ve bölge ofisleri arasındaki işbirliğinin koordinasyon halinde, problem çözmeye yönelik ve etkin bir biçimde sürdürülmesi için gereken altyapının oluştu-rulmasını gündeme aldılar. Uluslararası göç, küre-selleşme, fakirliğin azaltılması, kadın-erkek eşitliği ve HIV/AIDS gibi alanlarda bu işbirliğinin olumlu sonuçlar doğuracağı benimsendi. Toplantıya katılanlar: Avrupa ve Orta Asya'dan Sorumlu Bölge (EUROPE) Müdürü Friedrich Buttler; Avrupa ve Orta Asya'dan Sorumlu Bölge Müdür Yardımcısı Orphal Hembrechts; Avrupa ve Orta Asya'dan Sorumlu Bölge Müdürlüğü'nden Pierre De Lame; Sosyal Koruma Sektörü İdari ve Program Koordinatörü Jean-Victor Gruat; İşçi Sağlığı ve Güvenliği (SAFEWORK) Direktörü Jukka Sakari Takala, İşveren Etkinlikleri (ACTEMP) Bölümü'nden Christian Hess; İşçi Etkinlikleri Bölümü'nden Elizabeth Goodson; Çalışma Koşulları (CONDIT) Bölümü'nden F.J. Dy-Hammar; Sosyal Finans ve İstatistik Bölümü'nden Michael Cichon; Göç (MIGRANT) Bölü-mü'nden Manolo Abella; ILO-AIDS Direktörü Franklyn Lisk; ILO Moskova Temsilcisi Pauline Barret; Moskova Ofisi'nden Rimma Kalichenko; ILO Budapeşt Temsilcisi Jean-Pierre Laviec; Bu-dapeşte Ofisi'nden Annie Rice, Elaine Fultz ve Marcus Ruck; ILO Bruksel Temsilcisi Eddy Laurijssen; Finlandiya Sosyal Hizmetler ve Sağlık Bakanlığı'ndan Wiking Husberg; ILO Turin Ulus-lararası Eğitim Merkezi'nden Yordanka Tzvetkova; ve ILO Ankara Temsilcisi Gülay Aslantepe.
The Social Protection Sector (SECTOR III) at Headquarters Geneva held its Consultation Meeting for the European and Central Asian Region at the ILO Ankara Branch Office. The meeting which took place 4-5 March 2002 under the chairmanship of Mr. Assane Diop, Executive Director of ILO. The meeting brought together officials from Ankara, Brussels, Budapest, Geneva, Moscow and Turin to discuss means of conducting work between the Social Protection Sector and field offices in a coordinated and coherent manner oriented towards problem-solving. International migration, globalization, poverty alleviation, gender and HIV/AIDS were considered areas where an integrated approach would yield fruitful results.Participants of the meeting were Mr. Friedrich Buttler, Regional Director, Europe and Central Asia; Mr. Orphal Hembrechts, Deputy Director, EUROPE; Mr. Pierre De Lame, Senior Official, EUROPE; Mr. Jean-Victor Gruat, Administrative and Programme Coordinator, Social Protection Sector; Mr. Jukka Sakari Takala, Director, SAFEWORK; Mr. Christian Hess, Specialist, ACTEMP; Ms. Elizabeth Goodson, Specialist, ACTRAV; Ms. F.J. Dy-Hammar, Chief, CONDIT; Mr. Michael Cichon, Chief, SOC/FAS; Mr. Manolo Abella, Chief, MIGRANT; Mr. Franklyn Lisk, Director, ILO-AIDS; Pauline Barret, Director Moscow Office; Ms. Rimma Kalichenko, Moscow Office; Mr. Jean-Pierre Laviec, Director, Budapest Office; Ms. Annie Rice, Budapest Office; Ms. Elaine Fultz, Budapest Office; Mr. Marcus Ruck, Budapest Office; Mr. Eddy Laurijssen, Director, Brussel Office; Mr. Wiking Husberg, Ministry of Social Affairs and Health, Finland; Ms. Yordanka Tzvetkova, Manager, ITC, Turin; and Ms. Gülay Aslantepe, Director, Ankara Office
   
İzmir Tabipler Odası ve Dokuz Eylül Üniver-sitesi'nin 22-24 Mart 2002 tarihleri arasında İzmir'de düzenlediği II. Ulusal İşsağlığı ve İşyeri Hekimliği Günleri'ne Gülay Aslantepe katıldı.
The İzmir Chamber of Physicians and Dokuz Eylül University held its 2nd National Occupational Health and Staff Physician Days between 22-24 March 2002 in İzmir. Ms. Gülay Aslantepe traveled to the region to participate in the activities.

8 Mart 2002 tarihinde Ankara'da Kadınlar Günü münasebetiyle Gazi Üniversitesi'nde yapılan etkin-liklere ILO Türkiye Temsilcisi katıldı ve ILO'nun kadınlara ilişkin standart ve politikaları üzerine bir konuşma yaptı.

On 8 March 2002 Director of the ILO Ankara Office delivered a speech about ILO standards and policies on women workers at a program held at Gazi University in Ankara on the occasion of International Women's Day.

Türk Endüstriyel İlişkiler Derneği'nin İstanbul'da 31 Ocak 2002 tarihinde düzenlediği 4. Uluslararası Kongresine Gülay Aslantepe katıldı.

Ms. Aslantepe traveled to İstanbul on 31 January 2002 to attend the 4th International Congress of the Turkish Industrial Relations Association.

Konu üzerine yapılan ILO araştırmalarını Türkçe diline kazandırmak amacıyla ILO tarafından çevirilip bastırılan ve İŞKUR tarafından dağıtılacak olan "Değişen işgücü piyasasında kamu istihdam hizmeti" (The public employment service in a changing labour market") kitabı 14 Ocak 2002 tarihinde ILO Ankara Ofisinde yapılan bir toplantı ile basına tanıtıldı.Bkz. Yeni ILO Yayınları, sayfa 15

The ILO publication "The public employment service in a changing labour market" (Değişen işgücü piyasasında kamu istihdam hizmeti") was translated and printed by the ILO Ankara Branch Office and will be distributed by İŞKUR, the Turkish Employment Office. Information about the book was presented to the media and other interested parties at a meeting on 14 January 2002. See New ILO Publications, page 15.

IPEC'DEN HABERLER

NEWS FROM IPEC

ILO-IPEC Çalışan Çocuk Merkezlerinde Karne Sevinci

IPEC programı kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Baş-kanlığı, Yalova Valiliği ve Diyarbakır Valiliği ile yürütülen çeşitli projeler çerçevesinde kurulan ve Yalova, Gölcük, Adapazarı ve Diyarbakır'da sokakta çalışan çocuklara, İzmir'de ise sanayide çalışan çocuklara hizmet veren merkezlerin çalışmaları sonucu eğitime yönlendirilen yaklaşık 3.000 çocuk karne sevinçlerini hep birlikte kutladılar. Gerekli destek sağlandığında sokaktan ve sanayiden çekilerek eğitim hayatında başarılı olabileceklerini Şubat ayında aldıkları karnelerdeki notları ve takdirname belgeleriyle kanıtlayan çocuk-larımız ilgili herkese en güzel mesajı verdiler: Okumak bizim de hakkımız…

 

Children's Joy on Report Card Day at the ILO-IPEC Working Children Centres

Nearly 3000 children, who are re-oriented to education as a result of the centres' work, celebrated together report card day. These centres, which are established within the framework of various projects carried out with the Ministry of Labour and Social Security, General Directorate of Social Services and Child Protection Agency, Ministry of Education, the Presidency of the GAP Regional Development Administration, the Governorhips of Yalova and Diyarbakır in the scope of IPEC Programme, give service to working children in industrial sites in İzmir and on the streets in Yalova, Gölcük, Adapazarı and Diyarbakır. When given the necessary support the children stopped working on the streets and in industrial sites, they proved that they can be successful in education with the grades and honors they received in February. They give the most important message to all concerned people: Education is our right...

 

Türk IPEC Partnerleri Uluslararası Konferansa Katıldı

IPEC partnerleri, çocuk işçiliğinin en kötü biçimleriyle ilgili olan 182 Sayılı Sözleşmenin uygulanması konusunda 25-27 Şubat 2002 tarihinde Hollanda'nın Lahey şehrinde yapılan Uluslararası Konferans'a katıldılar. Bu Konferans, 182 Sayılı Sözleşmenin yürürlüğe konulmasını güçlendirmek amacıyla düzenlendi. Bu Konferansta Türkiye'yi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan Sayın Olcay Aydın, TİSK'den Sayın Zübeyde Çelebioğlu ve Türk-İş Sendikası'ndan Sayın Özcan Karabulut temsil ettiler ve çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda, özellikle de çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri hakkında diğer katılanlarla deneyimlerini paylaştılar.

 

Turkish IPEC Partners attend International Conference

IPEC partners participated in an International Conference on Implementation of Convention No. 182 on the worst forms of child labour held in the Hague, the Netherlands between 25-27 February 2002. The conference was intended to strengthen the drive for implementation of Convention No. 182. Ms. Olcay Aydın from the Ministry of Labour and Social Security, Ms. Zübeyde Çelebioğlu from TİSK (Turkish Confederation of Employer Associations) and Mr. Özcan Karabulut from Türk-İş (Confederation of Turkish Trade Unions) represented Turkey at the conference and shared their experiences with other participants on combating child labour, in particular its worst forms.

 

Çalışan Çocukların Ailelerine Gelir Getirici Etkinlikler

ILO, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, SHÇEK ve Diyarbakır Valiliği tarafından ortaklaşa olarak Diyarbakır sokaklarında çalışan çocuklara yönelik olarak yürütülen proje kapsamında ILO desteğiyle çalışan çocukların ailelerine istihdam sağlamak amacıyla kurulan serigrafi atölyesi faaliyetlerine başladı. Çalışan çocukların aile-lerinden oluşan 16 kişilik ilk grup Ocak 2002 sonu itibarıyla mesleki eğitimlerini tamamlayarak üretim yapmaya başladılar ve ilk işlerini alarak Diyar-bakırspor formalarının baskısını gerçekleştirdiler.

 

Income generation activities for working children's families

A serigraph shop started its activities to create employment for working children's families with the support of ILO, within the framework of a joint project geared towards working street children in Diyarbakır. This project is carried out by ILO, the Presidency of the GAP Regional Development Administration, Social Services and Child Protection Agency and the Governorship of Diyarbakır. By the end of January 2002, the first group of 16 people from working childrens' families finished their vocational education and started to produce their first order of serigraphy of uniforms for Diyarbakırspor.

 

ILO Ankara Ofisi Birleşmiş Milletler Kalkınma Programını'nın Türkiye'deki Küresel Mukavele programına katılıyor

İş Müfettişler Kurulu ile işbirliğinde olan ILO Ankara Ofisi ve IPEC'in İzmir partneri, Küresel Mukavele Programına Türkiye'de katılacak olan işletmelerin belirlenmesi ve programın yürütülme sürecinde etkin olarak yer almaktadır.Küresel Mukavele, düzenleyici bir araç ya da yönetmelik değildir, fakat kurumsal öğrenmeyi sağlamak için kurulmuş değere dayalı bir platformdur. Evrensel ilkere dayanan iyi uygulamaları yaygınlaştırmak ve desteklemek için diyalogun ve şeffaflığın gücünü kullanır.Mukavele, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, ILO'nun iş konusundaki haklarla ilgili temel maddeleri, ve çevre ve kalkınma hakkındaki Rio maddelerinden hazırlanan aşağıdaki dokuz maddeyi kapsamaktadır. Ayrıca, işletmeleri kendi alanlarında bu maddeleri uygulamaya davet eder. Bu nedenle, bu Mukavele işletmeleri değil, işletmeler tarafından yapılan iyi ve yerinde uygulamaları destekler.Bu maddeler, insan hakları, iş gücü ve çevre konularını kapsar.

İnsan hakları:

İlke 1: etki alanları dahilinde, evrensel insan haklarının korunması ve desteklenmesi;

İlke 2: kendi kuruluşlarının insan hakları ihlallerinde bulunmadığından emin olmak;

Çalışma :

İlke 3: dernek kurma özgürlüğü ve toplu pazarlık haklarının etkin olarak tanınması;

İlke 4: her türlü zorlayıcı ve baskı altında çalıştırmanın engellenmesi;

İlke 5: çocuk işçiliğinin etkin bir şekilde ortadan kaldırılması;

İlke 6: mesleğe ve istihdama yönelik ayrımcılığın ortadan kaldırılması;

Çevre:

İlke 7: çevresel sorunlara karşı önlem alıcı yaklaşımları desteklemek;

İlke 8: daha çok çevresel sorumluluk üstlenilmesi için girişimlerde bulunmak;

İlke 9: çevre dostu teknolojilerin gelişmesini ve yayılımını teşvik etmek.

Neden işletmeler bu girişimde yer almalıdır? Piyasalar küreselleştiği gibi kurumsal vatandaşlık ilkesi ve uygulaması da küreselleşmelidir. Bu yeni küresel ekonomide, bu ilkeleri toplu stratejilerin ve uygulamaların ayrılmaz parçası olarak özümseyen firmalar için, bu girişim iyi iş vasıfları anlamına gelmektedir.

 

ILO Ankara Office contributes to United Nation Development Programme's Global Compact programme in Turkey

The ILO Ankara Office, in cooperation with the Labour Inspection Board, its' IPEC partner in İzmir actively took place in the process of promoting the programme and identification of companies who are going to participate in the Global Compact Turkey.The Global Compact is not a regulatory instrument or code of conduct, but a value-based platform designed to promote institutional learning. It utilizes the power of transparency and dialogue to identify and disseminate good practices based on universal principles.The Compact encompasses nine such principles, drawn from the Universal Declaration of Human Rights, the ILO's Fundamental Principles on Rights at Work and the Rio Principles on Environment and Development. And it asks companies to act on these principles in their own corporate domains. Thus, the Compact promotes good practices by corporations; it does not endorse companies. These principles cover topics in human rights, labour and environment.

Human Rights:

Principle 1: support and respect the protection of international human rights within their sphere of influence;

Principle 2: make sure their own corporations are not complicit in human rights abuses.

Labour:

Principle 3: freedom of association and the effective recognition of the right to collective bargaining;

Principle 4: the elimination of all forms of forced and compulsory labour;

Principle 5: the effective abolition of child labour;

Principle 6: the elimination of discrimination in respect of employment and occupation.

Environment:

Principle 7: support a precautionary approach to environmental challenges;

Principle 8: undertake initiatives to promote greater environmental responsibility;

Principle 9: encourage the development and diffusion of environmentally friendly technologies.

Why should business participate in this initiative? Because as markets have gone global, so, too, must the principle and practice of corporate citizenship. In this new global economy, it makes good business sense for firms to internalize these principles as integral elements of corporate strategies and practices.

 

Çocuk İşçiliğiyle Mücadelede Yardım Edebileceğiniz 10 Yöntem

Bir birey olarak bu durumu değiştirmek için haklarınızı, tanıdıklarınızı ve bağlı olduğunuz kurumları kullanabilirsiniz. Sizin yapabilecekleriniz:

1. Hükümetinizin ILO Sözleşmelerini harfiyen onaylaması ve uygulaması için lobi yapmak.

2. Yerel yetkililere eğitimle ilgili yasayı uygulamaları konusunda baskı yapmak.

3. Sendikanıza, ülkenizdeki çocuk işçiliğinin orta-dan kaldırmasını gündemlerinde tutmalarını ya da bunun için yurtdışındaki sendikalarla daya-nışma içinde olmaları konusunda ısrar etmek.

4. İşveren konfederasyonlarına bu konuyla ilgili programlara başlamaları için ısrar etmek.

5. Bu alanda aktif olan ulusal sivil toplum örgütlerine katılmak ve onları desteklemek.

6. Çalışan çocuklar için eğitim alternatifleri yaratmak ve uygulamak.

7. Çocuklarla ve aileleriyle eğitim alternatiflere teşvik etmek için konuşmak.

8. Yerel, ulusal ve uluslararası medyayı, çocuk işçiliği hakkında halkı bilinçlendirmeleri için ısrar etmek.

9. IPEC ve çocuk işçiliğiyle mücadeleyle ilgili diğer belgeleri dağıtmak.

10. Bilinçli bir tüketici ve gezgin olmak.

 

Ten ways in which you can help combat child labour

As a citizen you can use your rights, affiliations and beliefs to bring about change. You can:

1. Lobby your government to ratify and apply ILO Conventions to the letter.

2. Pressure your local authorities to enforce laws on education.

3. Urge your trade union to take up the cause at home, or in solidarity with unions abroad.

4. Urge your employers' confederation to start relevant programmes.

5. Join and support national or international non-governmental organizations active in the field.

6. Help create or run educational alternatives for working children.

7. Talk to children and parents to encourage them into alternatives.

8. Urge local, national and international news media to raise awareness about child labour.

9. Distribute IPEC and other anti-child labour documentation.

10. Be an informed consumer and traveller.

 

New ILO Publications

Yeni ILO Yayınları


Değişen işgücü piyasasında kamu istihdam hizmeti
(The public employment service in a changing labour market kitabının çevirisi.)
T. Phan, E. Hansen, D. Price, Çeviren: M. Çulhaoğlu
ISBN : 92-2-811388-X

Bu yayın, seçilmiş sana-yileşmiş ve geçiş dönemi yaşayan ülkelerde Kamu İstihdam Hizmetinde (KİH) son dönemde ortaya çıkan gelişmeleri ele alan özgün bir araştırmadır. KİH'e iliş-kin güncel bilgileri bu yayın derlemekte, KİH'in dört temel işlevini anlat-maktadır: iş bulmada aracılık, piyasa bilgileri sağlanması, işgücü piyasası uyum programlarının (iş aramada yardım, eğitim ve yetiştirme, kitlesel işten çıkarma ve sosyal yardımlardan çalışmaya geçişi öngören programlar dahil) yönetimi ve işsizlik yardımları. Bu alandaki birçok yenilik ve örnek uygulamayi anlatmaktadir.

Bu yayın İŞ-KUR'dan temin edilebilir veya ILO Ankara Enformasyon Merkezi'nden ödünç alınabilir.

Yeni İngilizce Yayınlar

Guidelines on Occupational Safety and Health Management Systems
(Mesleki Güvenlik ve Sağlık Yönetimi Sistemlerinde Temel Unsurlar)
ILO/OSH
ISBN : 92-2-11634-4

21. yy'ın başlarında iş kazaları, hastalıklar, diğer kaza ve ölümler hala büyük maddi ve manevi kayıplara yol açıyor. Bu kılavuz kitap, üretimi arttırırken, işçileri mesleki tehlikelerden ve risklerden koruyacak tutarlı politikalar üretilmesini öngörmektedir. Örgütlere, yetkili ulusal kuruluşlara, işverenlere, işçilere ve diğer toplumsal kesimlerine, iş kazalarını, hastalıkları ve ölümleri azaltmak için iş güvenliği ve sağlık yönetimi sistemlerini kurmak, uygulamak ve iyileştirmek üzere pratik yaklaşımlar ve araçlar önermektedir.

Care Work: The Quest for Security
(Bakım İşi: Güvenlik Peşinde)
Editör: Mary Daly
ISBN : 92-2-111402-3

Konuları yakından kavrayan bu yayın, çocuklar, hastalar ve sakatlarla ilgilenen bakım görevlilerinin başka herhangi bir grup işçi gibi güvenliğe ihtiyaç-ları olduğunu vurgulamaktadır. Bakım için gere-kenlerin nasıl sağlandığı, kimlerin bundan yarar-landığı ve karşılığını kimin ödemesi gerektiği gibi önemli sorulara yanıt ara-yan çalışma, sanayileşmiş ve gelişmekte olan ülke-lerde bir sosyal politika unsuru olarak bakım işleri-ne ilişkin önemli bilgiler sunmaktadır.

The New Forms of Labour Administration: Actors for development


(İş Yönetiminin Yeni Biçimleri: Kalkınma Aktörleri)
Editör : Norman Lécuyer
Genel Yayın Yönetmeni : Jean Courdouan
ISBN : 92-2-106480-8

İş hayatının hızla değişen dünyasında, iş yönetimleri de önemli zorluklarla karşılaşır. Bu kapsamlı çalışma, ülkelerinin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunurken küreselleşme, modernleşme, siyasi ve mali kısıtlamalar gibi sorunlarla nasıl baş edildiğini inceliyor. Çalışma, gerçek hayattan değerli örneklerle etkili ve yenilikçi pratikler sergilerken, dünyanın farklı yerlerindeki ülkelerden iş, istihdam, mesleki eğitim, sanayi ilişkileri ve değerlendirme gibi konuları işleyen 27 örneği ele almaktadır.


Organized Labour in the 21st Century

(Yirmi Birinci Yüzyılda Örgütlü Emek)
Editör : A.V. Jose
ISBN : 92-9014-642-7

Bu çalışma, bir dizi ülkeye ait örneklerden hareketle sendikaların küreselleşmeye nasıl yanıt verdiklerini ele almaktadır. Çalışmada, sendikaları ses getirici ve etkili politikalar uygulamaya götürecek örgütsel stratejilerin önemine vurgu yapılmaktadır. Çalışma, bütün ülkelerde, özellikle de gelişmekte olan ülkelerde sendikalar için temel zorluğun geleneksel nitelikte olmayan hedef kitlelerin ortaya çıkmasından ve yeni hizmet türlerinin yaygınlaşmasından kaynaklandığını belirtmektedir. Buna ek olarak, iş dünyası ile sosyal tutumlardaki değişimlerin, sendikaların diğer sivil toplum örgütleriyle ortak amaçlar için bir araya gelmesine yol açtığına dikkat çekilmektedir.

Key Indicators of the Labour Market (KILM)
2001- 2002
(İş Piyasasının Anahtar Göstergeleri)

Matbaa çıktısı
ISBN 32-2-111401-5
CD-ROM çıktısı
ISBN 92-2-011374-0
Matbaa & CD-ROM çıktısı
ISBN 92-2-112563-7

İşgücü piyasası 2001-2002 KILM'nin Anahtar Göstergeleri'nin gözden geçirilmiş yeni baskısı, göstergelerinin ne ifade ettiğini, işgücü piyasası konuları ile ilgili araştırmacılara ve diğerlerine nasıl yardım edebileceğini gösteren, anlaşılması kolay 20 açıklama sunmaktadır.

ILO, İş Piyasası Anahtar Göstergeleri (KILM) üzerine olan yeni programını, rutin veri toplama ve yayma programlarını takviye etme, işgücü piyasasına ilişkin bilgileri analize daha elverişli hale getirme ve ulusal işgücü piyasası unsurlarının karşılaştırılmasını kolaylaştırma amacıyla 1999 yılında başlatmıştı. KILM, iki amaç düşünülerek tasarlanmıştır:
a- işgücü piyasası göstergelerini bir araya getirmek,
b- yeni istihdam trendlerini ekrana getirmek için göstergelerin yaygınlığını arttırmak.

KILM hakkında daha fazla bilgi için;
www.ilo.org/public/english/employment/strat/kilm/index.htm

Codes of Conduct and Multinational Enterprises
(Davranış Kuralları ve Çokuluslu Şirketler)
ISBN : 92-2-111398-1

Bu CD-ROM çokuluslu şirketler, işveren ve işçi örgütleri ve toplumsal sorumluluğu yerleştirmeye uğraşan STÖ'ler için önemli bir kaynaktır. Çalışma, dokuz sanayi grubundaki 209 örgütte 240 davranış kuralının emek ve istihdam boyutları üzerinde odaklaşarak, ILO'nun "İnsana Yakışır İş" gündeminin temel öğeleri olan örgütlenme özgürlüğü, toplu sözleşme, ayrımcılık olmaması, eşit fırsat, ücretler, sağlık ve güvenlik standartları, iş saatleri, eğitim, iş güvenliği ve çocuk işçiliği gibi konuları ele almaktadır.

Davranış kuralları, 1997 ile 1999 arasında çokuluslu şirketler, işçi örgütleri, sanayi birlikleri, hükümetler ve STÖ'lerden elde edilmiştir. Kendi alanında tek olan bu çalışmada söz konusu kurallar, ILO'nun Çokuluslu Şirketler ve Sosyal Politikalar (1997) ile ilgili. Üçlü Deklarasyonu ile karşılaştırılmaktadır.

Bu yayınlar ILO Ankara Enformasyon Merkezi kanalıyla satın alınabilir. ILO'nun satıştaki diğer
yayınları incelemek için www.ilo.org/public/english/support/publ/books.htm adresini ziyaret edebilirsiniz.
 

ILO Ankara Enformasyon Merkezi Pazartesi ile Perşembe günleri arası 14:00 - 17:00 ve
Cuma günü 09:30-12:30 saatlerinde hizmete açıktır.

 

   
Adres: Ferit Recai Ertuğrul Cad. No. 4, 06450 Oran - ANKARA
Telefon: (312) 491 9890
Faks: (312) 491 9945
e-posta: ankara@ilo.org

 
Nisan 2002