ILO Türkiye Ofisi’nden “1919-2019, ILO-Türkiye İlişkilerinin Yüzyılı” Kitabı

ILO Türkiye Direktörü Özcan: “Mevcut uluslararası sistemdeki en eski kuruluş olan ILO ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 100 yıllık hikayesini anlatan bu kitap, çok bilinmeyen ama önemli bir süreci tarihi belgelerle ortaya koyan değerli bir çalışma oldu”. Prof. Dr. Mesut Gülmez tarafından kaleme alınan kitap, ILO-Türkiye ilişkilerini tarihi bir perspektifle ele alan kaynak bir kitap niteliğinde. Kitap, döneme ait bazı bilgi ve belgeleri ilk kez günyüzüne çıkarmış olma özelliği taşıyor.

Haberler | 02 Aralık 2019 Pazartesi
ANKARA (ILO Haber) - Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, ILO’nun kuruluşunun 100. yılı kapsamında, “1919-2019 ILO-Türkiye İlişkilerinin Yüzyılı” başlıklı bir kitap yayımladı.

Uluslararası Sosyal Politika ve Çalışma İlişkileri alanındaki en yetkin isimlerden biri olan Prof. Dr. Mesut Gülmez tarafından kaleme alınan kitap, çok bilinmeyen bir süreci derinlemesine ele alan bir kaynak kitap niteliği taşıyor. Hem bu konuda çalışan araştırmacılar için tarihi belgeleri içeren bir başvuru kaynağı, hem de meraklıları için ILO-Türkiye ilişkilerine ışık tutacak bir çalışma olan kitap, uzun soluklu bir çalışmanın ürünü.

ILO-Türkiye ilişkilerinin tarihini, ILO arşivlerinden elde edilen resmi belge, bilgi ve yazışmalardan hareketle anlatan kitap, yazarın kendine has üslubu ile yorumladığı tarihsel dönüm noktalarını ve süreç içerisindeki pek çok konuyu ele alıyor. Kitapta ILO ve Türkiye’nin ortak tarihine dair pek çok yeni bilgi ve belge yer alıyor.

Kitap iki ana Kesimden oluşuyor. Kronolojik ve tematik olarak ilerleyen ilk Kesimde, ILO ve Türkiye arasında ilişkilerin başlangıcına dair ilk adımların atılması, yapılan yazışmalar, görevlendirilen isimler, karşılıklı ziyaretler, üyeliğin nasıl gerçekleştiği, üyelik sonrası ilişkiler, yükümlülükler, onaylanan ve onaylanmayan sözleşmeler, Türkiye’de ILO Ofisi’nin kurulması, yapılan yasal düzenle girişimleri ve düzenlemeler, hangi hükümet döneminde hangi sözleşmelerin onaylandığı gibi bilgiler detaylı bir şekilde ele alınıyor.

İkinci Kesimde ise, kurallar sistemi, onay sayısı, denetim sistemleri, denetim organları ve sendikaların Türkiye’ye ilişkin gözlemleri ve raporları, Konferans Komisyonu tartışmaları ve Yönetim Konseyi üyeliği boyutlarıyla, ilişkilerin Türkiye profilinden kesitler yer alıyor.

Döneme ait bazı evraklar ilk kez bu kitap ile günyüzüne çıktı

ILO Türkiye Direktörü Numan Özcan’ın Önsözü ile Prof. Dr. Mesut Gülmez’in Bir Başka Önsözünün yer aldığı kitap, döneme ait bazı bilgi ve belgeleri de ilk kez günyüzüne çıkarmış olma özelliği taşıyor.

Kitaba dair açıklama yapan Numan Özcan, Prof. Dr. Gülmez’in, kitabın hazırlık aşamasında Cenevre’de bulunan ILO arşivi, TBMM arşivi ve Dışişleri Bakanlığı arşivinde çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Özcan: “Kuruluşları 1. Dünya Savaşı’nın hemen ardından aşağı yukarı aynı döneme denk gelen ILO ve Türkiye Cumhuriyeti’nin, 1920 yılında isimsiz bir mektupla başlayan ilişkileri, yıllar geçtikçe derinlik kazandı ve köklü bir hale geldi. Sosyal adalet peşindeki 100 yılın hikayesini anlatan bu kitap, çok bilinmeyen ama önemli bir süreci tarihi belgelerle ortaya koyan değerli bir çalışma oldu. Alana çok değerli bir kaynak kitap kazandırmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu.

1920’lerdeki ilk temaslardan bu yana, ILO ve Türkiye arasındaki ilişkilerin, yalnızca belirli alanlarda değil, toplumun tüm kesimlerine, hayatın her alanına etki eden bir derinlik gösterdiğinin altını çizen Özcan, ILO ve Türkiye’nin, hem hukuki düzenlemelerde hem de uygulamada, herkes için sosyal adaleti hedefleyen bir ülküyle, beraberce çalıştığını ifade etti.

Özcan: “Türkiye’de bireysel ve toplu iş hukukundan sosyal güvenliğe, iş sağlığı ve güvenliğinden sendikalar kanunlarına kadar çalışma hayatını düzenleyen tüm mevzuatta ILO sözleşmelerinin doğrudan etkisi vardır. Üstelik bu etki sadece mevzuatla sınırlı değildir: çalışma hayatı ve iş piyasasının tüm aktörlerinin –ki bunlar arasında (şu anki adıyla) Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, işveren örgütleri ve sendikalar, İş Teftiş Kurulu, ÇASGEM, İŞKUR, SGK, sosyal diyalog mekanizmaları vb. sayabiliriz– kuruluş ve işleyişinde ILO standartlarının, politika ve prensiplerinin derin etkisi vardır.” dedi.

Hükümetlerin, işveren ve işçi örgütleri temsilcilerinin bir araya geldiği üç taraflı tek uluslararası kuruluş olan ILO ile Türkiye arasındaki ilişkilerin geçmişine yakından bakmanın, bugünü ve geleceği daha iyi anlamak ve şekillendirmek için özgün bir bakış açısı sunduğunu söyleyen Özcan, bir uluslararası kuruluşun, bir ülkedeki iş mevzuatını en başından beri nasıl şekillendirebileceği, sendikal örgütlerin kurulması ve yeşermesini nasıl teşvik edebileceği ve en nihayetinde tüm çalışanlar için hak ve sosyal adalet mücadelesini nasıl destekleyebileceğini görmek ve hatırlamanın geleceğe bakarken umut verdiğini ifade etti.

Özcan, 100 yıllık bir yolculuğu tarihi belgeler ve yazılı kaynaklar üzerinden bir anlatıya dönüştürmenin zahmetli ve meşakkatli bir çalışma olduğunu hatırlatarak kitabın yazarı Prof. Dr. Gülmez’e teşekkür etti.

Kitabi bu linkten inceleyebilirsiniz.