Haberler

Dünya İstihdam ve Sosyal Durum 2018: Yeşil Ekonomi 24 Milyon Yeni İş Yaratacak

ILO’nun en önemli raporuna göre, dünya ekonomisi yeşilleştikçe iş kayıpları da olacak, yeni işler de yaratılacak.

Haberler | 16 Mayıs 2018 Çarşamba
CENEVRE (ILO Haber) – ILO’nun yeni raporuna göre, yeşil ekonomiyi destekleyecek doğru politikalar uygulamaya konulursa 2030 yılına kadar dünya genelinde 24 milyon yeni iş yaratılacak.

Dünya İstihdam ve Sosyal Durum 2018: Yeşillenme ve Yeni İşler”e göre, küresel ısınmayı 2 derece Celsius ile sınırlamaya yönelik eylem, toplam 6 milyon iş kaybını fazlasıyla telafi edecek sayıda yeni iş yaratacak.

Enerji karışımında değişim, elektrikli araç kullanımını yaygınlaştırma, binalarda enerji verimliliğini artırma dahil olmak üzere enerji sektöründe sürdürülebilir uygulamaları benimsemek suretiyle yeni işler yaratılacak.

Hava ve su arıtma, toprak yenileme ve gübreleme, zararlılarla mücadele, polenleşme ve aşırı hava koşullarına karşı korunmayı da içeren ekosistem hizmetleri, diğer şeylerin yanı sıra toplamda 1,2 milyar işçiyi istihdam eden tarım, balıkçılık, ormancılık ve turizm faaliyetlerini sürdürülebilir kılıyor.

Ancak, öngörülen sıcaklık artışları başta tarımda olmak üzere, ısı stresini daha yaygın hale getirecek. Tükenme ve ısı çarpması dahil çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Rapora göre, ısı stresi 2030 yılına kadar hastalık nedeniyle dünya genelinde çalışma süresinin yüzde 2’si düzeyinde kayba neden olacak.

Raporun tanıtımında, ILO Genel Direktör Yardımcısı Deborah Greenfield: “Raporumuzun bulguları, işlerin esas olarak sağlıklı ortam ve sağladığı hizmetlere bağlı olduğunu gösteriyor. Yeşil ekonomi milyonlarca insanın yoksulluktan kurtulmasını ve, bu ve gelecek nesiller için daha iyi geçim imkanları sağlayabilir. Karmaşık seçimlerin olduğu bir dünyada oldukça olumlu bir fırsat mesajıdır” dedi.

Üretim ve enerji kullanım alanlarında alınacak önlemler sayesinde bölgesel düzeyde, Amerika kıtalarında 2 milyon, Asya ve Pasifik’te 14 milyon ve Avrupa’da ise 3 milyon net iş yaratılmış olacak.

Buna karşılık, bugünkü trendler devam ederse, fosil yakıt ve madenciliğe bağımlı olmaları nedeniyle, Orta Doğu’da %-0,48 ve Afrika’da -0,04% düzeyinde net iş kaybı olacak.

Rapor ülkeleri, yeşil ekonomiye geçiş için gerekli becerileri işçilere kazandırmak ve işçilerin yeni işlere geçişini kolaylaştıran, yoksulluğun önlenmesine katkıda bulunan ve haneler ve toplumların kırılganlığını azaltan sosyal korumayı sağlamak için acil önlem almaya çağırıyor.

Raporun başyazarı Catherine Saget: “Bu bölgelerdeki politika değişiklikleri, beklenen iş kayıplarını veya olumsuz etkilerini telafi edebilir. Düşük gelirli ve bazı orta gelirli ülkelerin veri toplamanın geliştirilmesini desteklemesi, toplumun her kesiminden herkesi kapsayan, çevresel olarak sürdürülebilir ekonomi ve topluma adil biçimde geçişe yönelik stratejileri benimsemesi ve finanse etmesi gerekiyor” diyor.

Diğer ana bulgular

  •  Ekonomideki sektörlerin çoğu net iş artışından fayda görecek: Analiz edilen 163 ekonomik sektörden yalnız 14’ünde, dünya genelinde 10.000’i aşan iş kaybı olacak.
  •  Petrol çıkarma ve rafine etme olmak üzere yalnız iki sektörde 1 milyon veya daha büyük sayıda iş kaybı olacak.
  •  Yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik enerjisinde 2,5 milyon yeni işi yaratılacak; bu da fosil yakıta dayalı elektrik üretiminde kaybedilecek 400.000 işi telafi edecek.
  •  Geri dönüşüm, tamir, kira ve yeniden üretim gibi faaliyetlerini içeren ve, “çıkar, yap, kullan, at” biçimindeki geleneksel ekonomik modelin yerini alan “döngüsel ekonomi”ye geçiş ile 6 milyon iş yaratılabilir.

Doğru politikalar olmadan ilerleme olmaz

İklim değişikliğiyle mücadele önlemleri bazı durumlarda kısa vadede istihdam kayıplarına neden olabilse de, bunun olumsuz etkileri uygun politikalar ile azaltılabilir.

Rapor, hem işçi gelirlerini hem de yeşil ekonomiye geçişi destekleyen sosyal koruma ve çevre politikaları arasında sinerji olmasını gerekli görüyor. Nakit transferi, daha güçlü sosyal güvenlik ve fosil yakıt kullanımına getirilecek sınırlamaları içeren karma politikalar, daha hızlı ekonomik büyüme, daha güçlü istihdam yaratımı, daha adil gelir dağılımına yol açmanın yanı sıra, sera gazı salımlarında azalmaya yol açacaktır.

Ülkeler, yeşil ekonomiye geçiş için gerek duyulan becerileri önceden görmek ve yeni eğitim programları yürütmek için acil önlem almalıdır. Daha sürdürülebilir tarımsal sistemlere geçiş, eğer çiftçiler doğru becerilere sahipse, orta ve büyük organik tarımsal işletmelerde iş yaratacak, küçük işletme sahiplerinin gelir kaynaklarını çeşitlendirecek.

Rapor aynı zamanda, çalışma yaşamına ilişkin konuları içeren çevre kanunları, yönetmelikleri ve politikalarının, ILO’nun İnsana Yakışı İş Gündemi’ni ve çevre hedeflerini daha ileriye götürmek için güçlü bir araç oluşturduğunu gösteriyor.

“İşverenler ve işçilerin, hükümetin yanı sıra siyasi karar sürecine katılmalarına imkan tanıyan sosyal diyalog, sosyal ve ekonomik hedefleri çevre sorunlarıyla uzlaştırmada kilit rol oynuyor. Sosyal diyalogun yalnız politikaların çevre etkilerini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda istihdam veya çalışma koşulları üzerindeki olumsuz etkileri azalttığı durumlar da oluyor” diyerek sözlerini tamamladı Saget.