
|
NEWS FROM ILO GENEVA
|
ILO CENEVRE'DEN HABERLER
|
|
ILO waves "red card" at child
labour
|
|
ILO çocuk
işçiliğine "kırmızı kart"
çıkardı
|
| 15 Ocak 2002'de Uluslararası Çalışma
Örgütü, Mali'nin Bamako kentinde 19 Ocak 2002 tarihinde
başlayan 2002 Afrika Dünya Kupası etkinliklerinde "Çocuk
İşçiliğine Kırmızı Kart" kampanyasının açılışını yaptı.
Çocuk emeğinin kullanımına karşı mücadele
amacı taşıyan kampanyanın sembolü, futbolda önemli kural
ihlallerinde hakemlerin kaldırdığı kırmızı kart olacak.
Dünya Kupasını da içerecek şekilde dünya
çapında insiyatif almayı amaçlayan ILO, kampanyayı, Mali
Başbakanı Alpha Oumer Konare, Afrika Futbol
Konfederasyonu'ndan (CAF) sponsorlar ve 2002 Afrika Dünya
Kupası Komitesi'ni (COCAN) de kapsayan bir imza töreniyle
Cuma günü resmen başlattı.
ILO Genel Müdürü, Juan Somavia, "çocuk
işçiliği ne bir spor, ne de bir boş vakit geçirme aracıdır.
Çocuk işçiler, çiftliklerde, madenlerde, taş ocaklarda ya da
ev işlerinde hizmetçi olarak ağır koşullarda çalışıyor.
Bazısı kölelik koşullarına ya da fuhuşa itiliyor.
Milyonlarcası ömür boyu sefalete ve yoksulluğa mahkum
ediliyor. Dünyanın en popüler sporuyla işbirliği yaparak ve
oyunun dışında kalmamız anlamına gelen "kırmızı kart" gibi
etkili bir sembolü de kullanarak, çocuk işçiliğine karşı
küresel kampanyanın yaygın-laşmasını bekliyoruz," dedi.
Söz konusu girişim, çocuk işçiliğinin çıplak
gerçekliği konusunda mümkün olan en geniş kamuoyunu
oluşturmak ve insanları buna karşı yürütülecek küresel
hareketi desteklemeye teşvik etmek için 2002 Afrika Dünya
Kupası'nın popülaritesini kullanmayı amaçladı. Kampanya,
ILO'nun en yeni çalışma standardı olan ve 1999'da kabul
edilen 182 No'lu Çocuk İşçiliğinin En Kötü Biçimlerinin
Önlenmesi Sözleşmesinin 100'den fazla ülke tarafından hızla
onaylanmasında örneklendiği gibi, çocuk işçiliğine karşı
verilen küresel mücadeleye yeni ve sembolik bir faktör
olarak katkıda bulunacaktır.
Bugün Afrika, dünyadaki çocuk işçilerin
yaklaşık %40'ına ki bu 80 milyon civarında bir rakama denk
düşüyor - ev sahipliği yaparken, bu kıta özellikle çocuk
işçiliğinin en kötü biçimlerine karşı çeşitli yollardan
girişilen mücadelede başı çekiyor. 182 No'lu Sözleşmeye imza
atan 115 ülke arasından, anlaşmayı yasama meclislerinde
onaylayan ilk iki ülke (Seyşeller ve Malavi) de dahil olmak
üzere 30'u Afrika'dandır.
Afrika'daki "Kırmızı Kart" kampanyasının
başlamasını takiben ILO, Latin Amerika, Asya ve Avrupa'da da
insiyatif almayı planlıyor. Kampanyayı yürüten ILO'nun Çocuk
İşçiliğinin Önlenmesi Uluslararası Programı (IPEC), çocuk
emeği sömürüsünü ortadan kaldırmak, çocukları rehabilite
etmek, eğitmek ve ailelerine kazanç sağlayıcı olanaklar
sağlamak üzere 75 ülkede aktif çalışma
yürütüyor. |
|
More equitable
globalization and defense of cultural identity: it's the
same fight! |
Daha eşitlikçi bir küreselleşme ve
kültürel kimliğin savunması: Değişmeyen mücadele
Uluslararası Frankofoni Örgütü
(OIF) ve ILO sağlam temel değerlere sahip iki kuruluştur.
İki kuruluş arasındaki bu doğal bağlantı 14 Şubat 2002
tarihinde daha resmi bir nitelik de kazandı. Uluslararası
Çalışma Örgütü Genel Müdürü Juan Somavia, OIF Genel
Sekreteri Butros Gali ve daha önce (1971 ile 1978 arasında)
ILO Sözleşme ve Tavsiye Kararlarının ve Önerilerinin
Uygulanması ile ilgili Uzmanlar Komitesi üyeliği yapan bir
uzman ILO'nun Cenevre'deki Genel Merkezinde bir araya
gelerek, kurumsal ilişkileri geliştirme ve her iki örgütün
ortak üyesi olan devletlerin yararına ortak etkinliklerini
arttırma isteğini belgeleyen çerçeve anlaşmayı
imzaladılar.
OIF Genel Sekreteri bu anlaşmanın
"özellikle emek, insan haklarının korunması ve işçiler
açısından OIF ve ILO'nun ortak amaçlarının
gerçekleştirilmesine katkıda bulunacağını" belirtmiş, her
iki örgütün de küreselleşmenin sosyal boyutunu, temel
ilkelere saygıyı, çalışma hakları ve
uluslararası çalışma standartlarının uygulanmasını gözetmede
birlikte çalışacaklarını vurgulamıştır.
Anlaşma aynı
zamanda Fransızca'nın uluslararası statüsüne dikkat çekerek,
erkek ve kadınlara eşit fırsatlar sağlanmasını, kültürel ve
dilbilimsel çeşitliliğin korunmasını
öngörmektedir.
Juan Somavia,
"OIF'nin savunduğu yalnızca Fransızca değildir" diyerek
sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu örgüt, insanların kendilerini
kendi dillerinde ifade etmelerinin en temel hakları olduğunu
savunur. OIF'nin savunduğu değerler -herkesin kültürel
kimliğine derin saygı duyulmadan adaletli ve eşitlikçi bir
küreselleşmenin mümkün olamayacağı- aslında ILO'nun ele
aldığı konuların ve küreselleşmenin sosyal boyutu üzerine
olan tartışmaların tam merkezindedir. O halde, kültürel
kimliğe saygının küreselleşmenin önkoşulu olduğunu
söyleyebilir miyiz?"
Butros Gali ise konuşmasında şu
hususu vurgulamıştır: "Benim görüşüme göre bu sorunun yanıtı
apaçık ortada. Küreselleşme aynı hızda devam ederse, kültür
10-15 yıl içinde, devletlerin bütünlüklerini korudukları son
tutamak noktası olacak. Bu kültürel çeşitlilik uluslararası
topluluğun yararınadır. Çünkü, biz küreselleşmeyi
demokratikleştiremediğimiz oranda bu süreç demokrasiye zarar
verecek, demokratikleşme süreci ise kültürel çeşitliliğin
korunması ve sürdürülmesini getire-cektir. Bence, çok
partili sistemin demokrasi için anlamı neyse, dilbilimsel
çeşitliliğin küreselleşme için anlamı da odur."
ILO ve OIF' un bu ortak ilkesi,
aynı zamanda iki örgüt arasındaki anlaşmanın mihenk taşıdır.
Anlaşma özelde, mesleki eğitim alanlarında iş birliğinin
geliştirilmesini, genç insanların işlerine uyum
göstermelerini, bilgi ve iletişim teknolo-jilerinin
öğrenilmesini sağlar.
Butros Gali "Umarım, tüm bunlar
kağıt üstünde kalmaz" sözleriyle, bir diplomat olarak
gördüğü bir tehlikeye dikkat çekti ve sözlerini şöyle
sürdürdü: "Özellikle eğitim alanında - ya sendikacılar ya da
akademisyenler aracılığı ile - iki örgüt arasında sıkı bir
iş birliği kurabiliriz. Eğitim ihtiyacı, üye ülkelerimizin
yarısını oluşturan üçüncü dünya ülkeleri için özellikle
ivedi bir ihtiyaçtır."
İki örgüt Temmuz 2001'den bu
yana, Fransızca konuşan uzmanların değiş-tokuşuna ağırlık
veren bir teknik program üzerinden çok somut bir işbirliğine
yönelmiştir. Örneğin, bu yıl Mart ayında ILO'nun Torino'daki
Uluslararası Eğitim Merkezi'ne Senegal'li genç bir uzman
katılacak, Nisan'da ise Togo'lu genç bir uzman daha
Kamerun'un Yaounde kentindeki ILO ofisinde çalışacaktır.
Antlaşmanın altına konulan imza,
hem ILO hem de OIF için, ekonomik ve sosyal gelişme, insan
hakları
ve kültürel çeşitlilik
gibi konularda bağlayıcılık taşımaktadır. Bu bağlamda
Cenevre, Fransızca konuşulan uluslararası bir kent olarak
anlaşmanın imzalanması açısından son derece uygun bir mekan
teşkil ediyordu. |
|
Job losses in oil and
gas industry spotlight need for good industrial
relations |
Petrol ve gaz sanayiinde iş
kayıpları iyi endüstriyel ilişkilerin gerekliliğine işaret
ediyor
21 Şubat 2002 tarihinde toplanan
ve üç tarafı temsil eden sanayi uzmanlarının yapacakları 5
günlük bir toplantı öncesinde ILO tarafından yayınlanan bir
rapora göre, şirket yapılarının değişmesi ve
özelleştirmelerle darbe yiyen dünya petrol ve gaz
sanayiindeki işgücü hacmi son yirmi beş yılda ciddi bir
daralma göstermiştir.
ILO, bu gerilemenin, bu sanayi
kesiminde iyi ilişkilere duyulan gereksinime dikkat
çektiğini belirtmektedir. Temel hizmet dalları olarak
görülen petrol ve gaz sanayilerinde bu nedenle grev hakkının
sınırlandırılması gerektiği savları ileri sürüldüğünden, bu
daldaki sendikalaşma özgürlüğü, örgütlenme ve toplu sözleşme
hakkı gibi konular özellikle önem kazanmaktadır.
ILO'nun bildirdiğine göre, bu
sanayiler üzerinde sürüp giden ekonomik, ticari ve politik
baskı, sosyal diyalog yoluyla iyi endüstriyel ilişkiler
kurmada anahtar konuları tartışacak olan toplantının önemini
daha da artırmaktadır.
Toplantı için hazırlanan rapor,
sektör konusunda yoğun bir çalışmanın ürünüdür. Yalnızca
ABD'de, petrol ve gaz sanayilerindeki istihdam 1982'yi
izleyen sekiz yıl içinde 1.65 milyon işçiden yaklaşık 640
bine düşmüştür. Kanada'da petrol arama faaliyetindeki
%10'luk azalma sonucunda 1998'de 2250 iş kaybı
görülmüştür.
Rapora göre durum diğer
bölgelerde de hemen hemen aynıdır. 1998-2000 arasında yeni
kalkınma projelerinin büyük ölçüde petrol fiyatlarındaki
belirsizlik yüzünden iptali ya da ertelenmesine de bağlı
olarak, Norveç petrol sanayiindeki istihdam %20 oranında
azalmıştır. Bu alanda en fazla dikkat çeken bölgeler, iş
sayısının 43.500'den 27.750'ye indiği, açık denizlerdeki
platform ve tankerlerin inşa edilip bakımının yapıldığı
yerler olmuştur.
Dünyada en çok petrol üreten on
ülkeden biri olan Çin, 3 milyona yakın petrol ve gaz işçisi
istihdam etmektedir. Bu ülkede ilgili sanayii elinde tutan
iki şirketten biri, yeniden yapılanma süreci sonucunda 14
bin işçisinin işine son vermiştir.
ILO, İngiltere Denizaşırı
Müteahhitleri Birliği'nin bir çalışmasına atıfla, petrol ve
gaz sanayilerindeki satışta %50'lik düşüşün, tedarikçi
firmaların üçte birinin kapanması ya da çalıştırdıkları işçi
sayısında %75 azaltmaya gidilmesi anlamına geleceğini
belirtti. Raporda, İngiltere'de petrol sektöründeki 382 bin
işin 219 bininin müteahhitlerin elinde olduğu
kaydediliyor.
Çok sayıdaki işten atılmalarının
bir nedeni de firmaların kaynak bulma ve teknoloji kullanma
sorunları olmuştur. 1999'da bile Ham petrol fiyatlarının
tarihindeki en büyük artışı gösterdiği 1999'da bile,
ABD'deki en büyük petrol şirketleri yaklaşık 40 bin kişinin
işine son vermiştir ki, bunların hepsinin tekellere mal
edilmesi mümkün değildi.
ILO raporuna göre, petrol ve gaz
üretiminden ayrı olarak rafineri sektöründe, 1990'dan beri
Avrupa ve ABD'de 1990'dan bu yana süren modernleşme ve
rasyonalizasyon çabalarına karşın istihdam rakamları aşağı
yukarı aynı kalmıştır.
Bu sonuç daha çok, rafineri
işlerinde ağırlığın özellikle Asya-Pasifik bölgesine ve
Ortadoğu'ya kaymasıyla ilgilidir. Asya-Pasifik ülkelerindeki
rafineri işçilerinin sayısı 1990'da 590 binden 1997'de 850
bine çıkmıştır. Ama aynı dönemde Batı Avrupa'daki işçi
sayısı 110 binden 90 bine inmiştir. Düşüş, 1990 ile 1997
arasındaki %25 istihdam daralmasıyla en çok Doğu ve Orta
Avrupa'da görülmüştür.
Çalışma Koşullarındaki Genel
Düzelme
ILO'nun petrol ve gaz
sektöründeki uzmanı olan Yasuhiko Kamakura' ya göre aslında
haberler o kadar da kötü değil: "Bu sanayiler stratejik ve
bunların özel çalışma koşulları var. Dünya çapındaki
ortalama kazanç, diğer sanayi kollarına göre daha yüksek ve
çalışma saatleri de daha kısa ve daha esnek."
Örneğin, ABD'de petrol rafineri
sektöründe üretimdeki işçilerin haftalıkları, 2000 yılında
tüm işçilerin ortalama 600 $ olan haftalığının neredeyse iki
katı olan 1100 $'dı.
Petrol üretimi ve rafineri
sektöründeki kazançlar dünya çapında da artış gösterdi.
Çin'de son yedi yılda aylık ücretler ikiye katlandı.
Türkiye'deki petrol ve gaz sanayisindeki ücretler 1996-2000
arasında %800 arttı.
İş güvenliği ve sağlığı da genel
olarak düzeldi. Petrol şirketlerinin Avrupa'daki çevre
örgütü olan CONCAWE' ye göre 1999'da 1 milyon iş saatine
düşen kaza sayısı, son 4 yılın ortalamasının biraz altında
olan 4.3 idi.
Amerikan Petrol Enstitüsü (API)
rakamlarına göre iş ile ilgili kazalar 1997'de her 100
işçiden 1,95'inde görülüyorken 1998'de bu rakam 1,34'de
düştü.
Karada çalışan sondaj
işçilerinin kaza geçirme olasılığı, diğer işçilere göre beş
kat daha fazladır. Rapora göre son 20 yılda her yıl ortalama
60 işçi olmak üzere 1000'in üzerinde işçi kazalarda hayatını
kaybetmiştir.
Petrol ve Gaz Sanayilerinde
Örgütlenme Özgürlüğüne Getirilen Kısıtlamalar
ILO raporunun verdiği kötü haber
şudur ki, petrol ve gaz üreten bazı ülkelerde hükümetler
örgütlenme özgürlüğüne sınırlamalar getirmiştir. Çoğu
durumda söz konusu olan, grev hakkına getirilen
sınırlamalardı.
Norveç Hükümeti, ILO
Sözleşmelerinin ve Tavsiye Kararlarının Uygulanması ile
İlgili Uzmanlar Komitesi'nin eleştirilerini takiben, kendi
ana-yasasında değişikliğe gitti ve petrol sanayisinde grev
yapma hakkı üzerindeki kısıtlamaları kaldırdı. Komite,
petrol sektörünün, hastane, elektrik, su, telefon ve hava
trafiği kontrolü gibi temel hizmetleri sağlayan kuruluşlarla
bir tutulama-yacağını açıkça belirtti.
Komitenin, 1995'teki Brezilya
petrol işçilerinin greviyle bağlantılı ortaya koyduğu
öneriler ise tam olarak hayata geçemedi. Brezilya'daki
yasama organları, 1998 yılında, işçileri greve
çağırdıklarından ötürü 60 $ milyon tutarında cezaya maruz
kalan petrol işkolu sendikalarına geçici bir çözüm olarak
ceza affı önerdi.
Raporun bildirdiğine göre,
Nijerya'daki sendikal hakları etkileyen temel konular
değişmeden kalmıştır.
ILO Uzmanlar Komitesi 1998
ile 2001 arasında işçilerin temel haklarının ihlal
edildiğine dair birçok şikayet aldı. Şikayetleri dile
getiren taraflara göre, Nijerya Sendika Yasası, işçilere
kendi seçimleri sonucu sendika kurma ve katılma hakkı
vermemekle kalmayıp yasada belirtilen sendikaya girme
zorunluluğunu getirmektedir. Raporda, yasanın sendika kurmak
için 50 kişiden oluşan kurucu zorunluluğu getirmesinin, açık
olarak işçilerin kendi sendikalarını örgütlemelerinin önüne
geçmek amacı taşıdığı
vurgulanmaktadır. |
|
ILO tackles social
consequences of globalization
|
ILO küreselleşmenin sosyal sonuçlarına el atıyor
27 Şubat 2002 tarihinde ILO,
küreselleşmenin sosyal boyutunu ilk kez ele almak üzere,
başkanlar, politikacılar, akademisyenler, sosyal uzmanlar ve
Nobel ödüllü ekonomistlerden oluşan bir üst düzey komisyon
oluşturdu. Küreselleşmenin Sosyal Boyutu ile ilgili Dünya
Komisyonu, Finlandiya Başbakanı Tarja Halonen ve Tanzanya
Başbakanı Benjamin Mkapa tarafından yönetilecek.
ILO Genel Müdürü Juan Somavia,
yapılan basın konferansında nihai amacın, yoksulluğu ve
işsizliği azaltmak, büyümeyi ve sürdürülebilir gelişmeyi
hızlandırmak için küreselleşme sürecinden gerektiği gibi
yararlanılması olduğunu vurguladı.
Porto Alegre Sosyal Forumu ile
New York'taki Davos Forumu'na da katılan Juan Somavia
Komisyonla ilgili şu görüşlerini dile getirdi: "Komisyon,
tartışmanın gerçeklerden çok polemikler ve önyargılarla
yürüdüğü bir dönemde, fikirler üzerinde uluslararası
diyalogu geliştirmede eşi görülmemiş bir girişimdir. Bu zor
konularla ilgili bir konsensus ve yeni düşünme yolları
bulmanın vakti gelmiştir."
Somavia sözlerine şöyle devam
etti: "Bazıları için küreselleşme ilerlemenin bir aracı
olmuştur. Küreselleşme onlar için zenginlik yarattı,
fırsatları arttırdı, girişimcilik için uygun bir ortam
sağladı. Ancak diğerleri için eşitsizlik ve güvensizlikleri
katlandırdı. Böyleleri, küreselleşmenin risklerin fazla,
yararlarının ise sınırlı kalmasından endişe ediyor."
"Küreselleşmenin, çalışan
insanların ve ailelerin her yerde beklediklerini, yani iyi
iş imkanlarını, güvenlik ve karar alma süreçlerinde katılımı
sağlaması gerekiyor. İnsanlar, küreselleşmeden bekledikleri
daha yüksek kazançları somut olarak görmek istiyor. Bu, daha
iyi bir iş için daha iyi fırsatlar elde etme, açık
ekonomiler ile açık toplumlar nezdinde kalkınmayı sosyal
adaletle birlikte ileri taşıma anlamına geliyor."
"Komisyon, herkes için kabul
edilebilir ve adil olan, daha kapsayıcı bir küreselleşme
sürecine bütün uluslararası örgütlerin katkı koyabileceği
yöntemler araştıracaktır. "
Halonen ve Mkapa, üyelerinin
bireysel olarak hareket edebileceği komisyonun eş başkanları
olacak.
Küreselleşme sürecine
rehber olmak ve bu süreci şekillendirmek için somut adımlar
atma çabasında olan komisyon aynı zamanda:
-
Gerçekleri ortaya çıkaracak ve sürecin ana
hatları ile dinamiklerinin görünümünü ortaya
koyacak,
-
Dünyanın tüm bölgelerinden sivil toplum ve
kamuoyunun farklı ifadelerinin yanında işçilerin,
teşebbüslerin, yatırımcıların ve tüketicilerin süreci
algılayış biçimlerini araştıracak,
-
Küreselleşmenin, istihdam, iyi bir iş,
yok-sulluğu azaltma, ekonomik büyüme ve kalkınma
üzerindeki etkisini analiz edecek,
-
İşçi ve işverenleri temsil eden
kuruluşların ve hükümetlerin yanısıra ilgili tüm
uluslararası örgütleri de kapsayan konularda geniş bir
konsensusa varılmasını sağlayacak,
-
Küreselleşmeyi sürdürülebilir kılmak ve
yararlarının adil bir şekilde dağıtılmasını sağlamak için
küresel ekonominin kilit konu-larını ele alacak bir süreci
başlatacaktır.
Bağımsız bir komisyonun
iki ülkenin başkanı tarafından eş başkanlı olarak
yönetilmesi ilk defa karşılaşılan bir durumdur. Dünyanın tüm
bölgelerinden gelen komisyon üyeleri arasında, İtalya eski
Başbakanı Giuliano Amato; 2001 Ekonomi Nobel ödülünü alan
Joseph Stiglitz; Uruguay'ın bir önceki başbakanı Julio Maria
Sanguinetti; Brezilya'nın "First Lady"'si ve Dayanışma
Konseyi Topluluğu'nun başkanı Ruth C.L. Cardoso; Rand
şirketinin başkan yardımcısı ve ABD eski Çalışma Bakanı Ann
Mc Laughlin Korologos; Tayland eski Dışişleri Bakanı Surin
Pitsuwan; Delhi Üniversitesi rektör yardımcısı ve Hindistan
hükümeti eski ekonomi başdanışmanı Deepak Nayyar; yazar ve
Peru Bağımsızlık ve Demokrasi Enstitüsü Başkanı Hernando de
Soto; AFL-CIO Başkanı John Sweeney; Uluslararası İşverenler
Örgütü Başkanı, Unilever France'ın eski başkanı Francois
Perigot; Güney Afrika Sendikalar Konfederasyonu genel
sekreteri Zwelinzima Vavi yer alıyor.
Somavia, ILO Yönetim Kurulu Başkanı Alain
Ludovic Tou, İşçi Grubu başkanı Lord Bill Brett ve İşveren
Grubu'nun başkanı Daniel Funes de Rioja ile birlikte
komisyonda re'sen görev yapıyor.
Komisyonun sekreterlik işlerini ILO
tarafından görevlendirilen bir ekip üstlenmektedir. Bu
çerçevede, üst düzey bir ILO görevlisi olan P. Gopinath
komisyonun sekreterliğine getirilmiştir. Komisyon ilk
toplantısını 25 Mart 2002'de Cenevre'de yaptı. 2003'te de
müzakerelerin tamamlanması ve ILO Genel Müdürüne yapılan
çalışmalarla ilgili kapsamlı bir rapor sunulması
bekleniyor.
Küreselleşmenin Sosyal Boyutu İle İlgili
Dünya Komisyonu'nda Yer Alan İsimler:
Eş-başkan: Tarja Kaarina Halonen,
Finlandiya Cumhurbaşkanı Tarja Halonen Şubat 2000'de
Finlandiya'nın 11. Cumhurbaşkanı olarak seçildi ve 1 Mart
2000'de göreve başladı. Finlandiya'nın ilk kadın
Cum-hurbaşkanı.
Eş-başkan: Benjamin William Mkapa,
Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Başkanı Gazetecilik de
yapmış bir diplomat ve politikacı olan Benjamin W. Mkapa
Kasım 1995'te Tanzanya Başkanı seçildi. Mkapa, Tanzanya
Birleşik Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1961'den bu yana işbaşına
gelen 3. Başkandır.
Komisyonun Üyeleri:
Guilano Amato
(İtalya) Avrupa Birliği'nin Yapısal
Konvansiyonu Başkan Yardımcısı. Dr. Amato 1992'den 1993'e ve
2000 ile 2001 arasında olmak üzere iki kez İtalya başbakanı
olmuştur.
Ruth C.L. Cardoso
(Brezilya) Brezilya Cumhurbaşkanı'nın eşi 1995'ten bu
yana yoksulluk ve sosyal dışlanmaya karşı sektörler arası
ortaklıklar geliştirmeye çalışan bir örgüt olan Topluluk
Dayanışma Konseyi başkanıdır.
Heba Handoussa (Mısır) Arap
ülkeleri, İran ve Türkiye ile ilgili Ekonomik Araştırma
Forumu'nun yöneticisidir.
Eveline Herfkens
(Hollanda) 1998'den bu yana Kalkınma İşbirliği
Bakanı'dır. 1996 ile 1998 arasında BM ve DTÖ elçilikleri
yapmıştır.
Ann McLaughlin Korologos
(ABD) Araştırma ve analiz yoluyla politika oluşturma
ve karar alma ile ilgilenen kar amaçlı bir kurum olmayan
Rand Birliği'nin başkan yardımcısıdır.
Lui Mai (Çin) 1998'den bu
yana Çin Kalkınma Araştırmaları Vakfı Genel
Sekreteri.
Deepak Nayyar (Hindistan) Delhi
Üniversitesi rektör yardımcısı. Hindistan, Fransa ve
İngiltere'de eğitim gören Dr.Nayyar seçkin bir
ekonomisttir.
Francois Perigot (Fransa) Haziran
2001'den bu yana Uluslararası İşverenler Örgütü Başkanı.
Surin Pitsuwan
(Tayland) Parlamento üyesi ve eski Dışişleri Bakanı.
Dr. Surin'in hükümette ve dışişlerinde uzun bir kariyeri
vardır.
Julio Maria Sanguinetti
(Uruguay) Yeni yönetim biçimleri bulmayı ve Latin
Amerika'daki sürdürülebilir kalkınmayı amaç edinen bir forum
olan Circulo de Montevideo'nun başkanıdır.
Hernanado de Soto
(Peru) Bağımsızlık ve Demokrasi Kurumu'nun başkanı.
Ekonomi politikaları ile ilgili en çok satan kitapların
yazarı da olan de Soto, kalkınma konularında çalışmalar
yapan olan önemli bir kuruluşun da başındadır.
Joseph Stiglitz (ABD) Columbia
Üniversite-si'nden. Ekonomi, Çalışma ve Uluslararası
İlişkiler Profesörü. 2001'de Ekonomi Nobel Ödülü'ne layık
görüldü.
John J. Sweeney (ABD) Amerika
Çalışma Federasyonu ve Sanayi Örgütleri Kongresi (AFL-CIO)
Başkanı.
Victoria Tauli-Corpuz
(Filipinler) Tebtebba Vakfı yöneticisi (Siyasa
Araştırması ve Eğitim için Yerli Halkların Uluslararası
Merkezi )
Aminata D. Traore (Mali) Yazar ve
Afrika Sosyal Forumu koordinatörü.
Zwelinzima Vavi (Güney
Afrika) Güney Afrika Sendika Kongresi (COSATU) genel
sekreteri.
Ernst Ulrich von Weizsaecker
(Almanya) Bilim adamı ve milletvekili. 1998'den bu
yana Bundestag
üyesi. |
|
ILO Protocol on
seafarers' conditions of work sets international legal
precedent |
Gemicilerin Çalışma Koşullarına dair
ILO Protokolü, uluslararası planda yasal örnek teşkil
ediyor
ILO'nun gemiciler için işte
minimum standart kampanyası, çalışma saatlerini düzenleme ve
gemileri kontrol etme hakkı gibi iki önemli standardın
hayata geçmesiyle önemli bir aşama kaydetti.
1976'da imzalanan 147 No'lu
Ticari Gemicilik (Minimum Standartlar) ile ilgili
Sözleşmenin 1996 Protokolü, ülkelere, salt gemicilerin
çalışma saatleri ile ilgili kaygılar sonucu gemilerde
denetim yapma imkan tanıyan ilk uluslararası örneği
oluşturmak üzere yeniden düzenlendi.
Bundan böyle bu amacı taşıyan
kontroller, 147 Sayılı Sözleşmeyi ya da Protokolü antlaşmayı
ya da protokolü onaylamayan bir ülkenin bayrağı altında
denize açılmış olan gemiler için bile yasal sayılacak.
Daha önceleri ülkeler, liman
kontrollerini çalışanların iş saatleri nedeniyle değil,
çalışma koşullarının diğer yönleri üzerinden yapıp gemileri
alıkoyabiliyorlardı.
Protokol, gemi başka bir yere
kayıtlı olsa bile, geminin demirlediği limandaki devletin
gemideki işçilerin iş yoğunluğundan yasal olarak sorumlu
olması ilkesini yaşama geçirmektedir.
Protokol 10 Ocak 2003'te
yürürlüğe girecek. Malta'nın onayıyla, Sözleşmenin
yasallaşması için gerekli imza sayısına ulaşılmıştır
(Ayrıca, her biri birer milyon tonluk gemicilik kapasitesine
sahip olan en az üç ülkenin desteğini alma koşulu da
yerine getirilmiştir - İrlanda,
İsveç, İngiltere). Maksimum çalışma saatleri ile minimum
dinlenme saatlerini düzenleyen ve 1996'da imzalanan 180
sayılı Gemicilerin İş Saatleri ve Gemilere İşçi Alımı ile
ilgili Sözleşme, gerekli onayları da almış olarak 8 Ağustos
2002 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Konvansiyon (Sözleşme),
gemicileri herhangi bir 24 saatlik zaman dilimi içinde en
fazla 14 saatlik iş (ya da en az 10 saatlik dinlenme),
herhangi bir yedi günlük zaman diliminde de en fazla 72
saatlik iş (ya da 77 saatlik dinlenme) ile sınırlamaktadır.
Yoğun çalışma saatlerinin ardından gelen yorgunluk daha
önceden de kazaların nedeni olarak görülüyordu. Konvansiyon,
kontrolün hem limanda hem de gelinen ülkede yapılabilmesi
için iş saatlerinin kaydına ve ekrana geçirilmesine dair
gerekli düzenlemeleri de içermektedir.
Sözleşme, gemiye, güvertedeki
insanlara ve kargoya yönelik yakın bir tehlikenin görüldüğü
ya da denizde yardıma ihtiyacı olan gemiler ve insanlar
olduğu durumlar için çalışma saatlerinde istisnai
uygulamalara izin vermektedir.
Konvansiyonun altıncı
maddesi, yerleşik eğitim programları hariç, 16 ile 18 yaş
arasındakilerin geceleri çalıştırılmamasını sözleşmeyi
imzalayan taraflardan talep etmektedir. Konvansiyon, ILO'nun
çocuk işçiliğini dünya çapında önleme çabalarının bir
parçası olarak, 16 yaşın altındaki çocukların gemi
güvertelerinde çalışmasını her koşulda yasaklamaktadır.
|
|
International Women's
Day, 8 March 2002 |
Uluslararası Kadınlar Günü, 8 Mart 2002
Kadınlar, Ruanda, Bosna, Kosova
ve Afganistan gibi dünyanın birçok yerinde, geçen on yıl
boyunca yaşanan çatışmalarda ağır bedeller ödedi. Kadın ve
çocuklar bu "sivil huzursuzlukların" ya da "iç savaşların"
ortasında kalan sığınmacıların %75'ini oluşturuyor. Mart
2001'de yayımlanan ILO'nun "Cinsiyet ve Silahlı Çatışmalar"
1. Raporu, savaşın kimi korkunç istatistiklerine ve dehşet
verici durumlarla karşılaşan kadınların böyle durumlarda baş
vurdukları yaşama stratejilerine yer veriyor.
Kadınlar için savaş ve çatışma
özel bir terörü de beraberinde getirir. Ölüm, yaralanma ve
evlerinin yakılıp yıkılması, korkulacak şeyleri tüketmez.
Bunların dışında, tecavüz, işkence, cinsel ya da ekonomik
kölelik, cinsel ilişkiye ya da evliliğe zorlama vb. artık
kadınların yazgısı haline gel-miştir. Eşlerini, ailelerini
ya da işlerini kaybetmeleri de cabası.
ILO raporuna göre, son dönemdeki
çatışmaların belirsiz yapısı şiddeti de tırmanmıştır. Önceki
savaşlardan farklı olarak - ulusal ordular arasındaki
çarpışmaları kapsamak üzere - bugünkü çatışmalar yalnız
bütün ülkeye ya da topluma yayılmakla kalmamakta, aynı
zamanda sivillere dönük daha önce görülmemiş bir acımasızlık
da sergilemektedir.
Ruanda'da 1994'te yaşanan
soykırımda, bazıları 5 yaşında olmak üzere yaklaşık 250.000
ile 500.000 arasında kadın ve kız işkenceye, fiziksel
şiddete ve tecavüze maruz kaldı.
"Uluslararası Kadınlar için
Kadınlar" sivil toplum kuruluşunun bildirdiğine göre, birçok
kadın, tecavüzlerin sonucunda yaşadıkları duygusal ve
fiziksel travmanın yanında, tecavüzcülerin çocuklarını
dünyaya getirdi, birçoğu jinekolojik sorunlarla ve AIDS gibi
cinsel yolla geçen hastalıklarla boğuşuyor.
ILO, Bosna'da, kimi zaman
kitleleri terörize etmek ve etnik kimliklerine yüklenmek
için yapılan sal-dırılarla yaklaşık 20.000 ile 50.000
arasında kadının tecavüze uğradığını belirtiyor.
ILO'nun bir çalışmasında,
Afganistan'daki kadınların insan haklarının hiçe
sayılmasının, yirmi üç yıllık çatışma ortamının
şekillendirdiği daha geniş bir manzaranın parçası olduğu
ifade ediliyor. Rapora göre, savaşmak için uzun süre uzakta
kalan erkeklerin yokluğu, kadınların yeni sorumluluklar
almasına yol açarken, dul kalma ve yer değiştirme gibi
etkenler sonucunda daha fazla kadın evin reisi haline
gelmiştir. Buna ek olarak, mülteci kamplarındaki tedavi
olanakları, genel ve mesleki eğitim kursları tutum ve
beklentilerde birtakım değişikliklere yol
açtı. |
|
ILO Governing Body
concludes 283rd session |
ILO Yönetim Kurulu 283. oturumunu tamamladı
Uluslararası Çalışma Ofisi
Yönetim Kurulu, iki hafta süren görüşmelerin ardından 283.
oturumunu 22 Mart tarihinde tamamladı. Yönetim Kurulunun bu
oturumunda ele alınan konular ara-sında Myanmar'da zorla
çalıştırma uygulamaları, küreselleşmenin etkileri ve
Afganistan'daki istih-dam durumu yer alıyordu.
Yönetim Kurulu, ILO ile Myanmar
arasında varılan mutabakatı olumlu karşılamıştır. Buna göre
ILO bu yıl Haziran ayına kadar bu ülkeye bir irtibat
görevlisi atayacaktır.
ILO'nun Myanmar'la ilgilenmesi,
zorla çalıştırma uygulamalarını sona erdirme ve bu alanda
ilerleme sağlamada hükümete yardımcı olma açısından önemli
bulunmaktadır. Myanmar'da bir irtibat bürosunun bulunması
ILO'nun ülkede tam anlamda temsil edilmesi yolunda bir adım
olarak değerlendirilmektedir ve böyle bir temsilin de ülkede
zorla çalıştırma uygulamalarına son verilmesi açısından önem
taşıdığı düşünülmektedir.
Küreselleşmeyle ilgili
konular
Arjantin Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Alfredo Atanasof, Küreselleşmenin Sosyal
Boyutuyla ilgili Çalışma Grubuna hitaben yaptığı konuşmada,
ülkesindeki toplumsal sorunların keskinleşmesinin
"ekonominin sosyal duyarlı-lıkların üzerinde kalmasını
hedefleyen politika-lardan kaynaklandığını" belirtti.
Arjantin Hükümeti ILO ile yoksullukla mücadele, sosyal
güvenlik ağlarının güçlendirilmesi ve istihdamı geliştirici programlar üzerinde odaklaşan bir
Mutabakat Zaptı imzalamıştır.
Dünya Ticaret
Örgütü (DTÖ) Genel Müdürü Mike Moore ise aynı gruba yaptığı
konuşmada "ticaretteki serbestleşmenin istihdamı nasıl
etkilediği" üzerinde durmuştur. Moore ILO'nun
Küreselleşmenin Sosyal Boyutuyla ilgili Bir Dünya Komisyonu
oluşturma girişimini ve böyle bir komisyonun DTÖ ile ILO'nun
ticari serbestleşme ve istihdam konusunda halen sürmekte
olan işbirliği için yeni imkanlar yaratacak olmasını
memnunlukla karşıladığını açıklamıştır. Moore ayrıca DTÖ'nün
uluslararası ölçekte benimsenmiş çalışma standartlarına
sahip çıktığını ve ILO'yu da bu konularla ilgilenecek en
yetkin kuruluş olarak gördüğünü yinelemiştir. Dünya
Komisyonu ilk toplantısını 25-26 Mart tarihlerinde
Cenevre'de yapmıştır.
Afganistan'daki Geçici Yönetimin Çalışma ve Sosyal İşler
Bakanlığını yapan Mir Wais Sadeq ise yaptığı konuşmada
ülkesinde istihdam durumunun "iç karartıcı" olduğunu
belirterek, ülkesindeki toplam 8 milyonluk işgücünün 2
milyonunun açık işsiz durumunda olduğunu eklemiştir. Bakana
göre, geri dönecek mültecilerle birlikte işsiz sayısının bu
yıl 4 milyona çıkmasının beklendiğini de açık-layarak
yaklaşık bir milyonluk bir istihdam açığının bulunduğunu
vurgulamıştır. Sadeq, Kabul'da bir ILO ofisi açılması ve ILO
tarafından geliştirilen istihdam programlarının ülkede
uygulanması açı-sından ILO ile işbirliği gibi konuları daha
önce gö-rüşmüş olduğunu da sözlerine eklemiştir.
Diğer konular
ILO Yönetim
Kurulu, Çalışma Yaşamında Temel İlkeler ve Haklar ILO
Bildirgesi uyarınca sunulması gereken yıllık raporları da
incelemiştir. Bu raporlar, ILO'nun bir ya da daha fazla
sayıda temel sözleşmesini onaylamamış bulunan ülkelerdeki
durumu ortaya koymaktadır. Yönetim Kurulu Başkanı Alain
Ludovic Tou, bildirge uyarınca rapor sunması gerekirken bunu
yapmayan ülke sayısının 2000 yılında 50 iken bu yıl 11'e
düştüğünü belirtmiştir. Bu arada, Suudi Arabistan, Bahreyn,
Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Katar dahil olmak üzere
bazı Körfez ülkelerinin ILO ile diyaloga girdikleri
belirtilmiştir. Bu diyalog, sendikalaşma ve toplu sözleşme
haklarını güvence altına almaya yönelik girişimlerden oluşan
bir eylem planıyla sonuçlanmıştır.
Yönetim
Kurulunun aldığı bir başka karar da gemicilerin
kimliklerinin belirlenmesini sağlayacak bir protokol
üzerinde anlaşmaya varılması için hemen ilk planda atılacak
adımlarla ilgilidir. Bu alanda ulaşılan sonuç bir sonraki
yıl toplanacak olan Uluslararası Çalışma Konferansına
sunulacaktır. Yeni belge, gemicilerin pozitif biçimde
doğrulanabilir kimliklerini netleştirecek, belgenin
çıkartılma amaçlarını ve bu doğrultudaki işlemleri
belirtecek, sahte kimlik düzenlenmesini önleyecek fiziksel
özellikleri ve diğer önlemleri belirleyecek, bu arada izleme
ve denetim için gerekli usulleri de içerecektir. Aynı belge
sayesinde gemicilerin kimlikleriyle ilgili ek bilgiler de
sağlanacaktır. Limanlarda Sağlık, Güvenlik ve Emniyet için
Uygulama Kurallarının kabulü de, kaynak tahsisine bağlı
olmak üzere gelecek yıl gündeme alınabilecektir.
HIV/AIDS konusuna gelince;
ILO'nun HIV/AIDS programı, işyerlerinin artık AIDS'e karşı
mücadele ve tedavi açısından önemli mekanlar haline
geldiğini belirtmektedir. Program, salgının çalışma
dünyasındaki etkilerini gözler önüne sermek ve karşılık
olarak alınabilecek önlemler konusundaki bilgileri paylaşmak
üzere bir web sayfası açtığını (www.ilo.org/aids) da
açıklamıştır.
Sendikal Özgürlükler Komitesi
(CFA)
ILO Sendikal Özgürlükler
Komitesi'nin 50. kuruluş yılı 14 Mart'ta yapılan bir
yuvarlak masa top-lantısına vesile olmuştur. Katılımcılar
arasında sen-dika liderleri olarak Endonezya'dan Dita Sari
ile Fildişi Sahili'nde hapisteyken CFA tavsiyesi üzerine
serbest bırakılan Basile Mahan Gale bulunmaktaydı. CFA'nın
dosyalar üzerinde yaptığı tetkikler sonucunda son on yıl
içinde 2.000'i aşkın sendikacının serbest kalması
sağlanmıştır.
CFA bu bağlamda 31 dosyayı daha
incelemiştir. Komite Kolombiya'daki durumdan hareketle, bu
ülkede sendika liderlerine yönelik şiddetle ilgili son
incelemesinden bu yana herhangi bir ilerleme sağlanmadığını
belirtmiş ve hükümetten bu tür şiddet olaylarını kovuşturup,
dokunulmazlıkların kaldırılmasını sağlama talebinde
bulunmuştur.
Komite bunun dışında Kore
Cumhuriyeti hükü-metine de sendikalaşma özgürlüğünü kamu
sek-töründe çalışan bütün kesimleri kapsayacak biçim-de
yaygınlaştırma çağrısında bulunmuştur. Kore Cumhuriyeti
Hükümetine yönelik diğer istekler arasında şunlar yer
almaktadır: işletme düzeyindeki sendikal çoğulculuğu
sağlayacak yasal değişik-liklerin hızlandırılması; grev
yasağının yalnızca çok temel sektörlere sınırlandırılması;
ve yasaları sendikalaşma özgürlüğü ilkeleri ile uyumlu hale
getirecek değişikliklerin hızlandırılması. Komite, hükümetin
2001 Eylül ayı itibarıyla yaptığı 190 işçinin tutuklu veya
gözaltında olduğuna ilişkin açıklamayı ve şikayetçi tarafça
dile getirilen daha çok sayıda sendikacının gözaltında
olduğu yolundaki iddiayı dikkate alarak, hükümetten tutuklu
ya da yargı önünde bulunan sendikacıların serbest
bırakılmasını sağlamasını ya da bu kişilerin haklarındaki
suçlamaların geri alınmasını istemiştir.
Komite, Zimbabwe'li sendika
lideri Margan Tsvangirai'nin saldırıya uğraması ve sendika
binalarının kundaklanması konularıyla ilgili olarak,
hükümetin bu konularda bağımsız bir soruşturma
yürütülmesinin mümkün olmadığı yolundaki açıklamasını
üzüntüyle karşılamıştır. Komite bu konuda bağımsız bir
soruşturma yürütülüp sonuçları hakkında bilgi verilmesini
ısrarla talep etmiştir.
Komite bunların dışında
Yugoslavya'daki işveren kuruluşları tarafından dile
getirilen bir şikayeti de ele almıştır. Belirtildiğine göre
bu ülkede, Ticaret Odasına zorunlu üyelik koşulu nedeniyle
işverenlerin diledikleri işveren kuruluşuna katılma ve toplu
sözleşme yapma haklarına sınırlama getirilmektedir.
Örgütlenme özgürlüğünün yalnızca işçiler için değil
işverenler için de geçerli olduğunu vurgulayan Komite,
ilgili hükümete çağrıda bulunarak Ticaret Odası ile ilgili
düzenlemelerde zorunlu üyeliği ve mali katkıyı öngören bütün
hükümlerin kaldırılmasını istemiştir.
|
|
ILO ANKARA'DAN HABERLER |
NEWS FROM ILO ANKARA |
|
Sektör III Toplantısı Ankara'da
Yapıldı
|
Sector III Meeting Held in
Ankara
|
ILO Genel Merkez Cenevre'deki Sosyal Koruma
Sektörü Avrupa ve Orta Asya Bölgesi ile kon-sultasyon
toplantısını ILO Ankara Ofisinde ger-çekleştirdi. 4-5 Mart
2002 tarihleri arasında düzen-lenen toplantıya ILO Genel
Müdür Yardımcısı ve sektörden sorumlu Assane Diop
başkanlık etti. Toplantı için Ankara, Brüksel, Budapeşte,
Cenevre, Moskova ve Turin'den biraraya gelen ILO
yetkilileri Sosyal Koruma Sektörü ve bölge ofisleri
arasındaki işbirliğinin koordinasyon halinde, problem
çözmeye yönelik ve etkin bir biçimde sürdürülmesi için
gereken altyapının oluştu-rulmasını gündeme aldılar.
Uluslararası göç, küre-selleşme, fakirliğin azaltılması,
kadın-erkek eşitliği ve HIV/AIDS gibi alanlarda bu
işbirliğinin olumlu sonuçlar doğuracağı benimsendi.
Toplantıya katılanlar: Avrupa ve Orta Asya'dan Sorumlu
Bölge (EUROPE) Müdürü Friedrich Buttler; Avrupa ve Orta
Asya'dan Sorumlu Bölge Müdür Yardımcısı Orphal Hembrechts;
Avrupa ve Orta Asya'dan Sorumlu Bölge Müdürlüğü'nden
Pierre De Lame; Sosyal Koruma Sektörü İdari ve Program
Koordinatörü Jean-Victor Gruat; İşçi Sağlığı ve Güvenliği
(SAFEWORK) Direktörü Jukka Sakari Takala, İşveren
Etkinlikleri (ACTEMP) Bölümü'nden Christian Hess; İşçi
Etkinlikleri Bölümü'nden Elizabeth Goodson; Çalışma
Koşulları (CONDIT) Bölümü'nden F.J. Dy-Hammar; Sosyal
Finans ve İstatistik Bölümü'nden Michael Cichon; Göç
(MIGRANT) Bölü-mü'nden Manolo Abella; ILO-AIDS Direktörü
Franklyn Lisk; ILO Moskova Temsilcisi Pauline Barret;
Moskova Ofisi'nden Rimma Kalichenko; ILO Budapeşt
Temsilcisi Jean-Pierre Laviec; Bu-dapeşte Ofisi'nden Annie
Rice, Elaine Fultz ve Marcus Ruck; ILO Bruksel Temsilcisi
Eddy Laurijssen; Finlandiya Sosyal Hizmetler ve Sağlık
Bakanlığı'ndan Wiking Husberg; ILO Turin Ulus-lararası
Eğitim Merkezi'nden Yordanka Tzvetkova; ve ILO Ankara
Temsilcisi Gülay Aslantepe. |
The Social Protection Sector (SECTOR III) at
Headquarters Geneva held its Consultation Meeting for the
European and Central Asian Region at the ILO Ankara Branch
Office. The meeting which took place 4-5 March 2002 under
the chairmanship of Mr. Assane Diop, Executive Director of
ILO. The meeting brought together officials from Ankara,
Brussels, Budapest, Geneva, Moscow and Turin to discuss
means of conducting work between the Social Protection
Sector and field offices in a coordinated and coherent
manner oriented towards problem-solving. International
migration, globalization, poverty alleviation, gender and
HIV/AIDS were considered areas where an integrated
approach would yield fruitful results.Participants of the
meeting were Mr. Friedrich Buttler, Regional Director,
Europe and Central Asia; Mr. Orphal Hembrechts, Deputy
Director, EUROPE; Mr. Pierre De Lame, Senior Official,
EUROPE; Mr. Jean-Victor Gruat, Administrative and
Programme Coordinator, Social Protection Sector; Mr. Jukka
Sakari Takala, Director, SAFEWORK; Mr. Christian Hess,
Specialist, ACTEMP; Ms. Elizabeth Goodson, Specialist,
ACTRAV; Ms. F.J. Dy-Hammar, Chief, CONDIT; Mr. Michael
Cichon, Chief, SOC/FAS; Mr. Manolo Abella, Chief, MIGRANT;
Mr. Franklyn Lisk, Director, ILO-AIDS; Pauline Barret,
Director Moscow Office; Ms. Rimma Kalichenko, Moscow
Office; Mr. Jean-Pierre Laviec, Director, Budapest Office;
Ms. Annie Rice, Budapest Office; Ms. Elaine Fultz,
Budapest Office; Mr. Marcus Ruck, Budapest Office; Mr.
Eddy Laurijssen, Director, Brussel Office; Mr. Wiking
Husberg, Ministry of Social Affairs and Health, Finland;
Ms. Yordanka Tzvetkova, Manager, ITC, Turin; and Ms. Gülay
Aslantepe, Director, Ankara Office |
| |
|
İzmir Tabipler Odası ve Dokuz Eylül
Üniver-sitesi'nin 22-24 Mart 2002 tarihleri arasında
İzmir'de düzenlediği II. Ulusal İşsağlığı ve İşyeri
Hekimliği Günleri'ne Gülay Aslantepe
katıldı. |
The İzmir Chamber of Physicians and Dokuz
Eylül University held its 2nd National Occupational Health
and Staff Physician Days between 22-24 March 2002 in
İzmir. Ms. Gülay Aslantepe traveled to the region to
participate in the activities. |
8 Mart 2002 tarihinde Ankara'da Kadınlar
Günü münasebetiyle Gazi Üniversitesi'nde yapılan
etkin-liklere ILO Türkiye Temsilcisi katıldı ve ILO'nun
kadınlara ilişkin standart ve politikaları üzerine bir
konuşma yaptı.
|
On 8 March 2002 Director of the ILO Ankara
Office delivered a speech about ILO standards and policies
on women workers at a program held at Gazi University in
Ankara on the occasion of International Women's Day.
|
Türk Endüstriyel İlişkiler Derneği'nin
İstanbul'da 31 Ocak 2002 tarihinde düzenlediği 4.
Uluslararası Kongresine Gülay Aslantepe katıldı.
|
Ms. Aslantepe traveled to İstanbul on 31
January 2002 to attend the 4th International Congress of
the Turkish Industrial Relations Association.
|
Konu üzerine yapılan ILO araştırmalarını
Türkçe diline kazandırmak amacıyla ILO tarafından
çevirilip bastırılan ve İŞKUR tarafından dağıtılacak olan
"Değişen işgücü piyasasında kamu istihdam hizmeti" (The
public employment service in a changing labour market")
kitabı 14 Ocak 2002 tarihinde ILO Ankara Ofisinde yapılan
bir toplantı ile basına tanıtıldı.Bkz. Yeni ILO Yayınları,
sayfa 15
|
The ILO publication "The public employment
service in a changing labour market" (Değişen işgücü
piyasasında kamu istihdam hizmeti") was translated and
printed by the ILO Ankara Branch Office and will be
distributed by İŞKUR, the Turkish Employment Office.
Information about the book was presented to the media and
other interested parties at a meeting on 14 January 2002.
See New ILO Publications, page 15.
|
|
IPEC'DEN HABERLER
|
NEWS FROM IPEC
|
ILO-IPEC Çalışan Çocuk Merkezlerinde Karne Sevinci
IPEC programı kapsamında Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumu Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı, GAP Bölge
Kalkınma İdaresi Baş-kanlığı, Yalova Valiliği ve
Diyarbakır Valiliği ile yürütülen çeşitli projeler
çerçevesinde kurulan ve Yalova, Gölcük, Adapazarı ve
Diyarbakır'da sokakta çalışan çocuklara, İzmir'de ise
sanayide çalışan çocuklara hizmet veren merkezlerin
çalışmaları sonucu eğitime yönlendirilen yaklaşık 3.000
çocuk karne sevinçlerini hep birlikte kutladılar. Gerekli
destek sağlandığında sokaktan ve sanayiden çekilerek
eğitim hayatında başarılı olabileceklerini Şubat ayında
aldıkları karnelerdeki notları ve takdirname belgeleriyle
kanıtlayan çocuk-larımız ilgili herkese en güzel mesajı
verdiler: Okumak bizim de hakkımız…
|
Children's Joy on Report Card Day at the
ILO-IPEC Working Children Centres
Nearly 3000 children, who are re-oriented
to education as a result of the centres' work, celebrated
together report card day. These centres, which are
established within the framework of various projects
carried out with the Ministry of Labour and Social
Security, General Directorate of Social Services and Child
Protection Agency, Ministry of Education, the Presidency
of the GAP Regional Development Administration, the
Governorhips of Yalova and Diyarbakır in the scope of IPEC
Programme, give service to working children in industrial
sites in İzmir and on the streets in Yalova, Gölcük,
Adapazarı and Diyarbakır. When given the necessary support
the children stopped working on the streets and in
industrial sites, they proved that they can be successful
in education with the grades and honors they received in
February. They give the most important message to all
concerned people: Education is our
right...
|
Türk IPEC Partnerleri
Uluslararası Konferansa Katıldı
IPEC partnerleri, çocuk işçiliğinin en kötü
biçimleriyle ilgili olan 182 Sayılı Sözleşmenin
uygulanması konusunda 25-27 Şubat 2002 tarihinde
Hollanda'nın Lahey şehrinde yapılan Uluslararası
Konferans'a katıldılar. Bu Konferans, 182 Sayılı
Sözleşmenin yürürlüğe konulmasını güçlendirmek amacıyla
düzenlendi. Bu Konferansta Türkiye'yi Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı'ndan Sayın Olcay Aydın, TİSK'den Sayın
Zübeyde Çelebioğlu ve Türk-İş Sendikası'ndan Sayın Özcan
Karabulut temsil ettiler ve çocuk işçiliğiyle mücadele
konusunda, özellikle de çocuk işçiliğinin en kötü
biçimleri hakkında diğer katılanlarla deneyimlerini
paylaştılar.
|
Turkish IPEC Partners attend
International Conference
IPEC partners participated in an International
Conference on Implementation of Convention No. 182 on the
worst forms of child labour held in the Hague, the
Netherlands between 25-27 February 2002. The conference
was intended to strengthen the drive for implementation of
Convention No. 182. Ms. Olcay Aydın from the Ministry of
Labour and Social Security, Ms. Zübeyde Çelebioğlu from
TİSK (Turkish Confederation of Employer Associations) and
Mr. Özcan Karabulut from Türk-İş (Confederation of Turkish
Trade Unions) represented Turkey at the conference and
shared their experiences with other participants on
combating child labour, in particular its worst
forms.
|
|
Çalışan Çocukların Ailelerine
Gelir Getirici Etkinlikler
ILO, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı,
SHÇEK ve Diyarbakır Valiliği tarafından ortaklaşa olarak
Diyarbakır sokaklarında çalışan çocuklara yönelik olarak
yürütülen proje kapsamında ILO desteğiyle çalışan
çocukların ailelerine istihdam sağlamak amacıyla kurulan
serigrafi atölyesi faaliyetlerine başladı. Çalışan
çocukların aile-lerinden oluşan 16 kişilik ilk grup Ocak
2002 sonu itibarıyla mesleki eğitimlerini tamamlayarak
üretim yapmaya başladılar ve ilk işlerini alarak
Diyar-bakırspor formalarının baskısını
gerçekleştirdiler.
|
Income generation activities
for working children's families
A serigraph shop started its activities to
create employment for working children's families with the
support of ILO, within the framework of a joint project
geared towards working street children in Diyarbakır. This
project is carried out by ILO, the Presidency of the GAP
Regional Development Administration, Social Services and
Child Protection Agency and the Governorship of
Diyarbakır. By the end of January 2002, the first group of
16 people from working childrens' families finished their
vocational education and started to produce their first
order of serigraphy of uniforms for
Diyarbakırspor.
|
ILO Ankara Ofisi Birleşmiş
Milletler Kalkınma Programını'nın Türkiye'deki Küresel
Mukavele programına katılıyor
İş Müfettişler Kurulu ile işbirliğinde olan ILO Ankara
Ofisi ve IPEC'in İzmir partneri, Küresel Mukavele
Programına Türkiye'de katılacak olan işletmelerin
belirlenmesi ve programın yürütülme sürecinde etkin olarak
yer almaktadır.Küresel Mukavele, düzenleyici bir araç ya
da yönetmelik değildir, fakat kurumsal öğrenmeyi sağlamak
için kurulmuş değere dayalı bir platformdur. Evrensel
ilkere dayanan iyi uygulamaları yaygınlaştırmak ve
desteklemek için diyalogun ve şeffaflığın gücünü
kullanır.Mukavele, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi,
ILO'nun iş konusundaki haklarla ilgili temel maddeleri, ve
çevre ve kalkınma hakkındaki Rio maddelerinden hazırlanan
aşağıdaki dokuz maddeyi kapsamaktadır. Ayrıca, işletmeleri
kendi alanlarında bu maddeleri uygulamaya davet eder. Bu
nedenle, bu Mukavele işletmeleri değil, işletmeler
tarafından yapılan iyi ve yerinde uygulamaları
destekler.Bu maddeler, insan hakları, iş gücü ve çevre
konularını kapsar.
İnsan hakları:
İlke 1: etki alanları dahilinde, evrensel insan
haklarının korunması ve desteklenmesi;
İlke 2: kendi kuruluşlarının insan hakları ihlallerinde
bulunmadığından emin olmak;
Çalışma :
İlke 3: dernek kurma özgürlüğü ve toplu pazarlık
haklarının etkin olarak tanınması;
İlke 4: her türlü zorlayıcı ve baskı altında
çalıştırmanın engellenmesi;
İlke 5: çocuk işçiliğinin etkin bir şekilde ortadan
kaldırılması;
İlke 6: mesleğe ve istihdama yönelik ayrımcılığın
ortadan kaldırılması;
Çevre:
İlke 7: çevresel sorunlara
karşı önlem alıcı yaklaşımları desteklemek;
İlke 8: daha çok çevresel sorumluluk üstlenilmesi için
girişimlerde bulunmak;
İlke 9: çevre dostu teknolojilerin gelişmesini ve
yayılımını teşvik etmek.
Neden işletmeler bu girişimde yer almalıdır? Piyasalar
küreselleştiği gibi kurumsal vatandaşlık ilkesi ve
uygulaması da küreselleşmelidir. Bu yeni küresel
ekonomide, bu ilkeleri toplu stratejilerin ve
uygulamaların ayrılmaz parçası olarak özümseyen firmalar
için, bu girişim iyi iş vasıfları anlamına
gelmektedir.
|
ILO Ankara Office contributes
to United Nation Development Programme's Global Compact
programme in Turkey
The ILO Ankara Office, in
cooperation with the Labour Inspection Board, its' IPEC
partner in İzmir actively took place in the process of
promoting the programme and identification of companies
who are going to participate in the Global Compact
Turkey.The Global Compact is not a regulatory instrument
or code of conduct, but a value-based platform designed to
promote institutional learning. It utilizes the power of
transparency and dialogue to identify and disseminate good
practices based on universal principles.The Compact
encompasses nine such principles, drawn from the Universal
Declaration of Human Rights, the ILO's Fundamental
Principles on Rights at Work and the Rio Principles on
Environment and Development. And it asks companies to act
on these principles in their own corporate domains. Thus,
the Compact promotes good practices by corporations; it
does not endorse companies. These principles cover topics
in human rights, labour and environment.
Human Rights:
Principle 1: support and respect
the protection of international human rights within their
sphere of influence;
Principle 2: make sure their own
corporations are not complicit in human rights
abuses.
Labour:
Principle 3: freedom of association
and the effective recognition of the right to collective
bargaining;
Principle 4: the elimination of all
forms of forced and compulsory labour;
Principle 5: the effective
abolition of child labour;
Principle 6: the elimination of
discrimination in respect of employment and occupation.
Environment:
Principle 7: support a
precautionary approach to environmental
challenges;
Principle 8: undertake initiatives
to promote greater environmental responsibility;
Principle 9: encourage the
development and diffusion of environmentally friendly
technologies.
Why should business participate in
this initiative? Because as markets have gone global, so,
too, must the principle and practice of corporate
citizenship. In this new global economy, it makes good
business sense for firms to internalize these principles
as integral elements of corporate strategies and
practices.
|
Çocuk
İşçiliğiyle Mücadelede Yardım Edebileceğiniz 10
Yöntem
Bir birey olarak bu durumu değiştirmek için
haklarınızı, tanıdıklarınızı ve bağlı olduğunuz kurumları
kullanabilirsiniz. Sizin yapabilecekleriniz:
1. Hükümetinizin ILO Sözleşmelerini harfiyen
onaylaması ve uygulaması için lobi yapmak.
2. Yerel yetkililere eğitimle ilgili yasayı
uygulamaları konusunda baskı yapmak.
3. Sendikanıza, ülkenizdeki çocuk işçiliğinin
orta-dan kaldırmasını gündemlerinde tutmalarını ya da
bunun için yurtdışındaki sendikalarla daya-nışma içinde
olmaları konusunda ısrar etmek.
4. İşveren konfederasyonlarına bu konuyla ilgili
programlara başlamaları için ısrar etmek.
5. Bu alanda aktif olan ulusal sivil toplum
örgütlerine katılmak ve onları desteklemek.
6. Çalışan çocuklar için eğitim alternatifleri
yaratmak ve uygulamak.
7. Çocuklarla ve aileleriyle eğitim
alternatiflere teşvik etmek için konuşmak.
8. Yerel, ulusal ve uluslararası medyayı, çocuk
işçiliği hakkında halkı bilinçlendirmeleri için ısrar
etmek.
9. IPEC ve çocuk işçiliğiyle mücadeleyle ilgili
diğer belgeleri dağıtmak.
10. Bilinçli bir tüketici ve gezgin olmak.
|
Ten ways
in which you can help combat child labour
As a citizen you can use your
rights, affiliations and beliefs to bring about change.
You can:
1. Lobby your government to
ratify and apply ILO Conventions to the letter.
2. Pressure your local
authorities to enforce laws on education.
3. Urge your trade union to
take up the cause at home, or in solidarity with unions
abroad.
4. Urge your employers'
confederation to start relevant programmes.
5. Join and support national
or international non-governmental organizations active in
the field.
6. Help create or run
educational alternatives for working children.
7. Talk to children and
parents to encourage them into alternatives.
8. Urge local, national and
international news media to raise awareness about child
labour.
9. Distribute IPEC and other
anti-child labour documentation.
10. Be an informed consumer
and traveller.
|
|
New ILO Publications
|
|
Yeni ILO Yayınları
|
Değişen işgücü
piyasasında kamu istihdam hizmeti (The public
employment service in a changing labour market kitabının
çevirisi.) T. Phan, E. Hansen, D. Price, Çeviren: M.
Çulhaoğlu ISBN : 92-2-811388-X
Bu yayın, seçilmiş sana-yileşmiş ve geçiş dönemi
yaşayan ülkelerde Kamu İstihdam Hizmetinde (KİH) son
dönemde ortaya çıkan gelişmeleri ele alan özgün bir
araştırmadır. KİH'e iliş-kin güncel bilgileri bu yayın
derlemekte, KİH'in dört temel işlevini anlat-maktadır: iş
bulmada aracılık, piyasa bilgileri sağlanması, işgücü
piyasası uyum programlarının (iş aramada yardım, eğitim ve
yetiştirme, kitlesel işten çıkarma ve sosyal yardımlardan
çalışmaya geçişi öngören programlar dahil) yönetimi ve
işsizlik yardımları. Bu alandaki birçok yenilik ve örnek
uygulamayi anlatmaktadir.
Bu yayın İŞ-KUR'dan temin edilebilir veya ILO Ankara
Enformasyon Merkezi'nden ödünç alınabilir.
Yeni İngilizce Yayınlar
Guidelines on Occupational Safety and Health Management
Systems (Mesleki Güvenlik ve Sağlık Yönetimi
Sistemlerinde Temel Unsurlar) ILO/OSH ISBN :
92-2-11634-4
21. yy'ın başlarında iş kazaları, hastalıklar, diğer
kaza ve ölümler hala büyük maddi ve manevi kayıplara yol
açıyor. Bu kılavuz kitap, üretimi arttırırken, işçileri
mesleki tehlikelerden ve risklerden koruyacak tutarlı
politikalar üretilmesini öngörmektedir. Örgütlere, yetkili
ulusal kuruluşlara, işverenlere, işçilere ve diğer
toplumsal kesimlerine, iş kazalarını, hastalıkları ve
ölümleri azaltmak için iş güvenliği ve sağlık yönetimi
sistemlerini kurmak, uygulamak ve iyileştirmek üzere
pratik yaklaşımlar ve araçlar önermektedir.
Care Work: The Quest for
Security (Bakım İşi: Güvenlik
Peşinde) Editör: Mary Daly ISBN : 92-2-111402-3
Konuları yakından kavrayan bu yayın,
çocuklar, hastalar ve sakatlarla ilgilenen bakım
görevlilerinin başka herhangi bir grup işçi gibi güvenliğe
ihtiyaç-ları olduğunu vurgulamaktadır. Bakım için
gere-kenlerin nasıl sağlandığı, kimlerin bundan
yarar-landığı ve karşılığını kimin ödemesi gerektiği gibi
önemli sorulara yanıt ara-yan çalışma, sanayileşmiş ve
gelişmekte olan ülke-lerde bir sosyal politika unsuru
olarak bakım işleri-ne ilişkin önemli bilgiler
sunmaktadır.
The New Forms of Labour
Administration: Actors for development
(İş Yönetiminin Yeni Biçimleri: Kalkınma
Aktörleri) Editör : Norman Lécuyer Genel Yayın
Yönetmeni : Jean Courdouan ISBN : 92-2-106480-8
İş hayatının hızla değişen dünyasında, iş yönetimleri
de önemli zorluklarla karşılaşır. Bu kapsamlı çalışma,
ülkelerinin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda
bulunurken küreselleşme, modernleşme, siyasi ve mali
kısıtlamalar gibi sorunlarla nasıl baş edildiğini
inceliyor. Çalışma, gerçek hayattan değerli örneklerle
etkili ve yenilikçi pratikler sergilerken, dünyanın farklı
yerlerindeki ülkelerden iş, istihdam, mesleki eğitim,
sanayi ilişkileri ve değerlendirme gibi konuları işleyen
27 örneği ele almaktadır.
|
Organized Labour in the 21st
Century (Yirmi Birinci Yüzyılda Örgütlü
Emek) Editör : A.V. Jose ISBN : 92-9014-642-7
Bu çalışma, bir dizi ülkeye ait örneklerden hareketle
sendikaların küreselleşmeye nasıl yanıt verdiklerini ele
almaktadır. Çalışmada, sendikaları ses getirici ve etkili
politikalar uygulamaya götürecek örgütsel stratejilerin
önemine vurgu yapılmaktadır. Çalışma, bütün ülkelerde,
özellikle de gelişmekte olan ülkelerde sendikalar için
temel zorluğun geleneksel nitelikte olmayan hedef
kitlelerin ortaya çıkmasından ve yeni hizmet türlerinin
yaygınlaşmasından kaynaklandığını belirtmektedir. Buna ek
olarak, iş dünyası ile sosyal tutumlardaki değişimlerin,
sendikaların diğer sivil toplum örgütleriyle ortak amaçlar
için bir araya gelmesine yol açtığına dikkat
çekilmektedir.
Key Indicators of the Labour Market
(KILM) 2001- 2002 (İş Piyasasının Anahtar
Göstergeleri)
Matbaa çıktısı ISBN 32-2-111401-5 CD-ROM
çıktısı ISBN 92-2-011374-0 Matbaa & CD-ROM
çıktısı ISBN 92-2-112563-7
İşgücü piyasası 2001-2002 KILM'nin Anahtar
Göstergeleri'nin gözden geçirilmiş yeni baskısı,
göstergelerinin ne ifade ettiğini, işgücü piyasası
konuları ile ilgili araştırmacılara ve diğerlerine nasıl
yardım edebileceğini gösteren, anlaşılması kolay 20
açıklama sunmaktadır.
ILO, İş Piyasası Anahtar Göstergeleri (KILM) üzerine
olan yeni programını, rutin veri toplama ve yayma
programlarını takviye etme, işgücü piyasasına ilişkin
bilgileri analize daha elverişli hale getirme ve ulusal
işgücü piyasası unsurlarının karşılaştırılmasını
kolaylaştırma amacıyla 1999 yılında başlatmıştı. KILM, iki
amaç düşünülerek tasarlanmıştır: a- işgücü piyasası
göstergelerini bir araya getirmek, b- yeni istihdam
trendlerini ekrana getirmek için göstergelerin
yaygınlığını arttırmak.
KILM hakkında daha fazla bilgi
için; www.ilo.org/public/english/employment/strat/kilm/index.htm
|
Codes of Conduct and
Multinational Enterprises (Davranış Kuralları ve
Çokuluslu Şirketler) ISBN : 92-2-111398-1
Bu CD-ROM çokuluslu şirketler, işveren ve işçi
örgütleri ve toplumsal sorumluluğu yerleştirmeye uğraşan
STÖ'ler için önemli bir kaynaktır. Çalışma, dokuz sanayi
grubundaki 209 örgütte 240 davranış kuralının emek ve
istihdam boyutları üzerinde odaklaşarak, ILO'nun "İnsana
Yakışır İş" gündeminin temel öğeleri olan örgütlenme
özgürlüğü, toplu sözleşme, ayrımcılık olmaması, eşit
fırsat, ücretler, sağlık ve güvenlik standartları, iş
saatleri, eğitim, iş güvenliği ve çocuk işçiliği gibi
konuları ele almaktadır.
Davranış kuralları, 1997 ile 1999 arasında çokuluslu
şirketler, işçi örgütleri, sanayi birlikleri, hükümetler
ve STÖ'lerden elde edilmiştir. Kendi alanında tek olan bu
çalışmada söz konusu kurallar, ILO'nun Çokuluslu Şirketler
ve Sosyal Politikalar (1997) ile ilgili. Üçlü Deklarasyonu
ile karşılaştırılmaktadır.
Bu yayınlar ILO Ankara Enformasyon Merkezi
kanalıyla satın alınabilir. ILO'nun satıştaki
diğer yayınları incelemek için
www.ilo.org/public/english/support/publ/books.htm adresini
ziyaret edebilirsiniz. |
| |
|
ILO Ankara Enformasyon
Merkezi Pazartesi ile Perşembe günleri arası 14:00 - 17:00
ve Cuma günü 09:30-12:30 saatlerinde hizmete
açıktır.
|
| |
|
|
Adres: Ferit Recai Ertuğrul Cad.
No. 4, 06450 Oran - ANKARA Telefon: (312) 491 9890 Faks: (312) 491 9945 e-posta: ankara@ilo.org
|
| |
Nisan
2002 |
|
|