Çalışma Yaşamında Temel İlkeler ve Haklar

Çalışma yaşamındaki temel ilkeler ve haklar, işyerindeki insan hakları, istihdam politikası ve insan kaynaklarının geliştirilmesi de dahil olmak üzere, çalışma yaşamıyla ilgili çok çeşitli konularda uluslararası çalışma standartlarını belirleyen ILO Sözleşmeleri ve Tavsiye Kararlarını temel alır. Küreselleşmenin sosyal etkilerine ilişkin artan endişeler, ILO üyelerinin (uluslararası düzeyde hükümet, işveren ve işçi temsilcileri) 1995 yılında sekiz sözleşmede ifade edilen dört çalışma standardı kategorisi olduğunu kabul etmelerine zemin hazırladı. 2022 yılında bu dört kategori, iş güvenliği ve sağlığı sözleşmelerinin de eklenmesiyle beş kategoriye çıkarıldı.

Bu kategoriler şunlardır:
  • Örgütlenme özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkının fiilen tanınması;
  • Her türlü zorla veya zorunlu çalıştırmanın ortadan kaldırılması;
  • Çocuk işçiliğinin fiilen önlenmesi;
  • İstihdam ve meslek bakımından ayrımcılığa son verilmesi
  • Güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı
Süreç, ILO Çalışma Yaşamındaki Temel İlkeler ve Haklar Bildirgesi'nin kabul edilmesiyle 1998'de zirve noktasına ulaştı ve 2022'de iş sağlığı ve güvenliği başlığının da eklenmesiyle bugünkü halini aldı. Bu Bildirge, tüm ILO üye devletlerinin, söz konusu Sözleşmeleri onaylamamış olsalar bile ILO üyesi olmaları nedeniyle bu Sözleşmelerin konusunu oluşturan temel haklara ilişkin ilkelere saygı duyma, bunları geliştirme ve gerçekleştirme yükümlülüğüne sahip olduklarını teyit eder.

TEMEL ÇALIŞMA SÖZLEŞMELERİ
Örgütlenme Özgürlüğü ve Toplu Sözleşme Hakkı

Örgütlenme Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunması Sözleşmesi (No. 87), 1948
Örgütlenme ve Toplu Sözleşme Hakkı Sözleşmesi (No. 98), 1949
Her Türlü Zorla veya Zorunlu Çalıştırmanın Tüm Biçimlerinin Ortadan Kaldırılması

Zorla Çalıştırma Sözleşmesi (No. 29), 1930
Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi (No. 105), 1957
Çocuk İşçiliğinin Etkili Bir Şekilde Ortadan Kaldırılması

Asgari Yaş Sözleşmesi (No. 138), 1973
Çocuk İşçiliğinin En Kötü Biçimleri Sözleşmesi (No. 182), 1999
İstihdamda ve Meslekte Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması

Eşit Ücret Sözleşmesi (No. 100), 1951
Ayrımcılık (İstihdam ve Meslek) Sözleşmesi (No. 111), 1958
Güvenli ve Sağlıklı Bir Çalışma Ortamı

İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi, 1981 (No. 155)
İş Sağlığı ve Güvenliğini GeliştirmeÇerçeve Sözleşmesi, 2006 (No. 187)

Örgütlenme Özgürlüğü ve Toplu Sözleşme Hakkı

Örgütlenme Özgürlüğü: Dernek kurma özgürlüğü, hem işverenlerin hem de işçilerin mesleki çıkarlarını geliştirmeyi ve korumayı amaçlayan grupları özerk bir şekilde kurma ve bu gruplara katılma konusundaki mevcut haklarına kapsamlı saygı gösterilmesini gerektirir. Bir hükümet veya başka herhangi bir kuruluştan gelebilecek dış müdahalelerden bağımsız olarak kendi örgütlerini kurmak ve yönetmek, hem işçilere hem de işverenlere tanınmış bir ayrıcalıktır.
Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı: Gönüllü toplu pazarlık, işverenlerin ve işçilerin, özellikle çalışma şart ve koşulları olmak üzere ilişkilerini tartıştıkları ve müzakere ettikleri bir süreçtir. Katılımcılar arasında işverenlerin kendileri veya örgütleri, sendikalar veya onların yokluğunda işçiler tarafından serbestçe belirlenmiş temsilciler yer alır.

Her Türlü Zorla veya Zorunlu Çalıştırmanın Tüm Biçimlerinin Ortadan Kaldırılması

Zorla veya zorunlu çalıştırma, herhangi bir ceza tehdidi altında bir kişiden alınan ve bu kişinin gönüllü olarak teklif etmediği herhangi bir iş veya hizmettir. Bir işçiye ücret veya başka bir tazminat sağlanması, çalışmanın zorla yaptırılmadığı veya zorunlu olmadığı anlamına gelmez. Bir hak olarak çalışma serbestçe yapılmalı ve çalışanlar, makul süreli bir ön bildirime tabi olarak ayrılmakta özgür olmalıdır.

Çocuk İşçiliğinin Etkili Bir Şekilde Ortadan Kaldırılması

ILO sözleşmeleri (138 Sayılı Asgari Yaş Sözleşmesi ve 182 Sayılı En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliği Sözleşmesi), istihdama veya işe kabul için zorunlu eğitimi tamamlama yaşından ve her halükarda 15 yaştan az olmamak üzere bir asgari yaşı belirleyen ulusal hukuk çerçevesini sağlar. Çocuk işçiliği insan haklarına aykırı bir sömürü biçimidir.

En kötü biçimlerdeki çocuk işçiliği;

Çocuk işçiliği çok farklı biçimler alabilirken ve her türlü çocuk işçiliği ile mücadele kritik öneme sahip iken öncelik 182 sayılı ILO Sözleşmesi’nin 3. maddesinde tanımlanan en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğine verilmektedir. Buna göre en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliği;
  • çocukların alım- satımı ve ticareti, borç karşılığı veya bağımlı olarak çalıştırılması ve askeri çatışmalarda çocukların zorla ya da zorunlu tutularak kullanılmasını da içerecek şekilde zorla ya da mecburî çalıştırılmaları gibi kölelik ve kölelik benzeri uygulamaların tüm biçimlerini;
  • çocuğun fahişelikte, pornografik yayınların üretiminde veya pornografik gösterilerde kullanılmasını, bunlar için tedarikini ya da sunumunu;
  • çocuğun özellikle ilgili uluslararası anlaşmalarda belirtilen uyuşturucu maddelerin üretimi ve ticareti gibi yasal olmayan faaliyetlerde kullanılmasını, bunlar için tedarikini ya da sunumunu;
  • doğası veya gerçekleştirildiği koşullar itibariyle çocukların sağlık, güvenlik veya ahlaki gelişimleri açısından zararlı olan işleri kapsamaktadır.

İstihdamda ve Meslekte Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması

Ayrımcılık: Bu Sözleşmenin amaçları doğrultusunda ayrımcılık terimi şunları içerir;
  • Irk, renk, cinsiyet, din, siyasi görüş, ulusal köken veya sosyal kökene dayalı olarak yapılan ve istihdamda veya meslekte fırsat veya muamele eşitliğini ortadan kaldıran veya zayıflatan herhangi bir ayrım, dışlama veya tercih;
  • İlgili üye tarafından varsa işveren ve işçi örgütlerinin temsilcilerine ve diğer uygun kurumlara danışıldıktan sonra belirlenebilecek istihdamda veya meslekte fırsat veya muamele eşitliğini ortadan kaldıran veya zayıflatıcı etkisi olan başka ayrım, dışlama veya tercih.
Belirli bir işin doğası gereği yapılan herhangi bir ayrım, hariç tutma veya tercih, ayrımcılık olarak kabul edilmeyecektir.

Eşit Ücretlendirme: Bu Sözleşmenin amacı doğrultusunda;
  • Ücret terimi, normal, temel veya asgari ücreti veya maaşı ve işveren tarafından işçiye doğrudan veya dolaylı olarak nakdi veya ayni olarak ödenebilen ve işçinin istihdamından kaynaklanan her türlü ek ücreti içerir;
  • Eşit değerde iş için erkek ve kadın işçilere eşit ücret terimi, cinsiyete dayalı ayrımcılık yapılmaksızın belirlenen ücret oranlarını ifade eder.

Güvenli ve Sağlıklı Bir Çalışma Ortamı

İş sağlığı ve güvenliği temel sözleşmeleri, ekonomik faaliyetin tüm dallarını kapsayan genel kapsamlı hükümler içermektedir. 155 ve 187 Sayılı Sözleşmeler tamamen tamamlayıcı niteliktedir ve birlikte güvenli ve sağlıklı çalışma ortamlarının sağlanmasına yönelik ilerici ve sürekli iyileştirmeler sağlarlar. Hem 155 hem de 187 sayılı sözleşmeler, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin ek önlemlerin temelini oluşturur.

155 No'lu Sözleşme, ulusal politikanın “amacının” kazaları ve sağlık zararlarını önlemek olacağını belirtirken, 187 No'lu Sözleşme, üye devletlerin mesleki yaralanmaları, hastalıkları ve ölümleri önlemek için iş sağlığı ve güvenliğinin sürekli iyileştirilmesini teşvik etmesini gerektirir.

Verilerle Temel Çalışma İlke ve Hakları

  • Dünya nüfusunun yüzde 40'ından fazlası, örgütlenme özgürlüğüne ilişkin 87 No'lu ILO Sözleşmesi'ni ve toplu sözleşmeye ilişkin 98 No'lu Sözleşme'yi onaylamamış ülkelerde yaşarken bunları onaylamış olan birçok ülkede bu hakların ihlalleri, hukuk sisteminde ve uygulamada devam etmektedir.
  • Ortalama olarak, kadınlara erkek meslektaşlarından yüzde 23 daha az ücret ödeniyor ve kadınlar birçok ülkede fiilen belirli mesleklerden dışlanıyor. Yüz milyonlarca insan, çalışma yaşamında ten rengi, etnik kökeni veya sosyal kökeni, dini veya siyasi inancı, yaşı, cinsiyeti, cinsel kimliği veya yönelimi, engelliliği veya HIV durumu nedeniyle ayrımcılığa maruz kalıyor.
  • Dünya genelinde 5-17 yaş arası 152 milyon çocuk işçi olarak çalıştırılıyor. Bunların 72 milyonu tehlikeli işlerde ve diğer en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğinde çalışırken 80 milyonu da asgari çalışma yaşının altında ve küçük oldukları için çalışmaları uygun değil. Çoğu kız olmak üzere milyonlarca çocuk, okula gitmelerini engelleyen ağır ev işleri yapmak zorunda kalıyor.
  • Yüzde 25'i çocuk olmak üzere 25 milyon kişi zorla çalıştırma mağduru oluyor. Buna ek olarak, çoğunluğu kadın ve kız çocukları olmak üzere en az 15 milyon kişi, zorla çalıştırma anlamına gelebilecek şekilde zorla evlendiriliyor.
Çalışma yaşamındaki temel ilkeler ve haklar, eşitlikçi ve adil toplumların üzerine inşa edileceği temeli sağlar. Bunlar yasa ve uygulamada hayata geçirilmediği taktirde ILO'nun İnsana Yakışır İş Gündemi ve daha geniş kapsamlı olan 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündeminin gerçekleştirilmesi mümkün değildir.

Devam Eden Projeler

Sosyal Taraflar ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Çalışma Yaşamında Temel İlkeler ve Haklar Konusundaki Kapasitelerinin Güçlendirilmesi Projesi